Doktordan korsan aşkına evlilik teklifi
BORSACI sevgilisi Selim Sarı için Türkiye'yi terk edip New York'a yerleşen Didem Uzel ile zaman zaman haberleşiyoruz. O kadar mutlu ki, adeta hayata yeniden gelmiş gibi. New York'ta okula gidiyor ve eğitimini sürdürüyor. Ve sık sık da sevgilisiyle birlikte seyahate çıkıyor. Aşk böyle bir şey sanırım. Birbirine yetebilmek... Zaman zaman fotoğraflarını koyuyor Didem Facebook'a. Belli ki, birlikte çok eğleniyorlar. Allah bozmasın. Benim asıl bahsetmek istediğim, evlilik yakın. İkili geçen gece New York Marquee'de Halloween partisine katılmışlar. Didem korsan, Selim de doktor olmuş. Ama o gece doktor, korsana evlenme teklif etmiş.
Vallahi güzel korsan, teklifi hiç düşünmeden kabul etmelisin. Çünkü artık günümüzde aşklar yok denecek kadar az biliyorsun. Bulunca bırakmamak, sımsıkı sarılmak gerekiyor. Bu arada Didem sık sık Türkiye'ye geliyor. Maslak'taki evini kiraya veren Didem yılbaşından sonra sevgilisi Selim Sarı ile Türkiye'ye gelecek. Belli mi olur, belki nişan yüzükleri de yeni yıl sonrasında İstanbul'da takılır.
Efe bun akşam evleniyor
DENİZ Akkaya'yı yıllardır tanırım. 1998 yılında tanışmıştık. Zaman içerisinde kavga ettiğimiz de oldu, küs kaldığımız da. Ama arkadaşlığımız hiç bozulmadı. İşimizi hep profesyonelce yaptık ve araya özel hayatımızı karıştırmadık. Kızı Ayşe olduktan sonra onu daha çok sevdim. Ama ne yazık ki, anne ve babasının son günlerde neşe içinde olduklarını söyleyemeyeceğim. Çünkü size evlilik haberlerini vermeyi planlarken, ayrılık haberlerini veriyorum. Evet, yıllardır inişli çıkışlı süren Deniz Akkaya ve Efe Önbilgin ilişkisi son buldu. Son günlerde sık sık duyuyordum ama inanmıyordum. Hani her zaman ki gibi kavga ediyorlar, yine barışırlar diyordum. Aslında diyorduk. Tüm yakın arkadaşları da benim gibi düşünüyordu. Ama olmadı, olamadı. Efe Önbilgin, Ankaralı bir genç kızla aniden evlilik kararı aldı ve bu akşam Four Seasons Otel'de nikâh masasına oturuyor. Ne diyelim! Umarım her ikisi için de hayırlı olur.
Aklıma takılanlar
Hadise ve Sinan Akçıl'ın sakız gibi uzayan ilişkileri son buldu. Hayırlısı olsun, ne diyelim. İlişkinin bittiğini bildiren mail geldikten hemen sonra da aşk yaşadıkları iddia edilen Sinan Akçıl, Hande Yener ile Viyana'yı kuşatmaya gitti. Ama tekrar ediyorum, biz kötü niyetliyiz. Onlar iş yapıyor. Hande'nin konseri vardı. Tek neden bu yani. Başka hiçbir neden yok.
■ Bülent Ersoy'un ıstakoza doyamadığına dair haberler vardı geçen gün. Istakoz haberlerinden sonra aklıma Bülent Ersoy'un üç porsiyon köfte yemesi geldi. Tabii "Üç porsiyon köfteden ne olur?" demeyin. Yanında patates kızartması, pilav, salata ve tabii tatlı cabası. Neyse, afiyet bal şeker olsun.
■ Hürriyet yazarı Cengiz Semercioğlu'nun doğum günü kutlamasında Gamze Topuz ile karşılaştık. Biz eğlenirken, Gamze de fotoğraflarımızı çekiyordu. Sonra da, "Hep siz mi bizi çekeceksiniz" dedi. Klasik espri. Genelde gazeteciler eğlenirken, ünlü isimler bunu hep yapar. Acaba bizim hiç eğlenmediğimiz mi zannediliyor? Buradan tekrar ediyorum: Gazeteciler de çok, hem de çok eğlenir.
■ Almanya'da bir arkadaşım, yanında götürdüğü boş bavuluna ek bir bavul daha alıp H&M'den hiç denemediği şeyleri satın almıştı. Nedenini sorduğumda da, "Bu mağazadan alışveriş yapmak çok moda. İnsana statü kazandırıyor" demişti. Neyse, artık bavul ticaretine son! Bizde de Forum İstanbul'da H&M açılıyor. "Şükürler olsun" mu demek lazım? Bilemedim. Siz karar verin.
Siz uyurken
■ KORİDOR 02.00'de bir kız merdivenlere oturmuş sigara içiyor. O sırada telefonu çaldı. Konuşmaya başlayan kız, "Tamam, bekliyorum. Hadi yeter, arama artık" diye bağırdı. Sonra da kendine bakanlara, "Ne bakıyorsunuz?" tarzında bir el hareketi yaptı.
■ AŞŞKCafe 00.30'da iki erkek oturuyor, şarap içiyorlar. İkili şerefe yaparken öyle hızlı vurdular ki, kadehler kırıldı. Sonra da gülme krizine girdiler ve yeni kadeh istediler.
■ LOVE 03.00'te bann üzerinde bir kız dans ediyor. Kız bir ara düşme tehlikesi atlattı. Ardından doğrulup yine dans etmeye devam etti. Daha sonra bara bir arkadaşını da çağırdı.