Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bir insanın değişeceğine inanmak, büyük HATA. Bir insana olduğundan fazla değer vermek, çok büyük HATA. Hele bir erkeğe çok âşık olduğunu belli etmek çok ama çok büyük HATA. Evet maalesef erkekler bunlardan anlamıyor. Eğer bir kadın erkeğe çok sevdiğini, değer verdiğini hissettiriyorsa geçmiş olsun. Adam başlıyor kadına çektirmeye. Bu tecrübe ile sabittir. Çevremde de örnekleri çok vardır. Şimdi bu konu nereden mi çıktı? Aslında hiç kapanmamıştı ama son zamanlarda Efe Önbilgin ve Deniz Akkaya'dan sonra daha da açıldı. İşin aslı Deniz Akkaya, Efe Önbilgi'ni sevip, âşık oldu. Güvendi ve bir kız evlat verdi. Ama zamanla olmayacağını anlayıp kendi yoluna devam etme kararı aldı. Sonuç ortada. Efe Önbilgin on gün önce evlenme teklif ettiği kadın ile, Deniz Akkaya'nın evine en yakın otelde jet hızıyla nikâh masasına oturdu. Ne diyelim mutlu olsun. Ama tavır ve davranış hiç hoş olmadı. Çünkü bir ay önce elinden tutup davete katıldığı kızının annesi kadına, söylendiği gibi bir gün önce Arnavutköy'de buluşup evleneceğini açıklamamıştı. Ve bana kalırsa, Efe Önbilgin inat uğruna yaptığı evliliği ile de daha çok gündeme gelecek. Neyse, bu arada düğünün olduğu gün Deniz Akkaya ile görüştüm. İçten bir şekilde, "Esinciğim bu dağ ne rüzgârlar gördü. Bu rüzgâr beni yıkamaz" dedi. Ne diyelim ikisine de mutluluklar dilemekten başka yapacak bir şey yok.

        Leyla Alaton gençleşmiş

        Boşanma arifesinde olan Leyla Alaton ile sık sık gecelerde karşılaşıyorum. Bir hayli zayıflamış. Kısa sarı saçlarıyla da hemen dikkat çekiyor. Gönlünce eğleniyor, dans ediyor, gülüyor ve hayatının tadını çıkarıyor belli ki. Neyse, o gece Leyla Alaton'u ilk kez gören bir arkadaşım, "Aman tanrım ne kadar gençleşmiş. Ben yaşlı bir kadın hatırlıyorum. Bir adamdan boşanmak bu kadar mı yarar bir kadına. Şoke oldum" dedi. Vallahi ne yalan söyleyeyim yarıyor. Tecrübeyle sabit. Ben de boşandıktan sonra bu sözü çok kez duymuştum. Hâlâ da duyuyorum. Bazen boşanmak yeni bir hayatın kapısını açabiliyor. Özellikle kadınlar için. Neyse öyle bir muhabbet sonrasında o gece bir çift ile tanıştım. Onlar da evliliklerinin birinci yıl dönümlerini kutluyorlardı. Üstelik Tuğba ile Uğur tanıştıklarının 9'uncu günü evlenmişler. Vallahi büyük cesaret.

        Aklıma takılanlar

        ■ Zerrin Özer ile gecelerde sık sık karşılaşır oldum. Saçının bir telini bile göstermiyor. Başında eşarbı ile geziyor. Meğer uzun yıllardır alışık olduğumuz sarı saçlarının rengini değiştirmiş. Albüm öncesi de yeni saçlarını göstermek istemediği için eşarpsız çıkmıyormuş. Bayram sonuna kadar da saçlarını gizlemeye devam edecekmiş. Ondan sonra da yeni saç rengi ile insanların karşısına çıkacakmış. İmaj her şey işte.

        ■ Bugün gece kuluplerinde değil dağlarda gezeceğim. Lassa Competus Keşif Konvoyu ile Ilgaz Dağı'nda olacağım. Off Road sürüş deneyimi yaşayıp Kastamonu'da İzbeli Çiftliği'ne gideceğim. 400 yıllık tarihe sahip çiftlikte kalmaya karar verirsem şaşırmayın. Gecelerin karmaşasından sonra oralar bana iyi gelecek sanırım.

        ■ "La Luna" ve "Heaven Is A Place On Earth" gibi önemli hitlere imza atmış güzelliği ile de yıllara damgasını vurmuş Belinda Carlisle bu akşam Maslak Refresh Venue'de sahneye çıkıyor. Burada olsaydım kesinlikle kaçırmazdım. Ah Belinda, Ah Belinda çığlıklar eşliğinde konseri izlerdim. Tabii yaşlanmıştır düşencesiyle değil.

        ■ Bir kez daha Nahide Palas'ta Selami Şahin'i izledim. Sanırım o şarkıları bir ömür boyu daha, bıkmadan dinleyebilirim. Ve Nahide Palas'ın şovları da kaçırılmayacak lezzette. Hele dört erkeğin tütü kıyafetleri ile yaptıkları şov var ki, kaçırmayın derim. Hem gülüyorsunuz, hem de düşecekler tehlikesi ile yüz yüze geliyorsunuz. Ve kendinizi Maçka’da değil Las Vegas'ta zannediyorsunuz.

        Siz uyurken

        ■ MELON 02.00'DE iki kız tartışıyor. Biri, "Yeter bıktım senden. Eleştirme beni" diye bağırıyor. Diğer kız da, "Kendine bak allah aşkına. Yakışıyor mu bu kıyafetler. Çocuk da bıktı kaçtı senden" diye bağırıyordu.

        ■ DOLMABAHÇE IŞIKLAR 02.30'DA bir erkek pantolonunu indirmiş öylece duruyordu. Caddeye doğru duran erkeğe geçen arabalardaki insanlar da şaşkınlıkla bakıyordu.

        ■ TOPHANE 03.00'TE küçük bir kaza yaşandı. Önündeki arabaya vuran genç, arabadan inmeden camı açıp, "Çok uykum var. Şimdi beni uğraştırma. Numaramı vereyim beni ara yarın halledelim" diyordu.

        Diğer Yazılar