EDA NEREYE NURETTİN ORAYA
Aslında bu bayram İstanbul'dan hiç ayrılmayacaktım. Ama Süperstar'ı bir kez daha dinleme fikriyle atladım uçağa geldim Kıbrıs Cratos'a. Yine muhteşemdi. Nur Yerlitaş imzalı leopar kıyafeti ile ne kadar fit olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. 60 yaş üstü kadınlar onu sahnede izlerken, "Kendini buzlukta saklıyor galiba" diyerek aralarında konuşuyorlardı. Neyse benim asıl takıldığım olaylı bir şekilde ayrılan Nurettin Hasman ile Eda Taşpınar'dı. Eda kaçtı, Nurettin kovaladı. Yan yana gelmek ve gazetecilere poz vermek için uğraştı. Ya da aynı karede görünebilmek için... Konserde o kalabalığı yararak Eda'nın olduğu masaya gelip amcasıyla konuştu, sarıldı basına poz verdi. Sonra da oradan ayrılmadı. Tabii Eda'nın da keyfi kaçtı. Yan gözle de Eda'ya bakıp şarkıları söylüyordu. Ben onları izlerken, birkaç kişi, "Ne olacak Nurettin'in durumu" diye konuşuyorlardı. Neyse olay budur. Burada daha çok dedikodu var, artık bir dahaki yazıya...
Cihangir'i böyle kabul etsek
Cihangir'de zabıta geçen akşam tüm mekanların önünde adeta şov yaptı. Masaları, çiçekleri, ısıtıcıları müşteriler otururken kaldırdı. Bunu daha makul bir saatte yapabilirdi ama akşam saatlerini tercih etti. Neyse konumuz o değil. Konumuz; orası Cihangir. Orası öyle olduğu için insanlar Cihangir'i tercih ediyor. mesela şöyle bir zihniyet var. Cihangir'de aynı evi paylşaşan iki sevgili daha sonra evlenip çocuk sahibi oluyor. Çoluk çocuk derken Cihangir kafelerindeki müzik rahatsız etmeye başlıyor ve çocuk arabalarıyla yürüme zorluğu çekiyorlar. Tıpkı Pınar Altuğ'un anne olduktan sonra Lucca ile kavgaya tutuştuğu gibi. Oysa ki, anne olmadan önce sürekli Lucca'da eğleniyor; oradaki ne ses ne kalabalık rahatsız ediyordu. yani kısaca anlatmak gerekirse Cihangir için de aynı şey geçerli. ayrıca şöyle bir gerçeği unutuyorlar ki, Cihangir başka semtler gibi olamaz. Orası öyle olduğu için tüm dünyanın da gözü orada. Ya da gelen turist Cihangir'i bu yüzden seviyor.
Galata, E-5 Hamdi'yi konuşuyor
Autoban Mimarlık ve Tasarım Ofisi'nin sahibi Seyhan Özdemir, Calata'da bir yer alıp apartman yapmak isteyince karşısında Okan Bayülgen'i bulmuş. Doğan Apartmanı'nda oturan Okan Bayülgen, Seyhan Hanım'ın bu girişimini durdurmak için Calata'da kapı kapı dolaşıp imza toplamış ve mahkemeye vermiş. Seyhan Hanım'ın istediği yer SİT alanı olduğu için Okan Bayülgen davayı kazanmış. Ama bununla da yetinmemiş ve Disko Kralı'nda üç bölümden oluşan bir skeç yapmış. Bu skeçteki kişi "Türkiye'nin en avangard dizaynlarından Hamdi" olarak tanıtılıyor. Hamdi'nin ofisinin adı ise E-5. Ve Hamdi, "Ben sadece mimar değildim, bina işine de girecektim. Tarihi dokuları ön plana çıkaracaktım" tarzında sözleri ile Seyhan Hanım'a atıfta bulunuyor. Seyhan Özdemir'in yaptığı tasarımların, Tom Dixan, Zaha Hadid gibi ünlü tasarımcılara benzetilmesine ima var. Hatta tasarımlarının fotoğrafları da yayınlanıyor. Seyhan Özdemir ve ortağı Sefer Çağlar'ın birlikte fotoğrafları da skeçte ti'ye alınıyor. Disko Kralı müdavimleri kısa da olsa yayınlanan Hamdi'nin devam etmesini istiyorlar aslında. İnsanlar birbirlerine bu olayı anlatıp, skeçte Hamdi'nin taklidini yapıp gülüyorlar. Yani kısa da olsa fanatiklerini yaratmış Hamdi. Tabii atıfta bulunan kişi memnun mudur bu durumdan bilemeyeceğim ama herkes Hamdi'nin devam etmesini istiyor.
Siz uyurken
■ LOVE 03.30'DA striptiz borularındaki dançılar indikten sonra müşteriler borulara sarılıp dans etmeye başladı. Hele bir kız vardı ki en ünlü striptizciler eline su dökemezdi. O kadar muhteşem dans ediyordu.
■ TEŞVİKİYE KARAKOL 01.00 bir kadın gelmiş bekliyor. Meğer çantasını çaldırmış. Şikâyetçi olmaya gelen kadın, "Hayatımdaki her şey o çantanın içindeydi. Bütüm kimliklerim, banka kartlarım, anahtarlarım... Böyle ortada kaldım sanki" diye dert yanıyordu.
■ LALE İŞKEMBECİSİ 05.00'TE bir çocuk o kadar sarhoş ki, arkadaşları zorla çorba içirmeye çalışıyorlar. Sarhoş çocuk hızlı hareket ederken tüm işkembe çorbasını üzerine döktü. Tabii bol sarımsaklıydı!