Cemil İpekçi'yi sansürlemek zorunda kaldım
TÜRKİYE'NİN en büyük çağdaş sanat etkinliği unvanına sahip Contemporary İstanbul, 5.
yılında geçtiğimiz hafta İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda yapıldı. Yurtdışından 37, Türkiye'den 43 galeri, toplamda 420 sanatçının 2 bin eserinin yer aldığı etkinlikte bir resim vardı ki, görmeye değerdi. Son zamanlarda özgün tarzıyla dikkat çeken Ayşegül Sağbaş'ın ünlü modacımız Cemil İpekçi'den esinlenerek yaptığı "Gümüş" adını verdiği tablo ilk gün satılmış. 10 bin TL'ye satılan tablonun alıcısı adının açıklanmasını istemeyip tablonun da hemen kendisine gönderilmesini istemiş. Ünlü bir ismin aldığı bu tabloyu şimdi tam olarak neden yayınlamadığımı soracaksınız. Evet çok haklısınız ama kusura bakmayın, biraz müstehcen olduğu için sansürlemek zorunda kalcım. Ama inanın çok eğlenceli. Eminim Cemil İpekçi de gördüğü zaman çok Igülmüş ve hoşuna gitmiştir. Bu arada Ayşegül Sağbaş'ı bir arkadaşım vasıtasıyla tanıdım ve çok sevdim. Resimleri çok dikkat çekiyor ve adından çok söz ettiriyor. Bence Cemil İpekçi'den esinlenerek yaptığı bu tablo ile de çok cesur ve yaratıcı olduğunu kanıtlamış oldu.
AIDS için el ele verelim
BEN Kenan Bahadır Derre ile üç yıl önce tanıştım. Tek başına AİDS için mücadele vermesi beni çok mutlu etti. Ayakta alkışlanacak bir iş yapıyor. Ulaşabildiği herkesi AİDS hakkında bilgilendirmeye çalışıyor. Geçtiğimiz yıllarda Mehmet Turgut fotoğrafları ile dikkat çeken Kenan bu sene de yüz kişiyi topladı ve gönüllü bir ekip ile muhteşem bir çalışma ortaya koydu. Beni arayıp böyle bir çalışmaya katılmayı teklif ettiklerinde hiç düşünmeden evet dedim. Tüm işlerimi iptal etdip, modacı Özgür Masur imzalı özel tasarım kostüm ile Ersoy Alap'ın objektifinin karşısına geçtim. 100 isim gönüllü olarak kendi ifadelerinde poz verdi ve AİDS hakkında mesajlarını iletti. Bugün, Palladium'da başlayacak ve aralık ayı boyunca sürecek serginin açılışına ben de katılacağım. Sizler de kaçırmayın derim. Bu arada Kenan bu çalışmalara sponsor bulmakta çok zorlanıyor. Maalesef hâlâ ülkemizde bu konulardan çekinen, yer almak istemeyen, uzak duran firmalar var. Oysa ki, bu canımızı acıtan, önemli bir konu. Öyle değil mi? Sizler de AİDS'e duyarsız kalmayın ve kalkın sergiye gelin.
Gökhan, Ceza ile yarışır
NAZAN Öncel, "Sitemkâr"ı kendi albümünden çıkarıp Gökhan Özen'e vermiş. Çok da iyi etmiş. Gökhan harika seslendirmiş. Sezen Aksu, Şehrazat şarkılarının yanı sıra kendi şarkıları da süper Gökhan'ın. Hele bir rap şarkısı yapmış ki, duyan "Bu Gökhan mı?" diyor. Ben de bu tepkiyi verdim. Mesela Ceza ile bile yarışır. "Oyna" isimli şarkının sözleri ve müziği Gökhan'a ait. Rap söylemek kolay değildir. Eelence'de düzenlenen özel doğum günü partisinde Gökhan'a ilk sorduğum bu oldu. "Nasıl söyledin, ders aldın mı?" dedim. Ama almamış. Gökhan, "Yurtdışında çok sık kalıyorum biliyorsun. Orada sürekli rap dinliyorum. Ve kendimi eğittim bu konuda ve bu albümde de bir deneme yapmak istedim" dedi. Bence süper olmuş. Rap dinleyicisinin de gönlünü kazanacak böylelikle.
Karışık mevzular
■ Cihangir'de bir mekânda gece yarısını bir hayli geçmişti ki, Cosmopolitan'ın kapağındaki "Erkek dünyasının şifresi çözüldü" yazısı dikkatimi çekti. Sıkı bir "of" çektim. Bu kaçıncı şifre acaba! Kendimi bildim bileli bu şifreyi çözmeye çalışıyor Cosmo kızları. Lütfen, sizden rica ediyorum çözün artık şu şifreyi de kurtulalım. Bu arada gerçekten çözebilirseniz bana da haber
verin. Çünkü ben 35 senedir çözemedim!
■Geçen hafta yazdığım, "Kendimi keriz gibi hissettim" yazımdan sonra H&M İletişim Müdürü Pelin Atay Kuran'dan çok şık bir mail aldım. Kendince haklı. Fiyatlar konusuna açıklık getirmiş ve elektrikli kelepçe ile alışveriş yapmanın bu tarz özel satışlarda dünyanın her yerinde olduğunu anlatmış. Ben o konuya açıklık getirmemiştim. Evet gerçekten öyle oluyor. Bana da korkmamam gerektiğini belirtmiş. Neyse buradan söz veriyorum. Artık korkmayacağım. Ama İstinye Park mağazasına geleceğim Pelin Hanım.
■ Hadi tam sırasıdır, bir taş da biz atalım Acun Ilıcalı'ya! Evet evet herkes aynen bu tepkide. Ne oluyor anlamadım. Ne çok seviyoruz şu aldatma işlerini. Bir de magazinden sürekli şikâyet edersiniz. Her yerde bu konuşuluyor. Hiç aklıma gelmeyecek insanlar Acun'u konuşuyor. Sanki kendileri eşlerini aldatmıyorlarmış gibi... Çok komik bir ülkeyiz çok.
SİZ UYURKEN
■ CİHANGİR Jazzy Lounge 00.30'da kırmızı çoraplı bir kadın oturduğu yerde kafasını duvara yasladı ve uyumaya başladı. Bir saat kadar uyuduğu yerden arkadaşları kaldırıp bir koltuğa yatırdılar, üstünü de örttüler. Kadın mışıl mışıl uyudu.
■ FİRUZAĞA Mahallesi 02.30'da iki kişi oturmuş kahvenin orada lahmacun yiyor. Yedikleri dört lahmacun kesmedi, bir daha sipariş verdiler.
■ ORKA Market önü 03.00'tde iki erkek kavga ediyor. Erkeklerden birisi, "Hadi öldür ulan beni. Yoksa ben seni öldürürüm" diye bağırıyor. İkili yerlerde yuvarlanmaya başlamıştı ki, arkadaşları ayırdı.