Erkek ya kaçar ya da reddeder
Binnaz Ergin, Neslihan Yavuzcan için "Bu kadın asalak gibi hayatımıza yapıştı" deyince ortalık karıştı. Neslihan Yavuzcan da hakaret gerekçesiyle dava açacağını söyledi. Bu açıklamayı yaparken, eminim yıllardır özel bir bağ kurduğu adama güveniyordu. Ben de, birçok kişi gibi Zafer Ergin'in açıklamasını takıldım. Zafer Ergin, malum, "Erkek sıkışınca ya kaçar ya da reddeder" mekanizmasını devreye soktu ve "Neslihan Hanım, sadece arkadaşımdır, onun ötesinde bir şey olması mümkün değildir. Mahkemeye verilmiş mi verilmemiş mi, onu da zaman içinde göreceğiz" diyerek üstü kapalı bir açıklama yaptı. Oysa ki, ben Zafer Ergin ve Neslihan Yavuzcan'ın her yaz tatil yaptıklarını ve özel bir arkadaşlık yaşadıklarını biliyorum. Bunu da bilen sırf ben değilim, herkes biliyor. Zaten saklamıyorlardı. Neslihan Yavuzcan, yakın dostlarına "Dünya bir yana Zafer bir yana. Bana bir şey olsa o beni korur. Ondan başka hiç kimseye güvenmiyorum" tadında Zafer Bey'i koruyup kollayan açıklamalar yapardı. Zafer Bey de bir değil birkaç kez yakalandı Neslihan Yavuzcan ile. Bu kriz hatırladığım kadarıyla daha önce de yaşandı. Neyse, yani sonuçta ben bu olaydan üç kocaman ve çok önemli ders çıkardım. Buyrun efendim.
1- Kesinlikle kadın kadının düşmanıdır.
2- Erkek sıkıştığı zaman kaçar.
3- Mağdur olan, hep seven ve güvenendir.
'40 sene sonra açım'
Cem Yılmaz çok akıllı bir adam. Ne zaman nerede ne yapacağını çok iyi biliyor. Yani pazarlama tekniğine kafası çok iyi çalışıyor. Tam "Av Mevsimi" zamanı üniversitelilerle yaptığı görüşmelerden oluşan "Soru-Cevap" DVD'si çıkardı piyasaya. Yani tam da konuşulurken. Hem filmdeki şarkı söylediği sahnedeki performansı, hem de DVD'deki esprileri herkesin dilinde. Üniversitelilerin de sorularına içtenlikle yanıt veren Cem Yılmaz'ın para ve otomobilllerle ilgili yaptığı espriler süperdi. Yılmaz, "Ne zaman yeni bir araba alsam, 'Ne sigaram ne alkolüm var. Tek lüksüm bu' diyorum" diyerek tüm salonu kahkahaya boğuyor. Ardından da, "Gönül ister ki, şovlarımı bedava yapayım. Ama hazıra dağ dayanmaz. Para kazanmam lazım. Mesleği bıraksam 40 sene sonra açını" diyerek her zaman yaptığı gibi çok para kazanmasını ti'ye alıyor. Yani Cem Yılmaz, bu işi çok çok iyi biliyor.
Nikâhına beni çağır sevgilim
Geçen gün de yazmıştım. Artık insanlar Ferdi Özbeğen, Selami Şahin, Metin Şentürk, Ümit Besen dinliyor. Nahide Palas'ta Selami Şahin üç hafta sevenlerine unutulmaz şarkılarını söyleyip coşturdu. Sonra Metin Şentürk çıktı sahneye. Bu hafta da Ümit Besen vardı. Tabii program 'Nikâh Masası' şarkısıyla açıldı. Ancak Ümit Besen o kadar rötarlı çıktı ki, "Bülent Ersoy bile bu kadar kapris yapmıyor" dedirtti. Orkestrada da sorunlar vardı sanırım. Çünkü Ümit Besen, bir türlü konsantre olamadı. Onunla birlikte seyirci de olamadı. Ama o güzelim şarkıları söyledikçe ne kusur, ne de bir sorun göze battı diyebilirim. "Son gördüğüm o halin aklımdan gitmeyecek", "İstersen şahidin olurum sevgilim" dedikçe mekân inledi. Evet evet kesinlikle eskiye özlem duyuyoruz. Eskiyi istiyoruz. Ve bu arada eski demişken Kayahan da eski şarkılarından oluşan bir albüm hazırlığında. Ama önce romantik sözleri olan bir şarkının single'ı çıkıyor. Ben şarkının sözlerini dinledim. İnanılmaz damar bir şarkı. Mendillerinizi hazırlayın derim.
Siz uyurken
■ SIRASELVİLER 01.00'DE iki kadın sarılmış birbirleriyle konuştukları sırada bir erkek gelip iki kıza birden sarıldı. Üçlü cadde ortasında tuhaf ama güzel bir görüntü oluşturdu.
■ NAHİDE 02.00'DE tuvalette iki İranlı kadın sohbet ediyor. İranlılar mekânda gördükleri Derin Mermerci'yi çekiştiriyordu. Kadınlardan birisi, "Ne kadar güzel" derken diğeri, "Hadi canım o ne zayıflık öyle. Bizim oralarda kimse ona dönüp bakmaz" diyordu.
■ PİYASA 03.00'TE koltukta bir kadınla bir adam sohbet ediyor. Kadın bir anda ayağa kalkıp tuvalete gitti. Kısa bir süre sonra tuvaletten çıkan kadın, kendisini bekleyen adamın suratına bakmadan koşarcasına mekândan çıktı. Kadının hareketine anlam veremeyen adam da onun peşinden koştu.