Bu kulübe girmek için çırılçıplak olmak şart
LADY Gaga’nın Paris konseri hava koşulları yüzünden iptal olunca kendimi zorunlu olarak gecelere attım. Paris sokakları buz gibiydi, ama mekânların içi cayır cayır yanıyordu diyebilirim. İlk durak L’Inpact oldu. Ancak buraya girmek yürek ister. Çünkü bu mekânda eğlenmek için çıplak olmanız gerekiyor. İsterseniz çorap ve ayakkabılarınız kalabilir. Ama diğer her şeyi çıkarmak zorundasınız. Madrid’de buna benzer bir kulüp var. Ama orada kesinlikle çıplak olmanız isteniyor. Yani, bırakın çorabı; saat, yüzük bile kabul edilmiyor. Neyse ben “Soyunacağım” diyerek, içeriye girdim. Amaç 5 dakika bile olsa mekânı görmek. Tabii soyunmadığım fark edilince çıkartıldım. Gerçekten, herkes çıplaktı. Ve dans edip eğleniyorlardı. Türkiye‘de olsa ne olur acaba bilmiyorum ama amaç, kesinlikle özgür olma duygusu. Başka bir şey yok yani. Neyse kovulunca oradan Raidd’e geçtim. Raidd’de de duvarın içinde kurulmuş duşa kabinde bir adam çırılçıplak soyunarak banyo yaptı. O vücudunu köpürttükçe sesler yükseldi. Bu şov yarım saat arayla tekrarlanıyor. Mekân kapanana kadar. Sonra adından çok söz ettiren ve hayal gucünü zorlayan şovların yapıldığı Le Depot’ya gittim. Ama kadın olduğum için içeriye alınmadım. Şovların tamamen erkekler için tasarlanmış ve kadınlara ağır gelebileceğini söylediler. Ne yapalım kader utansın.
Mankenler de gün yapar
HANİ annelerimizin altın günü vardır ya; işte top modeller de gün yapıyor kendi aralarında. Hem de börekler, poğaçalar, kısırlar yiyerek... Şimdi tek farkı artık çoluk çocuk toplanıyorlar. Her ay birinin evinde toplanıp hem eski günleri konuşuyorlar hem de son günlerde yaşanan olayların dedikodusunu yapıyorlar. Geçtiğimiz hafta Çağla Şıkel’in evinde toplandı tüm mankenler. Özge Ulusoy, Yeşim Palanduz, Sema Şimşek, Pınar Tezcan, Esra Eron vardı. Bu isimler artık tek başına değil, çocuklarıyla katılıyorlar. Eskiden çocukları olmayan güzeller tek başlarına bir araya gelip aşk hayatlarını konuşuyorladı. Ama artık, çocuğun gazı, ne zaman yemek yiyip ne zaman uyuduğunu konuşuyorlar. E tabii bir zaman sonra hayat böyle oluyor işte. Bu arada Çağla Şıkel önümüzdeki sene ikinci bebeğini de kucağına almak istiyormuş. Ne diyelim, hayırlısı olsun.
Sibel Can aradı
GEÇEN, “Sibel Can’ı görünce şoke olacaksınız” diye yazmıştım. Sibel Can arayıp duygularını dile getirdi. Sibel Can, “Senin yazın motive etti. Şimdi daha hızlı kilo vereceğim” dedi. Vallahi ne yalan söyleyeyim, çok sevindim. Çünkü çok harika gözüküyordu. Daha da güzelleşecek demek ki. Bu arada Sibel Can, “Kilo alınıp veriliyor biliyorsun. Önemli olan sağlıklı olmak. Ben bir dönem kendimi bıraktım. Ama şimdi çok iyiyim, herkesin başına gelebilir” dedi. Benim de başıma sık sık geliyor. Ben de eğer sinirliysem ve kafama bir şey takıyorsam öyle bilinçsizce yiyorum ki, anlatamam. Bazı kadınlar böyle. Bazıları ise hiçbir şey yemez. Ama biz kafamıza bir şey takılınca ve mutsuz olunca yiyen taraftayız. Anladığım kadarıyla Sibel Can kafasında tüm sorunları çözmüş ki, kilolar da hızla gitmiş. Benim de, eğer kafam bir şeye takık değil ve huzurluysam o kadar hızlı kilo veriyorum ki, anlamıyorum bile. Yani kilo tamamen mutlulukla alakalı. Bu bir kez daha kanıtlanmış oldu.
Paris üzerine aklımda kalan ilk 5
I Kadınları soğuk, erkekleri cana yakın.
I Yemek tabaklarını ekmekle sıyırıp tertemiz yapıyorlar.
I 52 çeşit peynir olmasına rağmen, kahvaltıda peynir yemiyorlar.
I Çok konuşup sürekli burunlarını sesli bir şekilde temizliyorlar.
I Kesinlikle yardımsever değiller. Yol tarif etmekten hoşlanmıyorlar.
Siz uyurken Siz uyurken
I PARİS Opera 01.45’te bir kadın merdivenlere oturmuş, sevgilisi de ona şarkı söylüyor. Kadın sevgisini belli etmek için yerinden hızla kalkıp adamın kucağına atladı.
I RAİDD 02.30’da bir çocuk gözünü sevgilisinin gözünden ayırmadan tam 20 dakika durdu. Dikkatimi çekti, cünkü hiç konuşmuyorlardı. Biz bir ara “konuşamıyorlar galiba” diye iddiaya bile girdik.
I LEON 00.00’da yemek yiyen iki Japon kız bir ara hararetle konuşmaya başladı. Kızlardan biri, el kol hareketlerini çok kullanınca sıcak şarabı üzerine döktü.