Küba'da ön balayı
ÖZGÜ Namal’ın sevgilisi Başar Savur ile olan ilişkisinde yaşadığı değişikliği sizler de benim gibi fark ediyor musunuz? Özgü, artık daha cesur ve istediği gibi yaşıyor. Eskiden, ‘Kurtlar Vadisi’nin avukat Elif’i, Özgü Namal daha temkinli yaşıyordu. Ağzından çıkacak kelimeden tutun her şeye dikkat ediyor, sokakta el ele görüntü vermemeye özen gösteriyordu. O dönemin Çakır’ı Oktay Kaynarca ile olan ilişkisinde bunun etkisi var mıydı bilinmez ama ben şu anki Özgü’yü daha çok seviyorum. Çünkü âşık. Hem de öyle böyle değil. Gözleri bir şey görmüyor, kulakları hiçbir şey duymuyor. Tam da olması gerektiği gibi. Aşkı güzel bir şekilde yaşıyor. Hele ki, günümüzde aşk yok denecek kadar azken, Özgü dört elle sarılıyor ilişkisine. İki sevgili geçtiğimiz bayram 9 günlük tatili fırsat bilerek Küba’ya gitmiş. Duyduğuma göre ikisinin de en çok gitmek istediği özel bir yermiş. Ve orada baş başa çok güzel anlar yaşamışlar. Ve tabii bazı kararlar da almışlar. Gece hayatındaki birçok insan da, ikisinin aşkını ve sevgisini konuşuyor. Ne diyelim allah bozmasın ama Küba’da evlilik kararı çıkmış gibi geldi bana. Yani aslında iki sevgili Küba’da ön balayı yapmışlar.
Aşk şehrinde aşk ayında nikâh
BUGÜN aşktan başlamışken öyle gidelim bari. Geçen gün bir arkadaşım gazeteci Cüneyt Özdemir ile yapımcı Türker İnanoğlu ve Gülşen Bubikoğlu’nun kızı Zeynep İnanoğlu’nun evleneceğini söyledi. Hem de aşk şehri Paris’te aşk ayı şubatın ilk haftasında. Duyunca çok sevindim. Çünkü ben ikisini birbirine çok yakıştırıyorum. Çok çok emin olduğum halde Cüneyt’e sordum. Cüneyt de bana, “Nerden duydun? Çok gizli bir bilgiydi” dedi. Ben 15 yıldır bu sorunun yanıtını kimseye vermediğim için tabii ki Cüneyt’e de açıklamadım. Ve o da başarılı bir gazeteci olarak beni fazla yormadan bilgiyi doğruladı. Düğün iki tarafın arkadaşları ve ailelerin katılımıyla şubatın ilk haftasında gerçekleşecek. Organizasyon düzenleniyor. İnşallah en yakın zamanda çocukları da olur. Cüneyt’in iyi bir baba, Zeynep’in de iyi bir anne olacağını düşünüyorum.
Siz uyurken
*ASMALIMESCİT 00.30’da Yonca Evcimik, telefonla konuşurken Yakup’un önünde düştü. Menajer Özgür Aras, Yonca’yı yerden kaldırdı. Ancak Yonca Evcimik, biraz ilerledikten sonra, yani Canımciğerim’in önünde yine düştü.
* MEYRA 02.00’de yan masamda iki çift oturuyor. Kadınlar tuvalete gidince erkekler de kendi aralarında konuşmaya başladı. Adam, “Karda yürüyüp izini belli etmeyeceksin. Yoksa başın dertten kurtulmaz” diyerek akıl veriyordu.
*EELENCE 03.00’te bir kız barın üzerinde, oturduğu yerde dans ediyordu. Bir ara dengesini kaybetti, düşme tehlikesi atlattı. Kısa bir süre sonra tuvalette karşılaştım kızla. Kız bana dönüp, “Ben âşığım, anlıyor musun?” dedi. Kızı hiç tanımıyorum. Ama bir hayli sarhoştu.
‘Yalnızca KEDİMİ mıncıklıyorum’
SON zamanlarda bu kadın-erkek ilişkileri sıkça masaya yatırılıyor. Kadınlar, “Erkekler tuhaflaştı, değişti. Artık âşık olamıyorum” derken, erkekler de “Bu kadınlara bir haller oldu” diyorlar. Kim ne demek istiyor ben çıkamıyorum bu işin içinden. O yüzden de çok ilgilenmemeye çalışıyorum ama kadınlar artık işi biraz abarttı gibi geliyor. Birçok kadının ağzından “Mıncıklanacak erkek de kalmadı. Artık yalnızca kedimi mıncıklıyorum” cümlelerini duyuyorum. Vallahi ne diyeyim, ben bu duruma çok üzülüyorum ama gözlerimle de görmüyorum dersem yalan olur. Cihangir’de oturanlar bilir. Orası tam bir kedisever semttir. Ve hemen hemen her evin pencere kenarında da bir kedi vardır. Benim oturduğum yerde de çok fazla kadın tek başına yaşıyor. Bazı evlerin önünden geçerken camdan gördüklerim; onların kedileriyle ilişkileri beni benden alıyor. Kedileri öyle bir mıncıklıyorlar ki, anlatamam. Bu arada mahallemizde oturan Serpil Abla da 14 yıllık kedisini kaybedince komaya girdi. 10 gün kimse evden çıkaramadı.