Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        SİZ de benim gibi mi düşünüyorsunuz bilmiyorum ama benim düşüncem net. Aşk ilişkileri artık tamamen yalan dolan oldu. Örnek mi istiyorsunuz? O zaman buyurun; Fahriye Evcen, Özcan Deniz’den beşinci kez ayrıldığını gazetelerden öğrenmiş. İclal Aydın hastanede yatarken sevgilisi Süleyman Toplusoy başka kadınla yakalanmış. Gülben Ergen’in eşi Mustafa Erdoğan’ın, söylentilere göre bir sevgilisi varmış. Hatta o kadından bir de çocuğu olmuş. Sibel Can, altı ay önce “Kasamı soydu” dediği eski eşiyle aynı evde yaşamaya başlamış. Acun Ilıcalı, Şeyma Subaşı ile aldattığı eşi Zeynep Ilıcalı’dan boşanmak istemiyormuş. Yani bla bla bla... Şimdi diyeceksiniz ki “Hayat ünlü isimlerin aşklarından mı ibaret?” Tabii ki kesinlikle hayır. İşte demek istediğim de bu. Aslında yok kimsenin kimseden farkı. Sadece isimler, adresler değişik. Sokaktaki tanınmamış insan aşkı daha da cüretkâr yaşıyor. Çünkü rahat, tanınmıyor. İstediği gibi de yalan dolan ilişkiyi yaşıyor. Bence bu insanoğlunun içinde yaşadığı ve yaşattığı en büyük boşluk ve yalnızlık. Hele ki, son zamanlarda had safhada yaşanıyor. Hem kadın hem erkek tarafında hiç de hoş olmayacak görüntüler var. Aslında ünlüler sadece bir yansıma.

        Dükkanı Kadınlar Günü’nde açacak

        NİŞANTAŞI Atiye Sokak’ta hummalı bir çalışma var. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül bu sokağı trafiğe kapatma kararı alıp, Nişantaşı-Taksim hattı üzerinde gidip gelen sarı dolmuşları da, caminin önüne almıştı. Sokak şimdiden süper oldu. Atiye Sokak, inşaatı bitince en çok uğranan yer olacak. Neyse sokağın başında, yani dolmuşların arkasında duran dükkânı ikoncan İvana Sert aldı, biliyorsunuz. İvana Hanım 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde mağazasının kapılarını açıyor. Duyduğuma göre 150 bin TL hava parası vermiş. Özel bir sözleşme yapmışlar ve şu anda 6 bin lira da kira veriyormuş. Şansı ve bereketi bol olsun. Şu sıralar açılış için harıl harıl çalışıyormuş ki, mağaza ilk günden adından söz ettirsin diye.

        Domates soslu makarnayı döktüm

        Mango defilesiyle başlayan hızlı haftayı geride bıraktık. Sarayda podyum kurup bir de bunu sokak şekline çeviren koreograf Öner Evez’i tebrik ederim. Ancak manken seçimlerini beğenmedim. Bazen firma kendisi seçiyor. Belli ki, bu defilede de böyle olmuş. Çünkü Öner’in özellikle manken seçimleri hep doğrudur. Ama defile öncesinde yanan mor ışık ben dahil birçok kişiyi rahatsız etti. Ve tabii açık büfe yemeğe hücum eden kalabalıktan kaçmak için erken ayrıldım ve soluğu Cihangir’de aldım. Arkadaşlarla yemek yerken ne olduğunu anlamadan kolum tabağıma çarptı ve önümde duran bol domates soslu makarnam yan masada oturan beyefendinin üzerine döküldü. Ama bu benim değil, yapışık, masa düzeninin suçu. Ki ben normalde sakar bir insan değilimdir. Ve domates soslu makarnam döküle döküle Türkiye Converse’in CEO’su Furkan Gözalan’ın üzerine dökülmüş. Ve ayağındaki ayakkabılar sizlere ömür! Ama benim, Furkan Bey’in kim olduğunu öğrendikten sonra, makarnayı unutup, “Kaç tane Converse’in var?” diye sormam tamamen gazetecilik refleksi. Neyse çok yakın olan evine gidip üstünü değiştirdi de içimiz rahatladı. Bu arada sordum soruşturdum. Meğer maceracı bir ruha sahip olan Furkan Bey, motosikletiyle dağ tepe demeden tüm dünyayı geziyormuş.

        Siz uyurken

        * LOVE 03.00’te bir kadın sevgilisiyle tuvaletin önünde kavga ediyordu. Kız, “Yeter be! Seninle mi uğraşacağım! Neredeyse beni evden dışarıya çıkarmayacaksın. Bıktım senden ve senin kıskançlıklarından!” diyordu.

        * TALİMHANE 02.30’da üç erkek, iki kız taksiye binmek için yürüyor. Kızlardan birisinin topuklu ayakkabısı kaldırım taşlarının arasına giriyor sürekli. Çocuklardan birisi kızı kucağına alıp taşıdı.

        * ŞAMDAN 03.00’te Çiğdem Kayalı merdivenlerde biri erkek biri kadın, iki arkadaşıyla sohbet ediyor. Çiğdem Kayalı, “Buradan gidiyoruz, bak kaybolmak yok. Çok eğleneceğiz daha” diyordu.

        Diğer Yazılar