Türkan Şoray kadar CESUR DEGiLLER
BEREN Saat, “Aşk-ı Memnu” dizisi sürerken yaptığı açıklamada, “Aramıza yastık koyuyoruz” demiş ve gerçekten sevişmediklerini belirtmişti. Engin Altan Düzyatan ile başrolünü oynadığı “Bir Avuç Deniz” filminin galasında da Berrak Tüzünataç, “Kan da gerçek değil sevişme de” demiş. Yani Berrak Tüzünataç, “Filmlerde ölen insanlar gerçekten ölmüyor, orada kan gerçek kan değil, sevişme sahneleri de gerçek değil” demiş. Vallahi bu gençler çok yaratıcı. Ya da korkaklar. Aslında belki de Türkan Şoray kadar cesur değiller. Türkan Şoray zamanında, “Kurallarım var. Öpüşmem, sevişmem” derken kendisine gelecek tekliflere karşı koymuş ve kanunlarını sıralamıştı. Ama yeni nesil ne yapıyor, yok yastık koyuyoruz, yok gerçek değil gibi açıklamalar yapıyor. Hatta bununla da yetinmiyorlar çekilmiş filmdeki görüntülerini baskıdan çıkarttırıyorlar. E o zaman yaptığınızın oyunculukla bir ilgisi yok. Eğer yeteneğinize güveniyorsanız kurallarınızı önceden koyun, çekmeyin öyle sahneler. İşte, Türkan Şoray hiç taviz vermedi. Sonrasında da böyle açıklamalar yapmak zorunda kalmayın. Yani ben Oscar alan oyuncuların ağzından hiç böyle açıklamalar duymuyorum. Bence bu tarz açıklamalar yaptığınız işe de sekte vurmaktan başka bir şey değil.
Sanırım aklımı KAÇIRIYORUM
Biz, “Barıştılar-ayrıldılar”, “Şimdi başka sevgilileri var”, “Ve yine barıştılar” ve “Yine ayrıldılar” diyoruz onlar da, “Yok bu sefer kesin barıştık”, “Yok yok ne yapalım, dayanamadık”, “O şerefsiz”, “Benim demediğim şeyi yazmışlar”, “Kasamı soydu”, “Benden para çaldı”, “Yok çalmamış, ben âşığım”... Sanırım aklımı kaçırıyorum. Ben eski magazin haberlerini özlüyorum. Eskiden magazin haberleri yaparken böyle değildi. Arşivi inceledim geçen. Yaptığım eski haberlere baktım. Ama yok şimdi değişmiş her şey. Ya da ben ve benim gibiler gerçekten “aşk” ne demek, nasıl yaşanıyor bilmiyoruz. Biri bana anlatsın, aşkı anlatsın. Nasıl yaşanıyor anlatsın. Benim demek şimdiye kadar yaşadıklarımın hepsi yalan. Bilemiyorum, işin içinden çıkamıyorum. Ben bu yazıyı yazarken kendimi Deniz Seki’nin “Suya Hapsettim” şarkısını dinlerken buldum. Sanırım bu bir mesaj. Acaba Deniz Seki ile Hüsnü Şenlendirici de yine barışacak mı? Hiç şaşırmayacağım. Deniz Seki, yaşadığı sıkıntılı günlerde yazdığı “Görmeden geçirdiğim çok sabah var. Aşk diye diye. Kendimden bile bile. Vazgeçtim derken yolu kaybettim. Ağlasam da, söyleyemem derdimi. Çünkü ben seni suya hapsettim” derken her şeyi unutup yeniden evet diyebilir. Der demiyorum “aşk diye diye” diyebilir. İhtimal dahilinde diyorum...
GECELER DOLU DİZGİN
PERŞEMBE akşamı bir ilk yaşandı ve bir gece kulübü müdavimlerini ödüllendirdi. Birinci yaşını kutlayan Cenk Eren’in sahibi olduğu Piyasa muhteşem bir geceyle doğum gününü kutladı. Ve Cenk Eren müdavimlerini ödüllendirdi. Cenk Eren konuklarıyla tek tek ilgilendi. Gecenin en dikkat çekeni ise “kaçak gelin”di. Herkes onunla tek tek fotoğraf çektirdi. Dün Aşkın Nur Yengi, “Gözümün Bebeği” ile ilk konserini Ghetto’da verdi. Bence daha çok daha çok konser vermeli. Bu arada bu akşam da Leman Sam, Hüsnü Şenlendirici ile Romeo Juliet’te sahneye çıkacak. Enteresan olabilir diye düşünüyorum. Meraklıların haberi olsun. Biletler 45 TL. Öğrenciye ise 35 TL.
Siz uyurken
*GHETTO 00.30’da iki kadın tuvalette bundan sonra gidecekleri mekânlar hakkında plan yapıyorlar. Kadınlardan birisi, “Tatlım bu kıyafetle gidemem oraya. Şimdi arabada kıyafet değiştireceğim ben. Eda Taşpınar’dan ne eksiğim var benim” dedi.
*SÜPERMARKET 01.00’de tuvalette üç kız duvara yapıştılar ve fotoğraflarını çeken arkadaşlarına poz verdiler. Sanki karşılarında Nihat Odabaşı var. Ve tuvalette değiller de stüdyoda çekim yapıyorlar. Verdikleri pozları anlatamam size. Görmeniz lazım. Ben bile gördüğüm halde anlatamıyorum. O kadar yani.
*MOJO 02.30’da Engin Günaydın eğleniyor. Köşede sessiz sedasız duran Engin’in yanında tuvalette dikkatimi çeken kadını gördüm. Engin’e hararetli hararetli bir şey anlatıyor. Ama Engin hiç oralı olmadı. Kız da sonra dönüp arkasını gitti.