Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        EVLİLİK sezonu açıldı. Kafamı nereye çevirsem gelin hatta gelinler var. Geçen sezonun rekoru geçen cuma akşam yaşandı ve mekândan tam 13 gelin çıktı. Evet gelinler düğünden bir gün önce Nahide’yi tercih ediyor. Kınalar yakıyorlar, göbek atıyorlar. Ve en önemlisi de yakışıklı mı yakışıklı, seksi mi seksi, kıvrak mı kıvrak iki erkekle dans ediyorlar. İki striptizci çıkıyor ve gelinlere unutamayacakları güzel anlar yaşatıyor. Gelinlerin mutlu olması ve eksiksiz bir gece yaşamaları için Burak Kılıç her türlü detayı düşünmüş. Biz de geçen akşam menajer Selma Semiz’le sahneye çıkan 13 gelini izliyorduk. Selma, “Artık gelinler, Telli Baba yerine Nahide’yi tercih ediyorlar sanırım” diyerek bombayı patlattı. Gelinlerle dans eden bol kaslı beyler, önce bir duşun içinde yıkanıyorlar. Hatırlarsanız, Aralık 2010’da Paris’te bir gece kulübünde dans edip yıkanan bir dansçıdan bahsetmiş hatta fotoğrafını yayınlamıştım.

        Her şey tadında

        GÜLŞEN, geçen gün Türkmax’ta “Her Şey Tadında” da ikinci konuğumuz oldu. Bizimle magazin masasına oturup gündemi konuştu. Çok cesur açıklamalar yaptı. Özellikle de Hande Ataizi ve Cihan Ünal konusunda. Gülşen, “Türk toplumunda kadın olmak çok zor ama gösteri dünyasında daha da zor. İnsanlar kariyerinizi bir anda yok edebilecek bir şey yapabiliyorlar” dedi. Hande Ataizi de Cihan Ünal konusuna ilk yine “Her Şey Tadında”da açıklık getirdi. Ben bir kadın olarak Hande’yi sonuna kadar destekliyorum. Bizler susarsak, sesini duyuramayan kadınlar ne yapsın. Cihan Ünal’ın da “Tiyatro oyunundan sonra Hande- ’ye televizyon teklifi geldi” sözü de bence komikti. “Mum Kokulu Kadınlardan” bu yana Hande Ataizi öyle ya da böyle hep gündemde. Bu olayla gündemden düşmüyor olabilir ama hangi kadın bu şekilde anılmak ister. Yani, bir kadın ortada bir taciz yoksa kendini ortaya atıp, böyle bir şeyin olduğunu iddia etmek istemez. Kaldı ki, ülkemizde birçok kadın tacizi görmezden gelmek zorunda kalırken.

        SENiN O YAŞTA bacakların nasıl olacak acaba?

        MİNİ şortuyla sahneye çıkan Ajda Pekkan için Twitter’a “Bacakları taş” diye yazdım, işitmediğim laf kalmadı. Selülitleri varmış da ben görmüyormuşum. Evet selülitleri var. Ama portakal kabuğu değil yani. Üstelik 70 yaşına merdiven dayamış bir kadın için bacakları gerçekten taş gibi. Acaba bana laf söyleyen bazı kadın arkadaşlar, sizin o yaşlara geldiğiniz zaman bacaklarınız nasıl olacak? Hiç düşündünüz mü? Şahsen ben çok merak ediyorum. Çünkü ben sizin gibi iddialı değilim. Ki şimdi bile selülitlerim var. Üstelik Ajda’nın bacakları gibi de değil fazla yani. Tıpkı birçok kadın gibi. Neyse bizler tam bir eleştirme canavarı olduk. Hadi şimdi konseri eleştireyim de sevinin. Bu konser Ajda Pekkan’ın ama Aj- da’sız konseriydi. Vanessa ve Raisa’nın hazırladığı kıyafetler ve konserin son 10 dakikası tabii ki Ozan Doğulu olmasa tamamıyla sıkıcıydı diyebilirim. Aralarda klasik Ajda Pekkan gerçeği yaşandı. Yani şarkı sözlerini unuttu. Promterda şarkı sözleri geç yazınca, “Şimdi yazılır bu” diye azarladı. Geçen, “Sizin için canımızı vermeye hazırız” diyerek hükümet için iltifatlar yağdıran Ajda Pekkan bu kez de belediyeyi yerden yere vur. Çünkü bir gün önce prova yapılmasına izin verilmemiş. Elini öpüp alnına koyan dansçısı karşısında şaşkınlık yaşadı ve pot üstüne pot kırdı. Ama konserde son on dakika öyle bir enerji verdi ki, Harbiye Açıkhava’da herkes ayağa fırladı ve bir ağızdan şarkıları yorumlayıp dans etti. Tamam işte oldu mu? Mutlu oldunuz mu? Günlerdir, “Neden yazmıyorsun kötü konser olduğunu” diyenlere bir kez daha söylüyorum. Sabırlı olun sabırlı. Kimseyi övdüğüm, göklere çıkarttığım yok. Bende neyse o. Gayet net yani.

        Diğer Yazılar