Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Victoria Secret mankeni Isabeli Fontana ile Antalya gecelerine dalınca ister istemez benim parti pozunu vermek zorunda kaldık. Dosso Dossi Fashion Show'da podyuma çıkmak için Türkiye'ye gelen Isabeli Fontana, Mardan Palace'a girer girmez, "Hamam var mı?" demiş. Tabii olduğunu duyunca da, defile öncesi kese ve köpük yaptırarak güzel bir hamam sefası yaptı. Defile sonrası da sabaha kadar Antalya gecelerinin keyfini çıkardı ve sempatik tavırları ile dikkat çekti. Kim ne istiyorsa yaptı. Bol bol fotoğraf çektirdi. Bir kere inanılmaz mütevazi. Hiç kapris yapmadı. Koreografisini Öner Evez'in yaptığı defilede de, sempatik tavırlar sergiledi. Isabeli, İstanbul'da kaldığı Les Ottoman Hotel'de görüp beğendiği elmas yüzüğü, Kapalıçarşı'dan da bol bol nazar boncuklu takılar almış. Dosso Dossi Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet 1 Eraslan'ın yönetiminde 27 ülkenin 170 şehrinden gelen heyetlerle yaklaşık 25 milyon dolarlık ticaretin gerçekleşeceği şovda 14 Haziran akşamı Tarkan konser verecek. Etkinlik 17'sinde son bulacak.

        *

        Onur için buluşalım

        Geçen Doğa Rutkay aradı. Sohbet ederken konu motosikletiyle kaza yapan Onur Bayraktar'a geldi. Dava 16 Haziran 2011 'de Altunizade Üsküdar Adliyesi'nde saat 11:OO'de görülecekmiş. Tüm sanatçılarda orada olacakmış. Doğa, "Kardeşimin mahkemesinde tüm gerçekler ortaya çıkacak adalet yerini bulacak ve herkes gerçekleri bilip yaptıkları yorumlardan belki utanacaklar. Ve gidenin ardından konuşmanın ayıp hatta günah olduğunu tekrar hatırlayacaklar" diyor. Çok da doğru söylüyor. Doğa, "Kuralların hiçe sayıldığı trafikte motosikletlerinde bir taşıma aracı olduğunun farkına varılması ve motosiklet kullanan insanında bir can taşıdığının farkına varılması sağlanıp, ailelerin böyle acıların yaşamaması gerek" diyor. İnşallah, hepimizin temennisi... O zaman hadi 16'sında duruşmada buluşalım.

        *

        Radyo günlerime geri döndüm

        Eskiden ciddi bir radyo dinleyiciydim. Ama uzun yıllardır bu alışkanlığımdan koptum. Ta ki, parti profesörü Didem Özgen radyoculuğa soyunana kadar. Evet evet yanlış söylemiyorum. Resmen soyundu. Gece kuşu Didem, kendini bir anda sabah 06.30'da Power Fm stüdyolarında Morning Team'de buldu. Havayı Koklayan Adam, Emrah, Arif, Hoca, Ali ve Fatih'e katıldı. Süper enerjileri var. İnanılmaz komikler. Havayı Koklayan Adam'ın ciddi durmaya çalışmasına da bayılıyorum. Şimdi birçok insan gece yaşarken sabah yayın yapma durumuna çok şaşırıp. Bana da şaşırmışlardı. Evet, 4 saat uyku ile canlı yayına çıkıyorum. Ama inanın işinizi seviyorsanız hiç de zor değil. Hele ki, bizim gibi uzun yıllardır bu tempoya alışmış insanlar için hiç değil. Ama Didem Özgen bence rahat durmayacak. Yakında sabah partileri başlar. Benden söylemesi.

        *

        Dikkatimi çekti

        ■ ESKİŞEHİR'de yayınlanan Motto Dergisi'nde bu ay röportajım çıktı. Beni mutlu eden şey röportajı yapan genç gazeteci Murat Can Uysal'ı tanımak. Çünkü son yıllarda bizim mesleğimizi yapan kişi sayısı çok az ve inanın yetişmiyor. Bu mesleğe böyle ciddi bakması çok güzel. İnşallah pes etmez.

        ■ MECMUA Dergisi'nde yayınlanan İzzet Çapa'nın yeğenleri Emre ve Ceylan Çapa ile yaptığı röportaja ve fotoğraflara bayıldım. Gece hayatındaki başarılarıyla bildiğimiz İzzet Çapa'nın bu röportaj işine gönül vermesi ve emek harcaması çok hoşuma gidiyor. Gazete ve dergi için yapılan her haber ve her proje benim için çok kıymetli. Tebrikler...

        *

        Siz uyurken

        ■ ANJELIOUE 02.00: Arap olduklarını konuşmalarından anladığım bir grup kadın tuvalette doğum günü kutluyordu. Evet abartmıyorum tuvaletin içinde, "Happy Birthday" diye bağırıyorlardı.

        ■ REINA 01.30: Bir kadın içeriye girerken merdivenlerde düştü. Sonra kalkıp yanındaki erkek arkadaşına, "Beni neden tutmadın. Şu halime bak. İnanamıyorum sana'' diye bağırırken erkek de gülüyordu,

        ■ NAHİDE 00.30: Barda oturmuş Hülya Avşar'ı izleyen üş erkek ''Kadın hâlâ güzel. Nasıl oluyor anlamıyorum'' diye konuşuyorlardı. Hemen yanlarında oturan bir başka kadın ise, ''Ama şımarık biraz" dedi.

        Diğer Yazılar