Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        YER: Atiye Sokak

        MEKAN: Elio

        SAAT: 23.00

        GÜN: CUMA

        Şu an okuyacaklarınızın hepsi hayal ürünü olabilir. Çünkü bunların hepsini Zeynep Tunuslu arkadaşlarına zaman zaman kahkaha atarak zaman zaman da, "Beni hiç kimse sevmiyor" diye ağlayarak anlatıyordu. O kadar çok bağırıyordu ki, tüm sokağın duymamasına imkân yoktu. Survivor'da yaşadıklarını, paylaşan Zeynep Tunuslu'nun ruh halini ben hiç iyi görmedim. Ama okuduktan sonra siz ne düşünürsünüz bilemem. Zeynep, "Nihat hem Özge Ulusoy hem de Ebru Destanla bir şeyler yaşamış. Nihat anlatıyordu. Hatta Özge ve Ebru adaya gelmeden öncede, sevgilileriyle imam nikâhı yapmışlar. Nihat söyledi. Korumaların bıraktığı çöpleri karıştırıyorduk. Hatta bir keresinde bir Pizzanın dibi kalmış üc kişi paylaştık. Orada burada kalmış sigara izmaritlerini toplayıp içiyorduk. Biz adada değildik. Adanın bir ucundaydık. Gece bir anda, zenciler geliyordu. Yılan avcıları falan. Ödümüz patlıyordu. Bizim üzerimizdeki her şeyi aldılar. Ben bir hal hal sakladım. Sonra onu bir korumaya verdim o da bana sandviç verdi. Gizli gizli yedim. Nihat devamlı, ' Hindistancevizi yemekten performansım düştü'diyordu. Nihat yüzme bilmiyor. Çeşme'yi de hiç görmemiş. Bana, 'Beni Çeşme'ye götür

        hala' diyordu. Asena da yüzme bilmiyormuş. Şoke olduk hepimiz. "Mekânın Sokağın ve ortamın sesleri yüksek olmasına rağmen Zeynep Tunuslu'nun her konuştuğu duyuluyor hatta dikkat çekiyordu. Bence bundan sonra biraz daha dikkat etse yeridir Çünkü inanın bu okuduklarınızın dışında bazı sarf ettiği kelimeleri de yazamadım.

        ***

        Gece ve ayakları çıplak kadınlar

        Gece eğlenmeye çıkacak kadınlar süsleniyor, püsleniyor. Er meydanına çıkıyorlar iki dirhem bir çekirdek. Ama belli bir saatten sonra topuklu ayakkabılarını çıkarmıyorlar mı of aman of. Bir an o karizma sıfırlanıyor. Hadi ayakkabıyı çıkardın otur oturduğun yerde bari! Yok o halde bir de dans ediyorlar, masaların üzerine çıkıyorlar ki, çok fena. Mekânın içi ayakkabıdan geçilmiyor. Hatta üzerine falan basılıyor. Kadınların umurlarında değil. Geldikleri hallerinden iz yok. Tuvalette de bu ayak mevzuları devam ediyor. Mesela ayakkabıları sıkan kişiler birbirleriyle ayakkabı değiş tokuşuna giriyorlar. Bu bence fena. Ama geçen cumartesi şöyle bir manzara ile karşılaştım ki bence bu listenin en başında yerini alır. Bir kadın lavabonun üzerine oturmuş. Diğer arkadaşı da cımbız ile ayağın altından bir şey çıkarmaya çalışıyor. Belli ki, ayak çıplakken ayağına bir şey batmış. Yazarken bile içim gıcıklanıyor. Yani biraz daha dikkatli ayakkabı seçseniz daha iyi olmaz mı? Yani kim ne derse desin. Tamam alkolün, müziğin verdiği etkiyle “Boşver” diyerek ayakkabıları bir tarafa fırlatıyorsunuz ama hiç hoş gözükmüyorsunuz söyleyeyim. Hadi onu da geçtim sonra o simsiyah ayak altlarıyla ayakkabıyı tekrar giyiyorsunuz yani. Onu da unutmamak gerek.

        ***

        En çok çalan

        1 Ajda Pekkan-Tarkan düet “Yakar Geçerim”

        2 Demet Akalın “Sabıkalı”

        3 Sinan Akçıl “Atma”

        ***

        Yağmur altında gece raporu

        Cuma-cumartesi 06.00’ya kadar İstanbul gecelerinin altını üstüne getirdim. Sonuç her yer çılgınlar gibi eğlenmek isteyenlerle dolu. Öyle ki, 04.30’u gösterirken Reina’dan çıkıyordum kapının önü içeriye girmek isteyen insanlar yüzünden tıklım tıklımdı. “Neden bu saatte hâlâ içeriye girmek istiyorsunuz? Sabah olacak” diyesim geldi. Çünkü yağmurlu bir geceydi. Ama yağmur altında eğlenen insanları gördükten sonra böyle düşünmem bile saçma aslında. Mekânların içine gelecek olursak, insanlar sınır tanımadan eğleniyor. Hatta bir kadın “Çantamı bırakabilir miyim? Dans edeceğim” dedi çantasını bizim masaya bıraktı yağmur altında dans etti. Bir de Reina’nın başka bir aurası var. Mekânın içinde olan kişi kendini ayrıcalıklı zannediyor. “Ben Reina’da eğleniyorum” havasında. Sanki kartvizinde “Reina’nın sahibiyim” yazıyor. Tuhaf bir görüntü. Bu arada bilen bilir. Reina’nın işletmecisi Ali Ünal’la zaman zaman bozuşuyoruz. Bu yüzden de Reina ile yıldızımız çok barışmaz. Ama kardeşi Erkan Ünal çok başka. Bence geleceğin işletmecisi şimdiden söyleyeyim. O gece Demet Akalın, Hidayet Türkoğlu gibi isimlerin olduğu mekânda gecede Umut Elçioğlu oldu. Çünkü bir gün önce Anjelique’de başka bir kadınla gördüm. O gün Reina’da da bir başka kadınla. Of hangisi sevgilisi bilmiyorum. Aman ya kafam karışıyor artık çıkamıyorum işin içinden.

        ***

        Siz uyurken

        * NİŞANTAŞI 01. 30’ DA bir çift yolda yürüyor ama kavga ediyor. Kadın, “Sıkıldım senin kıskançlıklarından” derken erkek de “Sen de oranı buranı açma” diye bağırıyordu.

        * REİNA 04. 00’ TE bir kız yere oturmuş ve “Şu an burada uyuyabilirim ” derken diğer arkadaşı “Nasıl olsa yarın gecede buradayız. Uyu ben seni gelip alırım buradan ” dedi.

        * ANJELİQUE 03. 00’ TE tekne yanaşırken yanımda duran bir kız sevgilisine “Seneye tekne almazsan seninle ilişkimi gözden geçireceğim . Artık ben de tekneyle gelmek istiyorum ” diyerek sevgilisini azarlıyordu.

        kaan alkan

        Diğer Yazılar