O kızla değil benimle birlikte olsana
Geçen gün bir arkadaşımla Nişantaşı Aşşk Cafe ’de karşılaştım, erkeklerden ve son zamanlarda kadınların yaptığı taşkınlıklardan konuşuyorduk. Arkadaşımın başına bir olay gelmiş. İnanın ben bile böylesini duymamış görmemiştim. Geçen akşam Nu Teras’ a sevgilisiyle giden kız arkadaşım yanlarına bir kadının yaklaştığını söyledi. Kadın arkadaşımın sevgilisine, “Bu gece bu kızla mı birlikte olacaksın? Boşver bunu, sen gel benimle birlikte ol” demiş. O an donup kalmışlar tabii. Arkadaşımın sevgilisi, “Şaka yaptığınızı düşünmek istiyorum” diyerek kibar bir dille terslemiş. Arkadaşımda düşen çenesini toplamaya çalıştığı için kadına hiç yanıt verememiş. Hâlâda şaşkın. İnanın gece hayatında çok şeye şahit oldum. Telefon numaralarının verildiğine, erkek yalnız kalınca hemen yanına gidip teklif eden kadına şahit oldum. Ama böylesini ben bile duymamıştım. Nasıl bir kadın böyle bir cümle kurar düşünemiyorum bile. Sanırım o an şuuru kapandı.
***
Ayna karşısında kas şov
Hani şu ünlü spor salonlarına, bazı kişilerin ortam yaratmak için gittiklerini bilmeyen yoktur. Mesela Bebeköy Mac Spor Salonu bunlardan birisi. Kimisi oraya halka küpelerini takıp, makyajlarını yapıp gidiyor, kimisi de kaslarını göstermeye. Vallahi ben gördüklerimi ve tabii konuşulanları yazıyorum. Herkes bu konuda dertli. Çoğu kişinin derdi kendini göstermek; spor değil. Neyse bu tabii ki başka bir konu ama asıl konu o salona giden Engin Altan Düzyatan'ın bazı halleri. Mesela oyuncu sauna ve buhar odasına sörf şortuyla giriyormuş. Hatta geçen gün bir keresinde bir beyefendi, "Şortla buraya girilir mi? Komik oluyor'' diyerek oyuncuyu bozmuş. O da "Ben böyle rahatım" diyerek üstünde durmamış Bir de Engin Bey'in ayna karşısına geçip kaslarına uzun uzun bakması da konuşulan konuların başında geliyor. Artık kıskandıkları için mi konuşuyorlar, yoksa tüm memleket olarak dedikocu muyuz bilemiyorum. Durum budur yani.
***
Gece hayatı manzaraları
Temmuz ayı davet ve partileri, yerini konserle bıraktı. Konser sonrasında ise tüm mekânlar tıklım tıklım. "Peki mekânlarda ilk göze çarpan manzaralar ne?" derseniz...
1- Gelinler
2- Kına geceleri
3- Çıplak ayaklı kadınlar
4- Masaların üzerinde dans eden insanlar
5- Sarhoş olan insanlar
***
Ordan burdan şurdan
Ezel biter bitmez Kenan İmirzalioğlu soluğu Amerika'da aldı. Kıvanç Tatlıtuğ yakın arkadaşlarına, "Uzun bir süre sevgilim olsun istemiyorum" diyerek dert yanıyor. Meltem Cumbul ise, ''Bodrum'da Kıvanç ile karşılaşmak istemiyorum'' diyerek yeni sevgilisi Bora Üzer ile pişti olmak istemiyormuş.
Ve abartsız herkes Ayşe Özyılmazel ile Ali Taran evliliğini konuşuyor. Hatta geçen bir arkadaşım, "Bu evliliğin gazetelerdeki reklam karşılığı 500 bin TL'yi geçiyor" dedi. Yani Ali Taran bir ürünün reklamını yapmaya kalksa bu kadar başarılı olamazdı. Ve sonuçta bu evlilik, dünyada beklenen Kate Moss ve Monaco Prensi Albert'i bile gölgede bıraktı Artık gerisini siz düşünün.
***
Siz uyurken
■ ELİO 01.30'da iki kız masada oturmuş kendi aralarında plan yapıyor. Kızlardan birisi "Hadi tuvalete gidip hazırlanalım. Kıyafetimi değiştirmem lazım. Böyle eve gidemem" diye söyleniyordu.
■ SMYRNA 00.30'da tuvaletin önünde bir erkek bekliyor. Tuvaletten çıkan kadını tutup, "Pardon kartımı vermek istiyorum" dedi. Kız da, "Neden?" diyerek erkeği tersledi ve kartı almadı.
■ CORRİDOR 03.00'te bir grup eğleniyor. Kızlardan birisi, "Gelmedi işte! Bekliyorum ama yok, gelmeyecek" diye söyleniyor. Beklediği kişi Nejat İşler...