Masalar kalktı peki geceler ne alemde?
Eylülün ilk haftası itibarıyla davetler ve partiler hızla start alacak. Ancak temmuz ayı gibi ağustos da İstanbul geceleri için durgun geçiyor. Bu da çok normal. Ben de cuma ve cumartesi geceleri İstanbul'un biraz altını üstüne getirdim. Özellikle de masaların kalktığı bölgeleri dolaştım.
Asmalımescit'te masaların kalkmasıyla birlikte durgunluk var. Eskiden trafikten girilemezdi hatta caddede arabadan inilir ve yürünürdü. Şimdi arabayla rahat rahat her yere girebiliyorsunuz. Ama tabii tekrar ediyorum; bunda masaların kalkmasının etkisi büyük. Ramazan sonunda masalar tekrar yerine konacakmış. Bence daha erken konmalı çünkü Asmalımescit böyle çok sevimsiz. Acilen Asmalı'yı hayata döndürmek gerek.
Cihangir'de de durum farklı değil... Masalar kalkınca son zamanlarda pek ilgi görmeyen Firuzağa Kahvesi yeniden moda oldu. Yani tıklım tıklım. Oturacak yer bulursanız şanslısınız.
Aşmalı ve Cihangir'in bu durumu Bebek ve Etiler'e yaramış. Özellikle de Etiler'deki mekânlarda yer yok. Kapıların önünde son model arabalar sıralanmış. Bebek'i bilmem ama Etiler modası fazla sürmez. Özellikle bir Mado ve Home Store hastalığı oluşmuş ki sormayın. Tüm ünlü isimler özellikle de kameralara poz vermek isteyenler sıraya girmiş gibi... Her dakikalarını bu 2 mekânda geçiriyorlar.
***
Evlerini kiraya vermemişler
Dünyada son yıllarda hızla gelişen tatil trendi; kendi evini tatile çıkarken kiraya vermek. Türkiye'de de bu hızla ilerliyor. Birçok kişi uzun bir tatile çıkarken evini turistlere kiraya veriyor. Kendi özel eşyalarını bir odaya koyup kilitliyor, evin diğer bölümlerini de kullanıma açıyor. Geçen gün bir arkadaşım bu sistemle Dolunay Soysert ve eşi Sinan Tuzcu'nun evlerini kiraya verdiklerini söyledi. Hemen Dolunay'ı aradım. Şu sıralar Bodrum'da tatilde. Bana, "Yurtdışına tatile gittiğimizde biz de bu sistemle ev kiralıyoruz. Ama biz kendi evimizi vermedik. Galiba birisi bizi yanlış anladı. Bizim evimiz öyle kiraya verilecek tarzda değil. Ama başka yedek bir evim olsa tabii ki veririm" dedi. Güzel sistem aslında. Benim de fazladan bir evim olsa kesinlikle sürekli turistlere bu sistemle kiraya veririm. Hem derdi yok hem de sürekli sirkülasyon olur.
***
Merkür çık git hayatımızdan
Yılda 3 kez geri geri gidiyormuş Merkür. Tabii bu durum son yılların insanını da çok fazla etkiliyor. Hele ki, hava gurubu üyesi Kova maşallah sanki en çok etkilenen burç. Ben de bir Kova burcu olduğumdan ister istemez dikkatimi çekiyor. Biraz da fazlacayız maşallah. Her yanım Kova burcu. Kimisi köpek çiftliği kuruyor, kimisi saçını rengârenk boyatıyor, kimisi de, “Ben gidiyorum” diyerek evini barkını kapatıp başka memleketlere gidiyor. Merkür bu kadar etkiliyor bizi yani düşünün... Beni soracak olursanız; son zamanlardaki durumum şu: Kendimi hiç kimseye anlatamıyorum. Ben ‘beyaz’ diyorum onlar beni ‘siyah’ anlıyorlar. Yani işin içinden çıkamıyorum anlayacağınız. Merkür Serdar Turgut’u bile etkiledi. Cumartesi gecesi “Altüst” olamadı benimle. Bodrum’daki evinde borular patlamış, sorunlar çıkmış ve uçağı kaçırmış. Bu yüzden de ben konuğum Lerzan Mutlu ile yayını tek başıma yapmak durumunda kaldım. Lerzan bomba açıklamalarda bulundu, tüm içtenliğiyle yaşadığı her şeyi anlattı. Bu arada yayına Hande Kazanova bağlandı ve sakin olmamız gerektiğini belirtti. Merkür sadece kötü şeyler değil, iyi şeyler de yapıyormuş efendim...
***
Siz uyurken
* NİŞANTAŞI Saray 00.30’da, 4 kişi yemek yiyordu. Masada bulunan erkeklerden biri, “Kaçıracağım kararlıyım” diye anlatıyordu. Arkadaşları da kahkahalar atarak, “Sen delirdin iyice, kız istemiyor seni” diye konuşuyorlardı.
* KAFF 02.30’da, Tuğba Özerk arkadaşlarıyla eğlenmiş mekândan çıkarken, sevenlerinden biri, “Eteğin çok güzel. Harikasın” diye arkasından bağırıyordu.
* OFF PERA 02.00’de Esra Harmancıoğlu kırmızı pantolonuyla dikkat çekiyordu. Bir ara kendisini DJ’in yanına çıkmak için merdivenleri tırmanırken gördüm. Kısa ama zor bir merdiven yolculuğu yaptı. 5 dakika kendini gösterdi, sonra da zorla yeniden yerine indi.