Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BEN ve birçok kişi, Teoman için, “Sıkıldı biraz hava alsın, 3-5 yıl hava alsın kesin müziğe dönüş yapar” dedik. Hatta bir mektupla kalmayıp ikinci bir mektup, sonra arkasından açıklamalar falan yapınca “Tamam tamam kesin dönecek” dedik. Ama milyarlık müzik aletlerini de satışa çıkarttığını duyunca pes dedim. Yani artık sanırım dönüşü yok. Teoman her zaman müzikten çok iyi paralar kazandı. Ve müzikten kazandığını da hep işine yatırım yaptı. Ve benim bildiğim kadarıyla da en iyi müzik aletlerini satın alarak süper iki stüdyo kurdu. Hatta yetinmeyip birçok kez stüdyosunu yeniledi. Ama işte gelin görün ki, dünya malı zaten dünyada kalacak düşüncesiyle şimdiye kadar aldığı her türlü şeyi elden çıkartıyor. Bildiğim kadarıyla bir kaç evi de var Teoman’ın. Onları garanti olarak tutup daha sade bir hayat yaşayacak anlaşılan. Belki de evlenip baba olacak. Ya da annesinin istediği gibi ana haberleri sunacak. Ne diyelim darısı yıllardır “Bırakacağım” diyerek sürekli bunun üzerinden prim yapan ama hiçbir yere gidemeyen koltuklarına yapışan birçok kişinin başına.

        Somali mi, sömürü mü?

        NİHAT Doğan “Albümün satışından elde edilen tüm geliri Somali’ye bağışlayacağım”, Ajda Pekkan “Somali’ye gidiyorum”, Hülya Avşar, “Ekmek kırıntılarını atamıyorum. Somali’ye yardım yapıyorum” bla bla bla... Bu liste uzayıp gidiyor da anlamadığım şey neden bazı şeyleri bu kadar sömürüyoruz. Nihat Doğan’ın albümü ne kadar satacak ki gelirini Somali’ye gönderecek. Hem artık o kadar albüm satılmıyor ki. Albüm satsa bile o satışın dönüşü olacak Nihat’ın eline para geçecek, masrafları düşecek de gerisini gönderecek. Ooo bekle babam bekle. Ajda Pekkan da keşke kışlaya gidip Mehmetçiklere de moral verse. Şimdi Somali’den Angelina Jolie vari bir çocuk alıp gelirse hele hiç şaşırmayacağım. Hülya Avşar’a ne demeli. En son Acunn.com’da yazdığı “Ben deli değilim” yazısı vah ki ne vah. Hiç yazmasa daha iyi olacakmış. Yani kendini iyi ifade edemediği gibi antipatik de olmuş. Yani ne bileyim bu kadar gözümüzün içine soka soka hareket etmeleri tuhaf geliyor bana.

        Galata ve yaşananlar

        GEÇEN Ayşe Arman, Neyyire Özkan’dan gelen Galata ile ilgili mail’i olduğu gibi köşesinde yayınlamış. Ben de okuduğumda, “Evet işte biz de hep bunları anlatıyoruz” demekten kendimi alamadım. Ben ‘Siz Uyurken’ bölümünde sık sık Galata’da yaşanan kavgaları, erkeklerin kızlara tacizini, şişelerin havada uçuştuğunu yazıyorum. Mesela kendi adıma söylemek gerekirse ben son zamanlarda Galata’ya gitmeye çekiniyorum. Çünkü her an orada bir şeyler olabilir. Çünkü korunaksız bir genişleme durumu söz konusu. Aldı başını gidiyor. Yani başıboş gibi. Oranın da en yakın zamanda bir kurala girmesi gerekiyor. Sanki Asmalımescit, Cihangir’le ilgilenen yetkililer Galata’yı tamamen başıboş bırakmışlar. Yani durum bu. Neyyire Hanım’ın söylediği gibi eğer önlem alınmazsa Galata’da yaşanan acı olayları çok yakında duyacağız. Ve bu yüzden de orada da çok yakında yasaklar getirilecek. Sanırım yasak olmadan biz kendimize çekidüzen veremiyoruz. Bu da tabii ki çok büyük acı.

        FARKINDA MISINIZ?

        - Bir haftadır Ece Erken ve Davut Güloğlu haberleri hiçbir yerde yok. Hatta herhangi bir kurşun hediye de edilmedi. Ama endişelenmiyor değilim.

        - Sinem Kobal ve Arda Turan’dan ses çıkmıyor. Aşıklar İspanya’nın altını üstüne getiriyor sanırım. Umarım iyilerdir. İki gün haberlerini göremedim bir boşluk hissetmeye başladım.

        - Hadise-Sinan Akçıl-Hande Yener üçlüsünden de çok uzun süredir haber alınamıyor. İşte bu ciddi bir durum. Sanırım ilan vereceğim. Fena endişeleniyorum fena.

        Siz uyurken

        - BEBEK 00.30’da Happily Ever After’da yan masamda bir grup oturuyor. Kucaklarında da yeni doğmuş minicik bir köpek. Susayan köpeğe avucunun içine doldurdukları suyu içirmeye çalışıyorlar.

        - BEBEK 02.30’da dondurma sırasında olan bir kalabalık kendi aralarında hararetli hararetli dondurma yemenin erkeğe yakışmadığını konuşuyor. Ama sıradaki çoğunluk erkekler.

        - LUCCA 01.00’de iki erkek az önce yanlarından ayrılan kırmızı elbiseli kadın için, “Tanışmamız lazım. İnanılmaz güzel bir kadın, kimseye pas vermiyor” diye konuşuyorlar.

        Diğer Yazılar