Sertab'ın sırrını öğrendim
Aah ah! Evet Sertab Erener gibi değilim ben. Demir eksikliğim var. Bunu zaten yazdım. Dert yandım size. Ama tabii bu eksiklikten ötürü de dikkat etmem ve önlemlerimi almam şart. Hani, Sertab "Yememe içmeme dikkat ediyorum, sağlıklı besleniyorum" diyerek açıkladı ya son zamanlardaki güzelliğini. İşte bu sözlerin arasında "Bir de cerrahi değil ama makinelerle dıştan müdahaleler yaptırıyorum. Kolajene gidip hücreleri yeniden canlandıran makineler bunlar" dedi. İşte ben de bunu araştırdım. Meğer Sertab Erener, Fibroblast Enjeksiyonu yani Fibrogell uygulatıyormuş. Bu yöntemi de uygulayan doktor Tunç Tirkayi'yi aradım ve bunun nasıl bir şey olduğunu sordum. Meğer Fibrogell yüzdeki yaşlılığa bağlı kırışıklıkların tedavisinde canlı, dinamik bir hücresel tamir sistemiymiş. Güneş hasarı az olan bir bölgeden (özellikle kulak arkası) punch biopsi ile alınan cilt örneği gerekli işlemlerden geçirilerek üç hafta boyunca özel koşullarda çoğaltılıyorum s Daha sonra kültüre edilmiş bu hücreler uygun birmatriks içine yerleştiriliyormuş. Daha sonra da hücrelerin alındığı kişiye uygulanıyormuş. 12-24 ay içinde cilde verilen fibroblastlar kendi kollajen üretimlerine başlayarak sürekli ve giderek artan bir düzelme sağlıyormuş. İşte efendim Sertab Erener'in ışıl ışıl parlamasının sırrı budur. Yani ne oluyormuş; sadece sağlıklı yeme-içme, beslenme ve güzel düşünmeyle olmuyormuş.
***
Fashion Week için hamamda terledik
Özgür Masur, Özl em Kaya, Gamze Saraçoğlu derken bir Fashion Week daha geride kaldı. Ama inanın bu kez defile izleme uğruna hamamda ter attım. Gül Ağış ve Hakan Öztürk sağolsun yüz kişiyi tarihi Galatasaray Hamamı'na soktu. Hamam bildiğiniz yanıyordu. Yani kese attırmaya pek müsaittik. Görev aşkı işte! Ama genel anlamda ben Fashion Week defileleri ve partileri beğendim. Defilelerin yapıldığı lokasyon süperdi. Çok doğru bir karar, tebrikler. Bahar Korçan'ın eşi Cem Görk'ün şirketi CPM üstlenmiş yeniden. Ve çok da iyi olmuş. Ellerine sağlık. Giriş çıkışlarda hiç problem olmadı. Bu sene hatta diğerlerine göre daha da güzeldi diyebilirim. Hem defile aralarında da sık sık Galata, Tünel, Aşmalı turu atıldı. Pek bir hoş oldu pek... Ve Fashion Week bitiminde "Artık biz de 'altüst' olalım" dedik ve Blackberry Özgür Masur'un Park Hyatt'ta yapılan partisinde de bir çekim yaptık. Moda dünyasını altına üstüne getirdik. Serdar Turgut'u böylece sonunda gece âlemine sokmayı başardım. Son zamanlarda hiç çıkmıyordu çünkü.
Ve
• Defile ayakkabılarını sevmedim. Kiminin topuğu yamuk, kimi büyük veya dardı
• Mankenlerin hazırlandığı yerde tuvalet yoktu. Olan da kulise fazla uzaktı.
• Blogger'lar günden güne beni şaşırtmaya devam ediyor. Kıyafetleri olaydı.
• Deniz Berdan da blogu için sık sık fotoğraf çekti.
***
Zıpkın'la foto 1 TL
Geçen gün, uzun süredir gitmediğim Topkapı Sarayı'na gittim. Harem kesinlikle büyüsü olan bir yer. Kim ne derse desin orada kendinizden geçiyorsunuz. Ben de o gün, Topkapı Sarayı'nı altüst ettim. Kaşıkçı Elmaı sı'nın karşısında dakikalarca durup izledim. Valide Sultan'ın özel odasında zaman geçirip onu hissetmeye çalıştım. Değişik bir gündü benim için anlayacağınız. Çıkışta da, Zıpkın ile karşılaştım. Yeni çağ insanı değişik olduğu gibi hayvanı da bir başka oluyor. Zıpkın, Cemal Bey'in beş yaşındaki köpeği. Scooter'ı kullanan sahibinin arkasında şekilden sekile giriyor Zıpkın. Topkapı Sarayı'nda rol çalmıyor desem yalan olur. Onunla fotoğraf çektirmek isteyen herkes sırada. 1 TL veriyorsunuz ve Zıpkın anınızı ölümsüzleştiriyorsunuz. Yani İstanbul'un taşı toprağı altın lafının kanıtını ben o gün şahsen yaşamış oluyorum. Çünkü Cemal Bey beş dakika içinde sanıyorum 7-8 TL para kazandı. Ama helal olsun. Tüm kazancını Zıpkın'ın bakımına harcıyormuş. O kadar güzel bakılmış ki, bence 2 TL yapsın. Çünkü bu eğitim ve sevgi maalesef her babayiğidin harcı değil.
***
Siz uyurken
■ ORTAKÖY HOUSE 00.30 da bir arkadaşım koşarak yanıma geldi, "Esin koş tuvalette kavga var!" dedi.
■ SUPPER yan otoparkı 04.00'te bir kadın küpesini düşürmüş, cep telefonunun ışığıyla arıyor.
■ ASMALI OTTO 01.00 tuvalette bir kız, arkadaşıyla başka birinin dedikodusunu yaparken o arkadaşı bir anda içeri girdi. Kız o an sustu ve ne yapacağını şaşırdı. Ben çıktım, çünkü zaten dar bir tuvalet. Ama sonra kavga çıkmış olabilir.