Fahriye, Özcan aşkını hayalinde yaşıyor
Yine, Özcan Deniz'le Fahriye Evcen'in barıştığına dair haberlerle karşı karşıyayız. Altı aydır sürekli, "Küstüler", "Barıştılar", "Yeniden birlikteler" tarzında haberler çıkıyor. Son çıkan haberi hemen özetlemem gerekirse; barışma yok. Çift hâlâ ayrı. Yeniden aşk yaşanmıyor, iki ay önce, "Fahriye var diyor, Özcan yok diyor" diye bir yazı yazmıştım. Araştırmalarım sonucunda şu sonuca vardım ki, bu durumda bir değişiklik yok. Yani Fahriye hâlâ Özcan'la olduğunu iddia ediyor. Hatta dizi setinde bile, "Ben bu kıyafeti giyemem Özcan kızıyor, ben bu rolü yapamam Özcan kızıyor" gibi cümleler kuruyormuş.
Evet, evet şaka değil gerçek. Ortada tuhaf bir durum var. Dizi setindeki herkes ikilinin aşk yaşamadığını biliyor. Arkasından da bu tarz konuşmalarını "Nasıl yani?" diyerek çözmeye çalışıyorlarmış. Acaba Fahriye hayalinde mi yaşıyor bu aşkı? Böyle kadınlar var; ben biliyorum. Hatta benim tanıdığım biri de var. Kız ilişki yaşadıklarını iddia ediyor, çocuksa, "Vallahi yok, birlikte değiliz" diyor. Ama şöyle bir durum var: mesela kız arayıp, "Seninle konuşmam lazım. Sana ihtiyacım var, bir şey danışacağım" dediğinde dayanamayıp buluşuyor. Kızı kırmak istemiyor. Kız da "Aslında birlikteyiz ama şöyle böyle" demeye başlıyor. Ben kız arkadaşıma "Kabul et sevgili değilsiniz" diyorum ama beni anlamıyor. Neyse, sanırım Fahriye'nin durumu da böyle. Belki de bir taktik uyguluyor; bilinmez ki. Bir bakarsınız onun dediği olur. Ve ileride yine el ele çıkarlar karşımıza. Çünkü ben hemcinslerimi çözemiyorum gerçekten. Her an her şey olabilir. Bakın Ayşegül Yıldız'a...
***
On bin dolar vereyim bana da gelsin
1980'li yılların efsanevi ismi Boy George'un, Anjelique'te DJ'lik yapmak üzere İstanbul'a geleceğine dair bazı mekânlarda afişler vardı. Geçen Wan-na'nın asansöründe bu afişi görünce aramızda konuşmaya başladık. Bir işletmeci, "10 bin dolar almış" deyince asansördekilerden biri de "O zaman ben de vereyim parasını, gelsin doğum günümde çalsın" dedi. E aslında böyle davetlere katılan dünyaca ünlü çok isim var. Hatta mankenlere özel defileler bile yaptırılıyor. Bu bilinen bir gerçek. Yani paran varsa, istediğin herkesi her yere getirtirsin. Bakınız Oscar'lı yıldız Hilary Swank, Kremlin'in desteklediği Çeçenistan Cumhuriyeti Başkanı Ramzan Kadirov'un doğum gününe katıldı. Çünkü çok yüksek para aldı. Tepki alınca da "Pişmanım" diye açıklama yaptı ama iş işten geçmişti. O davete katıldı ve parasını aldı. Olay bu kadar basit.
***
Gece raporu
Moda gurusu Alexander Kokoskeriya'nın The Hall'da Sony Ericsson'un yeni telefonu için hazırladığı şov süperdi. Kablolara dolanmış mankenler ve yüzlerindeki maskeler dikkat çekiciydi. Alex'in Tuvana Büyükçınar imzalı papyonu ve Akaretler'deki W Hotel Lounge'ın açılışında ikoncan Eda Taşpınar'ın şapkası ve ayakkabıları o gece en çok konuşulan detay oldu.
***
Siz uyurken
■ THE HALL 00.30'DA kapının önünde bir grup çocuk kendi aralarında konuşuyordu. Çocuklardan biri, "Ne yapıp edip içeriye girmemiz gerek. İçeride çok güzel kızlar var" diyordu.
■ BALO SOKAK 03.00'TE bir adamla kadın kavga ediyordu. Kadın "Bırak peşimi ne olur. Senden kurtulamıyorum" deyince adam çılgına döndü ve bağırıp çağırmaya başladı.
■ BEYOĞLU 01.00'DE Serhat Kidil'i topuklu ayakkabıyla yürürken gördüm. Vallahi Serhat'ın topuklu ayakkabılarıyla bu kadar rahat hareket etmesi çok şaşırtıcı. Görenler de şaşkınlıkla bakıyordu zaten.