Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        'SABAH ŞEKERLERİ'nden Murat Başoğlu, Hande Barmek'le evlenince televizyon dünyasından elini eteğini çekmişti. Hatta, "Eşi izin vermiyor" bile deniyordu. Zaman zaman gece hayatında karşılaşıyorum Murat'la. Ama Men's Health Dergisi'nin kasım sayısının kapağında gördüğüm Murat değildi benim gecelerde gördüğüm. Zaten bu kaslar kıyafetlerden de pek belli olacak gibi değil. Dergiyi görünce birçok kişi gibi ben de küçük çaplı bir şok yaşadım.

        Fotoğraflarda photoshop var zannettim. Ve arayıp, "Anlat bize" dedim. Murat "Kıyafet üzerimdeyken belli olmuyor tabii kaslar" deyince "Sen o dolabını boşalt. Böyle vücudun varsa çıplak dolaş zaten Murat'çığım" demeden edemedim. Şaka bir yana Murat "Telefonuna orijinal bir fotoğraf yollayacağım" dedi. İnanmayanlar için söyleyeyim. Ben orijinal fotoğrafı gördüm, gerçekten bu Murat.

        Neyse, Murat, "Bu iş emek işi. Ben dergiye kapak olmak için yapmadım. Zaten böyle bir vücudum vardı. Çekim yapmak istediler, ortaya kapak çıktı" diye anlattı olayı. Ben Murat'a Kuzey'i yani Kıvanç Tatlıtuğ'u hatırlatınca, "Kuzey'e rakip olmak istiyorum. Beni de diziye alsınlar diye bu vücudu yaptım. Şaka bir yana onlar genç arkadaşlar. Artık orta yaşlara geldim, ama 25 yaşında hissediyorum kendimi. Televizyona dönmek istiyorum. Eşim de izin verdi" dedi. Bence de dönsün. Ve merak edenler için Murat, çekim öncesi 300 gr haşlanmış pirinç yemiş ve çok az su içmiş. 2.5 ay boyunca da 6 yumurta akıyla yapılmış omlet ve haşlanmış pirinçle beslenmiş. Sanırım gladyatör erkekler çoğalacak. Hazır olun. Ve artık göbek, kıllı vücut hayal olmaya başladı. E tabii bu durumda kadınlara da çok iş düşüyor. Artık fit olmak şart. Hadi kadınlar spora. Durmak yok, yola devam.

        MEMLEKETTE HERKES MEŞHUR

        GEÇEN gün Etiler’den taksiye bindim. Taksi şoförü beni tanıyınca başladı sorularına. Malum işin içinde magazin olunca herkesin merak ettiği bir şeyler oluyor. Neyse taksici bey laf arasında, “Ben de şimdi dizide oynadım, aldım 70 TL” dedi. Tabii durum değişti ve soru sorma sırası bana geldi. Meğer taksici beyin durduğu durağa bir çekim arabası gelmiş. ‘Fatmagül’ün Suçu Ne?’ dizisinin Asu’sunun yani Hacer’inin yani Sevtap Özaltun’un taksiye binme ve inme sahnesi varmış. Üç kez tekrarı yapılmış ve yarım saat sürmüş. Bunun karşılığında da 70 TL kazanmış. Taksici “Abla temiz iş. Keşke hep dizi olsa. Çok da zevkli. Ama kadın çok güzel değildi ya. Dizide daha güzel gözüküyor” demesin mi? Güler misin, ağlar mısın? Türkiye burası işte. Yani bu ülkede herkes bir gün yarım saatliğine bile olsa meşhur oluyor işte. Ve unutmadan, taksici bey o gün hem bana anlattı hem de bütün akrabalarını arayıp dizinin yayınlanacağı günü söyledi. Yani ‘Fatmagül’ün Suçu Ne’ dizisinin izlenme payında taksicinin de payı büyüktü o gün için.

        AH CENGİZ VAH CENGİZ

        “GAZETECİLİK BİTMİŞ” diyen Cengiz Semercioğlu’na söylenecek çok söz vardı, ama bence en mükemmel yazıyı Kadir Kaymakçı yazdı. Müthiş bir yazıydı. Okumadıysanız www.haberturk.com yazarlar bölümünden lütfen açıp okuyunuz. İnşallah Cengiz de yazıyı “Bir değil, çok kez okumuş ve anlamıştır” diyeceğim ama bana pek anladı gibi gelmedi. Ve “Magazin bitmiştir” lafını ancak kapı önlerinde sabahlara kadar soğukta beklemiş, sıcakta kan ter içinde trafikte bir habere yetişmeye çalışmış, haber kovalamak uğruna tehlikeler atlatmış kişiler söylerse saygı duyabilirim. Yani masa başında olmuyor bu işler Cengiz Bey. Dolaşmak, dokunmak, yorulmak, hissetmek, görmek ve yaşamak gerek... Ezbere konuşmamak gerek.

        Diğer Yazılar