Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ya zaten hep bu sanatçılar hatalı. Onlar ne yapıyorsa hep haksızlar. Bakın efendim, yani yiğidi öldürelim haklarını yemeyelim. Hepsi kaprisli, hepsi olay çıkaran insanlar değiller. Bilin ki, sanatçının bir olayı çıkıyorsa bunu kendi istiyordur. Bakın şimdi size bir olay anlatacağım. Olay geçen perşembe Profilo Alışveriş Merkezi'nin içinde bulunan Tiyatro Kare'de gerçekleşmiş. "Büyük İkramiye" oyunundan sonra. Suzan Aksoy, Yılmaz Sütçü, Celal Kadrikınoğlu, Armağan Çağlayan ve Pelin Ermiş oyundan sonra finans müdüründen paralarını alacaklarmış. İlk Armağan Çağlayan müdürün yanına gitmiş ve o aylık ödemesini almak istemiş. Finans Müdürü Bey, "Sen kimsin? Ben seni tanımıyorum. Sana ödeme yapamam" deyince de haliyle kıyamet kopmuş. E şimdi siz olsanız koparmaz mısınız? Geçen sezondan bu yana süren bir oyunda oynayan oyuncuya ve üstelik medyatik birine "Seni tanımıyorum?" diyen birisi. Neyse tabii diğer oyuncular da bu tavrın yanlış olduğuna karşı aynı tavrı sergileyince sesler yükselmiş. Görevliler falan girmiş araya. Ve finans müdürü, "Ben hiçbirini tanımıyorum!" diyerek iyice olayı çirkinleştirmiş. Sonra da, "Bu sanatçılara hiçbir şey söylenmiyor kardeşim" diye söylenmeye başlamış. Güler misiniz ağlar mısınız? Fıkra gibi olay. Finans müdürünün derdi neymiş tabii hala muamma.

        Bir çift ağlaya ağlaya ayrılıyorsa

        Sema Şimşek ile Burak Hakkı ağlaya ağlaya boşanıyorlar. İvana Sert ile Yurdal Sert birbirlerine söylemekleri söz kalmadı ama şimdi de boşanmak istemiyorlar. Peki o zaman gelin bir düşünelim. Eğer bu çiftler ayrılmak zorunda kalıyorsa...

        1- Erkek kadını aldatmıştır. Kadın affetmiş ama sindiremiyordur.

        2- Adam melek yüzlü bir şeytandır.

        3- Adam alkoliktir, kadın artık susmaktan patlayacağı için boşanmak istemektedir.

        4- Adam kadını sürekli dövüyordur.

        5- Koca kıskançlık krizlerine girip kadına nefes aldırmıyordur.

        6- Kadın, kadınlık görevini yapmıyordur. Sürekli "başım ağrıyor" bahanesi sunuyordur.

        7 -Kadın pis, dağınıktır.

        8- Kadın ailesine fazla düşkündür. Sürekli anne ve babasının yanında olmasını istiyordur.

        9- Kadın paranoya halinde kıskançtır.

        10- Çek, senet davaları vardır, bu yüzden anlaşmalı boşanıyorlardır ancak çaktırmıyorlardır.

        Aradaki farkı bulun

        Müzik dünyasının mutfağındaki insanlar kendilerini göstermeye çalıştıkça ne kalıcı albüm ne de şarkı çıkıyor. Bakın geçen "Bir gün müzik dünyasının mutfağındaki herkes albüm yapacak" diye yazmıştım. Ya da "Yakında herkesin bir albümü olacak" desek daha doğru olur. Neyse, geçen İskender Paydaş ile Mustafa Ceceli'nin klibine denk geldim. İskender Paydaş'ın çıkardığı "Zamansız Şarkılar 2011"in "Sensiz Olmaz Ki" şarkısının klibi. Aklıma Ozan Doğulu'nun çıkardığı "130 Bpm" albümlerinin klipleri geldi. Aradaki farklara baktım. Ozan Doğulu DJ kabininde, İskender Paydaş piyanosunun başında ama ayakta. Ozan Doğulu arkada tıpkı İskender Paydaş gibi Sıla ve Mustafa Ceceli önde. Ozan şarkıyı mırıldanıyor, İskender Paydaş kafasını sallıyor. Saçlarını savuruyor bir o yana bir bu yana. Ozan Doğulu takım elbise, İskender Paydaş deri uzun pardesü giymiş. Yani anlayacağınız bana bu klip iki yıl önceki Ozan Doğulu'yu hatırlatıyor. Yani herkes albüm yapmak zorunda mı? Yani anlayacağınız taklitler hep asılları yaşatıyor? Yani anlayacağınız biri bir şey yaptı tuttu, hadi biz de yapalım olmak zorunda mı? Keşke birileri de eskisi gibi kalıcı şarkı üretmek için çalışsa.

        Unutmadan

        - Yıldız Tilbe, önümüzdeki salı akşamı Cahide'de sahneye çıkacakmış. Geçen en son başından aşağıya şampanya dökmüştü. Bu sefer ne yapacak meraktayım. Kaçmaz.

        - Salı günü bir de Selçuk Yöntem'in kardeşi Levent Yontem parti düzenliyor. Hem de bu parti başka parti. "Şapkanı tak gel" partisi Mayotte Pub'da. Selim Baklacı'nın tasarladığı bir şapkam var. Ben o partiye o şapkayla katılacağım.

        Diğer Yazılar