Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Birçok kişi, "Okan Bayülgen kanal değiştirdiğinden bu yana kendinden söz ettirmek için sürekli birilerine laf atıyor" diyor. Ama aslına bakarsanız bu yeni değil. Okan hep böyleydi. Magazini sevmiyor gibi gözüküp yıllarca magazinden beslenip magazinin en ortasında yer aldı. Ve magazinin yapılması gereken kurallarını en iyi şekilde uyguladı. Yani Okan Bayülgen hiçbir şeyi durup dururken söylemez. Hangi lafın nereye gideceğini ve nasıl haber yapılacağını çok iyi bilir. En son Sibel Can'a laf söylemiş. Sibel Can da Okan'a övgüler yağdırarak yanıt vermiş. Bence Okan'ı ezmiş de ezmiş. Yani bu Sibel Can'ın yıllardır uyguladığı bir taktik. Her zaman kendisine kötü söyleyene güzel sözle yanıtlar vererek üstüne çıkmaya çalışır ve bunda da başarılı olur. Bu kez de Okan'a uygulamış bunu Sibel Can. Yani ben diyorum ki, akıllı kadın vesselam. Kime nasıl yanıt vereceğini çok ama çok iyi biliyor.

        ***

        Uyuyan devi uyandırdınız

        Kıvanç Tatlıtuğ'un baklavalarından sonra erkeklerin kas merakını konuşmaya başladık ancak yıllar önce de pek bir modaydı bu kas olayı. Sadece popüler değildi. Özellikle de, Jess Molho "105 kiloluk küçük dev adam" olarak ortalarda dolaşıyordu. Bu kas olayının öncülerinden olarak söz ettiriyordu kendisinden. Hâlâ bile ilk akla Jess geliyor. Ancak yıllar içinde o bu kas olayından vazgeçmiş. Ta ki, Kıvanç Tatlıtuğ ve Murat Başoğlu kaslarıyla arz-ı endam edene kadar. Jess yeniden çalışmaya başlamış. Son günlerde gömlekler dar geliyor benden söylemesi. Tıpkı sokaktaki birçok erkek gibi... Jess diyor ki, "Bu gerçekten başka bir sevda. Onları görünce tekrar eski günlerim aklıma geldi. Uyuyan devi uyandırdılar". Ben bu sevdayı asla anlamıyorum. Ama erkeklere şunu söyleyebilirim ki, fazla uçmayın. Çünkü kadınlar çok hoşlanmıyor böyle küçük dev adamlardan. Kaslar yani baklavalar tadında olursa yenmez. Kıvanç'ınki de tadında olduğu için beğeniliyor zaten. O yüzden de, aman beyler dikkat. Bu arada erkekler bu estetik olayına çok taktı son zamanlarda. Geçen birkaç estetik doktoruyla sohbet ettim de, erkekler en çok göğüs ameliyatı oluyormuş. Yani büyük olan göğüslerini aldırıp şekil verdiriyorlarmış. Ne diyeyim yakında bu estetik olayında kadınları geçecekler o çok belli oldu.

        ***

        Yıldızlar hakkında

        Geçen size, "Yıldızlar parlamıyor artık" diye bir yazı yazmıştım. Organizasyon kurulu üyesi Zeynep Helvacı'dan bir mail aldım. Zeynep Hanım "Stars of İstanbul" için iki yıldır 800 kişi canla başla çalıştıklarını ve çok büyük bir özveride bulunduklarını söyledi. Üstelik UNlCEF'te 400 bin TL gibi bir bağış aktardıklarını ve aktarmaya da devam ettiklerini dile getirdi. Ben Zeynep Hanım'ın samimiyetine inandım. Ancak ben o yazıda şunu ifade etmeye çalışmıştım. Benim inanmam değil, çalıştığınız birçok kişinin size inanması çok önemli demiştim. Ve belli ki, sonuç bazı kişileri tatmin etmiyor. Neyse son olarak şunu söylemem gerekirse bu bağış olayları tamamen vicdan olaylarıdır. Ve bu olaylara kalkışan kişilerin de çok vicdanlı ve her şeyi kurallara uygun yürüttüklerine inanmak ve güvenmek istiyoruz haliyle. Yani bu işlerde herkes kendince haklıdır. Ve inşallah söylendiği gibi her şey yerli yerine ulaşıyordur.

        ***

        Acaba

        ■ Hadise daha kaç kez Türk vatandaş olduğunu söyleyecek. Zannediyorum, şimdiye kadar yüz kere söyledi.

        ■ TRT Eurovision için bir sürpriz yapıp Hande Yener'i gönderir mi diye konuşuyor herkes ama bence zor.

        Diğer Yazılar