Beyaz'a gençlik aşısı
Yıllarca Ajda Pekkan’ın estetikleriyle uğraştık. Ama artık şu gerçeği herkes kabul ediyor ki, kimse yaşlanmak ve yaşlı gözükmek istemiyor. Genç-yaşlı, kadın-erkek diri, taze ve genç gözükmenin peşinde. Estetik cerrahların boş vakti yok. Spor salonlarında baklavalarını gere gere sergileyen adamlardan geçilmiyor. Birçok erkek hem yüzüne müdahale ettirmekten geri durmuyor hem de saç ektiriyor. Kişi kendine yakıştırdığı sürece problem yok tabi. Herkes kendine baksın. Çünkü günümüzde göbeği sarkmış erkeği ya da bakımsız kilolu kadını kimse görmek istemiyor. Birçoğu doktora gittikteri zaman arka kapıdan girip çıksa da, estetik yaptıranların da hemen yüzüne bin ışık geliveriyor. Tıpkı Beyazıt Öztürk’te olduğu gibi. Evet Beyaz, doktor Serdar Eren’de yüzüne ufak, tefek dokunuşlar yaptırmış. Zaten bu küçük dokunuşların hemen yüzene bir ışık, canlılık, gençlik getirdiğini de bu hafta çıkan bütün gazetelerdeki “Yalan Dünya” fotoğraflarında görebilirsiniz. Bence çok da güzel olmuş. Birçok kişi, “Oyuncu yüzüne müdahale yaptırmamalı” diye düşünüyor ama ben onlardan değilim. Abartılmadığı sürece tadından yenmez. Tek şiddetle karşı çıktığım 17’lik çıtırların silikon ve botox yaptırması. Bunu yapan doktora doktor bile demek istemiyorum.
Beyaz’ın yüzünün canlılığı uygulanan vitaminden. Ancak botox biraz fazla kaçmış. Kaşları biraz dikleşmiş. O da botox yaptıran kişi için en kötü görüntüyü sağlıyor.
Erkek-kadın muhabbeti
Bülent Uygun’la Eskişehirspor Başkanı Halil Ünal’ın Demet Akalın’dan bahsettikleri konuşma şunu gösterdi ki erkekler kendi aralarında öyle bir konuşuyorlar ki, düşman başına. Size küçük bir konuşma örneği daha vereyim. Bakın dilinin kemiği olmayan, karısı, kızı, kız kardeşi olduğunu unutan erkeğin konuşmalarından en iğrençlerinden biri de şöyle: Mesela bir mekânda yemek yiyorsunuz ya da eğleniyorsunuz. İçeriye bir kadın giriyor. Erkek, kadın için, “Ben bu kadınla yattım” diyor. Şimdi kadına gidip, “Sen onunla yattın mı?” diye soracak haliniz yok. Hadi sordunuz diyelim, kadın “Yok öyle bir şey” diyor. Sonra erkeğe, “Yokmuş öyle bir şey dediğiniz zaman”, erkek “Yalan söylüyor o..pu” diye çamur atmaya devam ediyor. Hadi bakalım ayıkla pirincin taşını. Rezalet. Kadın durumunda da olay şöyle gelişiyor; bir erkekten bahsedilirken kadının eğer o erkek ile bir sorunu varsa hemen, “Ben onunla birlikte oldum. Cinsel hayatında problemler var” diyerek detayları anlatmaya başlıyor. Şimdi tabii burada anlatamayacağım ama sizler zaten tahmin ediyorsunuzdur. Utanıyorum. Yani kısaca lütfen biraz daha saygı beyler bayanlar.
Asmalımescit’in masaları
Geçen gün Cihangir’de masaların akibetiyle ilgili hummalı bir konuşma vardı. Masalar konacak konmasına ama santim santim inceleniyor durum. Yani o santim olarak karışlanan yere ancak iki masa sığıyor. Ve şimdi yeni bir gelişme var ki, yerden yüksekliği de olması gerekiyor. Yani o yüksekliği yaptırmak için de 25 bin TL harcamak gerekiyormuş. Bir kaç yer yaptırmış. Ancak birçok dükkân da, isyanda. O yerden yüksekliği neden yaptıracaklarını hâlâ anlamış değiller. Ancak kuralların arasında bu da var. Yaptıran kişiye izin verilecekmiş. Tabii arada çok söylenti ve söylem var. Şimdi burada onları yazarak kimseyi zan altında bırakmak istemiyorum. Ama durum şunu gösteriyor ki, o masalar oraya konacak. Ancak bu hiç kolay olmayacak.
Unutmadan
ŞİRİN Ediger de tıpkı eşi Okan Bayülgen gibi yazıyor siliyor yazıyor siliyor. Geçen hafta Şirin Ediger Twitter hesabına birçok ünlüyü eleştiren yazılar yazdı. Ama sonra arkasında duramayacağını anlamış olacak ki, silmiş hanımefendi. Demek oluyor ki, Tuba Ünsal da Tamer Karadağlı da boşu boşuna ortaya atlamış oldular. Biz de boşu boşuna konuşuyoruz. Yani yazılan çizilen bir şey yok ki. Şirin Hanım çıkıp, “Siz rüya mı gördünüz?” dese ispatımız yok yani.
MELİKE İpek Yalova ile Sergen Yalçın’ın aşk haberleri son günlerde pek bir meşgul eder oldu bizi. ikisi de bekâr, ikisi de genç. Ama birlikte olduklarını saklıyorlar. Magazin şifrelerinin başında gelen bir kuraldır bu. Melike Hanım için anlıyorum da, Sergen’in açıklamalarına baktığım zaman anlamıyorum. Yani Sergen, hâlâ meşhur olma taktikleri mi bunlar? Gereksiz...