Yorgun, şaşkın, heyecanlı mutlu, mutsuz CEM...
CEM Yılmaz’ı izlemeye gittim çarşamba akşamı. Evlenmeye ve baba olmaya hazırlanan Cem’i biraz yorgun, şaşkın, heyecanlı, kararsız, mutsuz, mutlu gördüm. Kolay mı, iki ay içinde hayatına bir kadın giriyor ve bir de baba olma kararı alıyor. Herkesin şaşırdığı bu değişikliğe belli ki, o da daha alışamamış. Ama artık girmiş bu yola. Zaten o da laf arasında, “Karşı cinsle artık barıştım” dedi. Yani bu yoldan çıkış yok. Hayırlısı olsun. Ahu Yağtu da sabırlı, pozitif kişiliğiyle tanınır ve çok sevilir. İşte hayat hiç belli olmuyor. Belki de, uzaklarda aradığınız çok yanı başınızdadır da siz görmüyorsunuzdur. “Bakmayı bilmek gerek” demişler. Benim gittiğim gece Kenan Doğulu, ağabeyi Ozan Doğulu ve yengesi Ece Doğulu da vardı. Kenan da aile durumuna girmiş gibi. Yakında onun da evleneceğini duyacağınız gibi geldi bana. Zaten Cem Yılmaz, “Kenan bu izdivaç programlarından sana sekiz kadın alma hakkı düşüyor. Çünkü orada araba ve evden başka bir şey istemiyorlar” diye takıldı.
Avşar kızı birçok kişiyi şaşırttı
Mehmet Dereli ile flört etmeye başladıklarını itiraf eden Hülya Avşar’ın bu açıklaması beni olduğu gibi birçok kişiyi şaşırttı aslında. Hülya Avşar’ı tanıyanlar, “Yoktur öyle bir şey. Hülya’nın tarzı bellidir. Sporcu olmazsa olmaz” dedi. Ben de ilk başta böyle düşünenlerdendim. Hatta en son Ayşe Arman ile yaptığı röportajda Hülya Hanım “Spor yapmayan insandan midem bulanıyor. Sporcu olmayan biriyle olmam imkânsız” demişti. Mehmet Dereli ne kadar sıklıkta spor yapıyor bilemem ama artık bundan sonra spora başlasa iyi olur. Ama zaten bundan sonra böyle bir şansı yok gibi geldi bana. Ne diyelim, hayırlısı olsun. İnsanların yaşları ilerledikçe düşünceleri de değişiyor haliyle.
ZENNE’yi izlerken salonu terk edenler
TÜRKİYE’DE biz hâlâ insanların yatak odalarını konuşuyoruz. Cinsel tercihlerini sorguluyoruz. Ve maalesef de işin içinden çıkamıyoruz. Kimisi hiç duymak, hatta görmek bile istemiyor. İşte onlar da “Zenne” filminde salonu terk ediyorlar. Zaten o salonu terk etmek ve insanlara göstermek için giriyorlar. Bu da bir tür eylem şekli. Benim girdiğim salonda da terk ettiler. Ve başka salonlarda filmi izleyen arkadaşlarımın izlediği seanslarda da aynı şey olmuş. İşte bu yüzden de, konuşamıyoruz, tartışamıyoruz, yok sayıyoruz ve öldürüyoruz. Tıpkı Ahmet Yıldız’ın eşcinsel olduğu için töre cinayetine kurban gitmesi gibi... İşte bu film Ahmet’in hikâyesi. İzleyin derim.
Yeni mekânlar açıldı
1-Eskiye özlem günden güne büyüyor. Artık meyhaneler daha çok ilgi çekiyor. Melek Boz da Nişantaşı’nda Sarraf Meyhane’nin kapılarını geçen çarşamba günü açtı.
2-Cenk Eren’in sahibi olduğu My Pavyon bundan böyle Sortie bünyesinde hizmet verecek. Bu yüzden de kışlık Sortie içinde muhteşem bir mekânın kapılarını dün gece açtı.
Unutmadan
BUNDAN böyle Serdar Turgut ile hazırlayıp sunduğumuz “Alt Üst Muhabbetler” cuma akşamları Habertürk ekranlarında devam edecek. Yani günümüz değişti. Çünkü sevgili Murat Bardakçı’nın fenomen olan “Tarihin Arka Odası” geri döndü. Zaten biz de kısa bir süreliğine devralmıştık. Bu gece keyifle “Tarihin Arka Odası”nı izleyeceğiz. Cuma geceleri de “Alt Üst” olmaya devam edeceğiz.