Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        TEMMUZDA bu konuyla ilgili bir şeyler yazmışım. Yani hamile kalıp erkeği evliliğe ikna eden kadınların sayısının hızla arttığını ve kadınlar arasında yeni bir moda başladığını söylemiştim. Şu an etrafımda o kadar çok ki, hamile kalarak sevgilisini evliliğe ikna eden kadınlar... Ahu Yağtu'nun arkadaşları da Ahu için, "Hamile kalmam gerek, çünkü anne olmak istiyorum" dediğini doğruluyor. Cem Yılmaz'dan kısa süre önce adı birçok kişiyle anıldı Ahu'nun. Aynı sözler o zaman da sarf edilmişti. Tabii bu konuyla ilgili bilinen çok detay var ama şimdi artık onları karıştırmanın zamanı değil, çünkü çift artık bir yola girdi. Mutluluklar dilemek gerek. Ama benim asıl bahsetmek istediğim, bu fikir ve düşünceyle hamile kalındıktan sonra o çocukların yıllar sonraki durumu ve psikolojisi... Konunun uzmanları bebeğin anne rahmine düştüğü andan itibaren her şeyi hissettiğini söylüyor çünkü. Ayrıca, hamile bir kadının "Aslında bu çocuğu istemedik ama aldıramadık" dememesi gerektiğini ya da "Bu adamı evliliğe ikna etmek için hamile kaldım. Yoksa çocuk istemiyordum" sözlerini sarf etmemesi gerektiğini söylüyorlar. Çünkü bu sözler çocuğun ilerideki durumunu belirliyormuş. Yazık ki, bu detaylar hep göz ardı ediliyor. Çünkü kadın ne olursa olsun evlenmek istiyor; tuhaf, garip! Ama çocuğu da düşünmek gerekmez mi?

        ***

        Eski dostlar

        MÜJDAT Gezen, Şevket Altuğ, Perran Kutman ve tüm eski dostlar zaman zaman bir araya gelip sohbet ediyor. Hâlâ eski dizi ve filmlerini konuştuğumuz bu isimler futbol ve politika konuşmuyor. Sadece gülüp eğlenip eski anılardan bahsediyorlar. Düşünsenize bu isimlerin yeniden ekranda olduğunu. Hangi yapımcı bu duruma ikna eder bilemem ama o sohbetin uzaktan çekilip ekranlarda gösterildiğini düşünsenize. İddia ediyorum reyting rekorları kırar. Çünkü insanlar aslında sahte isimlerden çok ama çok sıkıldılar.

        ***

        Eşcinsel misin?

        GEÇEN gece Okan Bayülgen'in 'Muhabbet Kralı' programına konuk oldum ve "Heteroseksüelliğin sonu mu geliyor?" konusunu tartıştık. Tam anlamıyla konuşamadık; açıklanamayan çok ama çok konuyla havada kalan bir sohbeti tamamladık. Program sonrasında ise sonuca varamadığım sayısız soruyla karşılaştım. Birçok kişi, "Oraya çıktıysan kesin eşcinselsindir. Öyle misin?" diye sordu. Yazık ki doğru söylüyorum. Hiç şaşırmayın. Demek marjinal bir kulübe gidip eğlenen bir karı-koca bile anında eşcinsel olarak adlandırılıyor bazı kişiler tarafından. Ben üzülüyorum bu durumlara. Hâlâ gelen bu tuhaf sorular karşısında gülmeli miyim, yoksa üzülmeli miyim? bilemiyorum. Bayılıyoruz insanların tercihlerini konuşmaya. Şu anda birçok insanın, "Biliyor musun? Esin aslında eşcinselmiş" dediğini duyar gibiyim. Çünkü bu memlekette konu hakkında hiç bilgisi bile olmadan kuyuya taş atan bir sürü deli olduğuna çok şahit oldum.

        ***

        Aklıma takılanlar

        ■ Ülkemizi kasaba sanan Megan Fox, bu yüzden yanında pek fazla kıyafet getirmemiş olacak ki, hangi kanala gitse, hangi gazeteye çıksa hep aynı kıyafet vardı üzerinde.

        ■ Birkaç sosyetik hanım Beymen Brasserie'de yemek yiyor. Sohbetleri de kendilerini çeken gazeteciler. Ama hepsi dertli. Çünkü "Nereye gitsek bizi buluyorlar. Sırf bu yüzden her gün kuaföre gidiyoruz, saç yaptırıyoruz. E kötü yakalanmamak gerek" diyorlar.

        ■ Hülya Avşar'ın yeni flörtü Mehmet Dereli şu günlerde pek bir gündemde. Adı Hülya Avşar'la anılmaya başladığı andan itibaren konuşuyor da konuşuyor. Maşallah ne çok istiyormuş popüler olmayı. Haydi hayırlısı!

        Diğer Yazılar