Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Geçen Kıvanç Tatlıtuğ‘a hayran bir kadının yanıma gelip ev adresini istediğini yazmıştım. Bunun üzerine birçok kişi, “Gerçekten gelip senden bunu istedi mi o kız?” diye çok soru geldi. O zaman ben de dedim ki, gelen diğer istekleri ve soruların bazıları ile aklıma gelenleri sizinle paylaşayım. Bakın daha neler soruyorlar neler? -Bülent Ersoy makyajsız nasıl? Normal hayatta da bağırıyor mu? -Ajda Pekkan’ın gözleri normalde kapanmıyor değil mi? -Özcan Deniz, Fahriye Evcen’e gerçekten âşık mı? Kadının peşini bırakmıyor sanki. -Tarkan kendini hep eve mi kapatıyor. Normal hayatta neler yapıyor? Nereye gidiyor. Ben şimdi gidip dudağına yapışsam bana kızar mı? -Hülya Avşar‘ı geçen gün gördüm normalde kalçaları çok daha büyük gözüküyor ama o kadar da büyük değildi. Acaba bir şey mi yaptırdı? -Sertab Erener‘in doktoru kim? -Şahan Gökbakar sürekli yemek mi yiyor? Normalde hep yalnız mı? -Beren Saat beni görse kesin bana âşık olur. Kendisine nasıl ulaşabilirim? Benimle tanışması gerekiyor? -Sezen Aksu gerçekten herkesi evine toplayıp koloni halinde mi yaşıyor?

        Yeni yılın ilk magazin yıldızları

        Bence 2012 magazin dünyası için çok hareketli geçecek. Ve bunu da ilk ayında gösterdi. Ve ilk aydan itibaren de, Karolin Fişekçi ve Mehmet Dereli’yi kazandırdı bize. Tamam Mehmet Dereli sosyetenin tanıdığı bir isimdi ama Hülya Avşar ile bir hafta flört edince şimdi magazin sayfalarının vazgeçilmez ismi oldu. Şimdi her yanına gelen kadınla adı anılacak ve haberleri çıkacak. Tabii Hülya Avşar ile el ele çıkmayı hedeflerken planlar suya düşünce yıkılmadım ayaktayım pozları da verecek tabii.. Ve artık bizler de sık sık Mehmet Dereli’den bahsedeceğiz. Mehmet Dereli gibi bu yılın ilk ayında magazin şifrelerinden yararlanan bir diğer isim de, Karolin Fişekçi oldu. Karolin’i biz bir altı ay daha muhtemelen konuşuruz. Daha sonra bir ara unutur, sonra yine hatırlarız. Ama sonuç olarak sonra hatırladığımızda bile yine aynı durumları konuşuruz. Orhan Pamuk ve ihtarname ile biten bir aşktan...

        Bir iç çamaşırının akıllara getirdikleri

        Geçen Tardu Flordun, Canan Ergüder’den ayrılıp ayrılmadığı sorusuna “Ben çamaşır değiştirir gibi kadın değiştiren biri asla değilim” demiş. Tabii bu açıklamayı okuyunca magazin dünyasındaki bazı iç çamaşırı mevzuları geldi aklıma. Bakın Nejat İşler, “İçime don giymiyorum, fazlalık yapıyor” diye yıllar önce bir röportajında açıklama yapmıştı. Hatta o dönem sevgilisi Şevval Sam kendisine iç çamaşırı hediye almış. Tabii Nejat sonrasında bir de Kenan Doğulu gelir hep aklıma. Kenan da bir röportajında, “Sevgilimin külotu avucumun içine sığsın” demişti. Tabii bu sözler bir anda çıkmıyor ağızlardan. İlla ki bir bütünlüğü var. Yani soru soruyu, cevap cevabı getiriyor. Ve ortaya böyle bol iç çamaşırlı olaylar çıkıyor.

        Dikkatimi çekti

        Ceyda Ateş, “Basın dünyası hayal dünyasında yaşıyor” diyor. Vay vay vay... Ben yıllarını bu işe vermiş sanatçılardan bile bu sözleri duymuyorum. Ceyda, gayet hızlı maşallah. Facebook’ta ilişki durumu diye bir bölüm var. Meğer son günlerde herkes sürekli değişiklik yapıyormuş bu bölümle ilgili. Özellikle de kadınlar. Vallahi ben erkeklerin yalancısıyım. Bu durum sürekli dillerinde dalga geçiyorlar.

        Diğer Yazılar