Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Malum, kadınlar güzelliklerine düşkündür. Kar kış, kıyamet dinlemez. Güzellik uğruna her türlü zorluk acı, sızı, vız gelir. Malum son günlerde de, sürekli kar yağıyor. Birçok kişi evinden çıkamıyor. Ama tabii bu yaz gelmeyecek anlamına da gelmiyor. O yüzden şimdi tam estetik zamanı. Ama kış değil yaz estetikleri. Biliyorsunuz yaz ve kış estetikleri var. Şimdilerde insanlar yazın havuz, deniz kenarında rahat rahat bikinileriyle dolaşabilmek için yaz estetiği yaptırıyor. Yani estetik doktorları sürekli liposuction, meme, karın germe ameliyatları yaptırıyormuş. Maşallah ne doktorların boş vakti var ne de hastanelerde boş ameliyathane... Randevu almak için sıraya giren kadınlara şahit oldum.

        Gülse Birsel ile uğraşmak

        İlk zamanlar “Avrupa Yakası” için de bu tarz sözler vardı. “Yok olmamış, olmayacak, bu iş bize göre değil. Çok Avrupai, bizim insanımız değil” tarzında sözler. Ama sonraları ne oldu “Avrupa Yakası” patladı. Hem de öyle böyle değil. Şimdi de “Yalan Dünya” için duyuyorum bu sözleri. Yok yok bizim insanımız “Ben demiştim gördün mü?” demeyi çok seviyor. Ve bu yüzden de böyle büyük büyük laflar ediyorlar ki, “Bak ben demiştim, gördün mü olmadı. Reyting de alamadı zaten” demeyi. “Yalan Dünya”nın da “Avrupa Yakası” gibi zamana ihtiyacı var. Yani eksiği yok fazlası var. O yüzden de söylenen tüm olumsuz sözlere şahsen ben çok gülüyorum ve “Ah ah nedense hep başarılı insana böyle sözler söyleniyor ülkemizde. Ne tuhaf insanlarız ya” demekten kendimi alamıyorum. O yüzden de Gülse Birsel’i şahsen ben hiç konuşmadığı ve sessiz kaldığı için tebrik ediyorum. Bu arada kimi insan yönetmen Zeki Demirkubuz’u isminin dizide anılmasından rahatsız olduğu için haklı bulurken ben biraz saçma buldum. Hem kendine güvenen başarılı bir insan neden bu tarz bir şeyle uğraşsın ki. Ben Zeki Demirkubuz’un yerinde olsam hoşuma giderdi. Hatta oturur bir güzel de izler eğlenirdim.

        Hande'ye Madonna dolgusu

        Son günlerde Madonna fırtınası yine esiyor maşallah. Kadın her albümünde yeni bir şey yapıyor ve bu rüzgâr uzun bir süre gidiyor. Şimdilerde de yüzüne yaptırdığı dolgularla konuşuluyor. Doktorlara da Madonna fotoğrafıyla giden kadınlar var. Evet “Ben Madonna dolgusu istiyorum” diyorlarmış. Bu nasıl bir şey ya? Tamam kuaföre gidip dergiden gazeteden kesilen fotoğrafları gösterip, “Ben bu saç rengini istiyorum” diyenleri biliyorum da, yüze müdahaleyi hiç bilmiyordum. Maşallah bunu da görmüş ve duymuş olduk. Neyse tam da bu Madonna dolgusu muhabbeti yaparken Hande Yener’in de bu tarz bir işlemden geçtiğini öğrendim. Ben tabii “Kadın Madonna’nın izinden gidiyor” demeye kalmadan küçük bir araştırma yaptım. Son zamanlarda Hande Yener’in görüntüsü ile Madonna’yı karşılaştırdım gerçekten de aynısı olmuş. Saç rengi hariç, elmacık kemiklerindeki dolgular filan aynı maşallah. Neyse kliplerinden sonra böyle bir benzerlik şarttı zaten.

        Ne mi öğrendim?

        İnsanların hayvanlardan daha tehlikeli olduğunu.

        Başarılı insanlar yüzünden kıskançlık krizlerine girenlerin gün geçtikçe çoğaldığını.

        Güzel giden bir işi sırf ego yüzünden baltayla kesip kendini iyi hissedebilen zavallıların var olduğunu.

        Başkasının mutsuzluğu ile mutlu olabilenlerin çok fazla olduğunu.

        Aşk yaşayamayan insanların başkasının yaşadığı aşka musallat olduğunu.

        Diğer Yazılar