Sevmiyor ama merak ediyorsunuz
TWITTER’DA birisi, benim için, “Oxford’dan fahri doktora unvanı da alsa hayatının sonuna kadar magazin yazarı olduğu için inceden geçirmelere maruz kalacak" demiş. Evet aynen öyle. Bu yeni değil. Bu hep böyle oldu. Öyle ki, gizli gizli magazini takip eden, her konudan ' bilgisi olan bir kişi bir gün beni aşağılamış ve "Senin magazinci olmana inanamıyorum. Seninle arkadaş olduğuma da hiç inanamıyorum" demişti. Magazini sevip, takip eden kişiler bile burun kıvırıyor şöhretler dünyasına. Yani onlara sorsanız asla magazin programı izlemiyor ve hatta nefret ediyorlar. Olsun varsın. Bizim işimizin en güzel ve en cilveli yanı da bu. Keyfini sürmek gerek. Peki işte o magazini hiç sevmeyen kişiler beni görünce bakın neler soruyorlar ve neler yorumluyorlar. Tabii bunlar sadece bazıları.
1 - Hülya Avşar hâlâ Sadettin Saran'a âşık mı?
2- Azra Akın, Kıvanç Tatlıtuğ neden ayrıldı? Ve hemen arkasından "Bence Azra çok kıskanç. Çocuğu daraltıyor" yorumları muhakkak yapılıyor.
3- Kenan Doğulu ile Beren Saat gerçekten birlikte mi?
4- Emrah gerçekten cimri mi?
5- Survivor'a kimler gidecek, dedikten sonra "Acun Ilıcalı da nasıl buluyor bu adamları yaaa yine ortalık karışacak."
6- Gülse Birsel nerelerde dolaşıyor?
7- Deniz Akkaya gerçekten güzel mi?
8- Beyaz gerçekten annesine çok mu düşkün? Neden sevgilisi yok?
9- Cem Yılmaz gerçekten evleniyor mu? Ahu nasıl ikna etti acaba? Cansu acaba hiç aramış mı?
10- Hadise gerçekten çok kilolu mu?
ÇOK UMUTLUYDUM AMA...
FİLM eleştirmeni değilim. Çekim hatası, onu, şunu bunu diyerek ahkâm kesecek halim yok. Sonuçta kocaman bir emek var. Pazar günü Tolga Çevik'in "Sen Kimsin" filmini izlemek için dört arkadaşımla Nişantaşı City's'de sinemaya girdim. Film süper başladı. Şarkı harika. Giriş tamamdır. Tempo yüksek. Yani film başladığında, "Süper, harika bir film izleyeceğim şu an çok keyiflendim" dedim. Ama ilk beş dakikadan sonra büyük hayal kırıklığı. Yok film gitmiyor. Direniyorsunuz ama film gitmiyor. Tolga senaryo yazmak için biraz erken davranmış. Keşke biraz daha bekleseydi, belki biraz daha çalışsaydı. "Hababam Sınıfı", "Neşeli Günler" ve daha birçok eski Türk filmlerinin farkı neydi biliyor musunuz? Zorlama yoktu. Samimiyet ve doğallık vardı. Yani bizim özellikle son yıllarda unuttuğumuz büyük değerlerimiz. Bu yüzden de, hâlâ Türk filmi çıktığı zaman kanalı değiştirmiyor ve oturup izliyoruz. Çünkü bence hâlâ o filmlerin tadını arıyoruz.
'Evliyim ve sevgilim var'
GEÇEN bir kadın bir gece kulübünde yanıma geldi. Ve bana, "Esin Hanım ben evliyim ve sevgilim var. Öyle ki, sevgilimi de bugün bir başka kadınla öpüşürken gördüm. Aklım durdu ne yapmam gerektiğini bilmiyorum" dedi. Kamera şakası zannettim ilk önce. İnanın o an benim de aklım durdu. Ben de ne söyleyeceğimi, ne yapacağımı şaşırdım. Yani Güzin Abla da değilim ki, akıl fikir vereyim. Sonra bana sevgilisinin fotoğrafını gösterdi ve "Ne olur bunu görürseniz başka kadınlarla yazın. Rezil edin. Çünkü bu da evli ve iki çocuğu var" dedi ve gitti. Hay Allah ne yapacağımı bilemedim. Kaldım öyle. Tamam bu tarz hikâyeler başıma çok geliyor ama ben her defasında günlerce düşünüyorum.
Aklınızda bulunsun
■ Cenk Eren'in sahibi olduğu My Piyasa'da bundan böyle her perşembe Yıldız Asyalı'nın masa üzerinde keman şovu var. Yarın için aklınızda bulunsun.
■ Nişantaşı Sess'te DJ Can Parlak gerçekten çok başarılı. Bu akşam da çarşamba haftanın en güzel eğlencesinin gecesi. Kaçırmayın derim.
■ Bu akşam abisinin Akaretler'deki mekânı Minyon'da Ceylan Çapa'nın partisi var.