Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        EVLENİRKEN her şey pek güzel. Yüzlerde gülücük, gelinlik, damatlık, misafirler, takılar, gerdan kıvırmalar falan her şey tamam, ama ya sonrası? Sonrası pek fena. Tamam zaman değişti. Artık anne ve babalarımızın aşkı, evliliği yok. Eskiden olduğu gibi ceketini alıp giden erkek de hiç yok. Bu bile tarih oldu. Ama bu kadarı bile fazla geliyor bana. Bakın, çok kısa süre önce ‘Kurtlar Vadisi’ndeki Abdülhey yani Kenan Çoban’ın boşanmak üzere olduğu eşi Dilek Özkan’dan düğün masraflarını istediğine dair haberler çıkmıştı. Kenan Çoban tazminat davası açıp düğünde yaptığı 97 bin 730 liralık masrafın ‘şimdilik’ 5 bin TL’sini istemişti. Son olarak Müşerref Akay’ın eşi Emin Atalay’ın da şimdiye kadar yaptığı 500 bin TL’lik masrafı ve çoraplarını yıkamadığı için 400 bin TL para istediğini okuyoruz. Sanırım ileride bu haberler çoğalacak ve biz de sıradan bir haber okuyormuşuz gibi bakıp geçeceğiz. Yani teknoloji ilerledikçe bizim de ayarlarımızda bir değişiklik oluyor. Sanırım bu ayarlar hiç düzelmeyecek. O yüzden sağımızda, solumuzda, hatta kendi evimizde kocaman bir yalnızlık oluşuyor. Kimseye güvenememekten doğan kocaman bir yalnızlık.

        Çisil ve Sefa'ya bir yapımcı el uzatsa

        BU sene ‘Yetenek Sizsiniz Türkiye’ yarışmasına katılan Çisil Ertürk’ü izledim geçen gün uzun uzun. Bence çok başarılı. Taklit ettiği kişinin sesi dışında, mimik ve vücut hareketleriyle gerçekten canlandırdığı kişiyi yaşatıyor size. Tıpkı Sefa Doğanay gibi çok yetenekli. Keşke Sefa Doğanay bazı büyükleri gibi “Ben bir yıl önce bu piyasaya girdim. Şimdi daha çok şöhret olan benim. Onunla yan yana gelemem” demeyip tutsa Çisil’in elinden de ortaya şahane bir şov çıkarsa. Çünkü bazı yetenekli insanlar sırf ego yüzünden yan yana gelemiyor bu ülkede. Oysa ki, eski Yeşilçam filmlerine bakın, hep ustalar yan yana. Ve biz hâlâ o ustaların birlikte ortaya çıkardıkları projeleri izliyoruz. Bence Sefa ve Çisil de çok güzel ikili olur; ortaya harika kabareler, şovlar çıkarırlar. Çünkü gerçekten hem çok başarılılar hem de daha gençler. İnşallah en yakın zamanda bu ikiliye iyi bir yapımcı ön ayak olur. Keşke Acun Ilıcalı bu çocukların ortaya çıkmasına yardımcı olduğu gibi arkalarında durup onlara tam destek olsa ve geleceğe daha güzel yatırımlar yapsa. Belki bu çocuklardan o özlediğimiz müzikaller, eski Türk filmleri çıkar. Ama dediğim gibi bunlar bütçe, fikir ve inanç. Tabii bir de ego kontrolü. Bu ego kontrolü maalesef son yıllarda tamamen yok olan bir kavram.

        Hafta biterken iz bırakanlar...

        Bir tarafta “Şahdamarım mısın sen benim?, Sahibim misin benim” mesajları için “O mesajlar Mustafa’ya” diyen Gülben Ergen, bir tarafta “Gülben’le mesajlaştık” diyen Deniz Seki...

        Cem Yılmaz ve Ahu Yağtu’nun düğününü biz daha çok konuşacağız. Ama düğünden aklımdan çıkmayacak en baş kare tabii ki, Cem Yılmaz’ın halay çekmesi.

        Cem Yılmaz’ın düğününe giden Kenan Doğulu’nun şans meleği Beren Saat’in arabadan inerken verdiği görüntü... Bir kadın olarak bacaklarının güzelliğine kıskanarak bakmadım dersem yalan olur. Haftada üç gün yaptığım spor beş güne çıktı bu fotoğraftan sonra.

        Diğer Yazılar