Oyalı tülbentimi doladım Züleyha dinliyorum
Geçen TRT Müzik'te "Ezgi Şöleni" programına denk geldim. Belkıs Akkale söylüyordu. Ne zaman denk gelsem izlerim. Çünkü türkü yorumlamak ayrı bir sanat ve Belkıs Akkale de bunu bana çok fazla hissettiren değerli isimlerden. Türküyü yorumlarken bağırmamak, ruhunu bozmamak, incitmemek gerek. Türkü dinlerken lise içinizi öyle bir his kaplamalı ki, benliğinizle tamamen olduğunuz yerden kalkıp o diyarlara gitmelisiniz. İşte son zamanlarda Züleyha'nın "Benden" albümünü dinlerken de bunu hissediyorum. Anadolu'da kadınların yaktığı türküleri Züleyha'dan dinlerken o diyarlara gidiyorum. Kadının ne kadar güçlü, kuvvetli olduğunu, her şeyin üstesinden geleceğini hissediyorum. Hele ki, son yıllarda kadına şiddetin arttığı günümüzde bence bu türküler çok kıymetli. 12 kadın ağzı Anadolu türküsü farklı aranjörler elinden orijinaline sadık kalınarak düzenlenmiş. Ve Ermeni halk türküsü olan "Ninno"yu da çok başarılı yorumlamış Züleyha. Hepsi tamam ama pek pek hoşuma giden de albümün sunum şekli. Ne zaman bir müzik markete girsem inci gibi işlenmiş oyalı keseleri raflarda görünce içim açılıyor. Zaten ilk gördüğüm gün eve gidip teyzemin benim için işlediği oyalı tülbentleri unuttuğum yerden çıkardım, boynuma doladım Züleyha'yı dinlerken. Ve siz de bir müzik markette kadınların yaptığı oyalı bir kese görürseniz elinize alın ve hissedin derim. Sonra da bu güzel türküleri dinleyin.
Ve...
■ Ayşe Özyılmazel ile Ali Taran boşanması hakkında herkes kendince yorum yapıyor. Ama farkında mısınız; zaten daha önce söylediklerimizi aynen tekrarlıyoruz. Çünkü şimdi söylediklerimizi, zaten çift evlenirken sarf etmiştik.
■ "Vatan Şaşmaz o met-robüse hangi memlekette bindiyse ben de oraya gideceğim!" sözleri sürerken rekl am yayından kalktı. E yayın lansaydı keşke. Sürekli güzel rüya görüyormuş gibi olurduk işte.
Yüksek yüksek tepeler
Demet Akalın'ın kınası olur da şarkılar, türküler olmaz mı? Ceylan güzel bir şov yaptı. Alişan ise herkesi coşturdu. Ama tabii Alişan'ın Hande Yener ile "Atma" şarkısına yaptığı düet bence görülmeye değerdi. Alişan ile Hande bu fikri değerlendirmeli bence. Değişik bir tarz oldu diyebilirim. Damat bey Okan Kurt şarkılar söyledi. Sesi hiç de fena değil söyleyeyim. Yani anlayacağınız çok az insanın katıldığı şık ve güzel bir kına yani düğündü. Bir kere Demet'i uzun yıllardır tanırım, ilk kez bu kadar farklı görüyorum. Yani galiba şimdi evlendiğini hissediyor gibi. Şu an gerçek karı-koca olduğunu fark ediyor. E bu da güzel bir şey tabii. Bu arada gecede arkadaşları Demet Akalın'ı ağlatmak istedi ve "Yüksek Yüksek Tepeler" söylediler birçok kez. Ama yok gelin ağlamadı. Çünkü gelin oynamak, gülmek istedi. En doğal hakkı. Yeni gelinler ağlamasın zaten. Bol bol gülsünler eğlensinler. Bu arada ben de bayılırım "Yüksek Yüksek Tepeler"e gözlerim dolar söyleyeyim.