Helal olsun sana Hülya Avşar
ŞİMDİ Hülya Avşar’ı öveceğim, yine kızacaksınız bana ama kadın yine yaptı yapacağını. Zayıfladı, daha da güzelleşti ve yılın ilk bikinili pozunu verdi. Hem de kendi çekip arkadaşımız Mehmet Çalışkan’a yollamış. Öyle ne kapris, ne ‘Aman aman’ları olmadan. Cesur hareket! Gelecek eleştirilere açık ve kendinden bir o kadar emin. Kimse de umurunda değil. Yeni nesli de çok güzel yakalıyor. Çünkü yeni neslin öyle saçma sapan kuralları, kaprisleri ve güvensizlikleri yok. Mesela birçok sanatçının dert ettiği sorunlara “Eee ne var bunda?” diyerek gülüp geçiyorlar. O kadar farklı düşünüyorlar çünkü. Hülya Avşar da farklı düşünüyor, birçok kişiden 10 adım ileride gidiyor. Kim ne derse desin kıyafetleri, duruşu, tavrı her zaman değişiyor. Bir dönem gerçekten çok kilo almıştı. Ama toparladı. Şimdi eski günlerini yakaladı. Hatta daha da güzelleşti. Genç bir kadının güzelliğindense yaşı ilerlemiş bir kadının güzelliği daha kıymetli geliyor bana. İşte Hülya Avşar da aynen böyle yaş aldıkça güzelleşiyor. Ve gerçekten bikini pozu için “Helal olsun” diyorum bir kez daha.
Begüm’ü hiç kimse tanımadı
GEÇEN gün Bebek’te önümde arabadan bir kadın indi. Koşarak karşıya geçti. Gördüğüm kişi Begüm Özbek’ti. Bir döneme damgasını vurmuş, magazin basınını arkasından koşturmuş, podyumların en aranılan ismi Begüm Özbek’i hiç kimse tanımadı. O karşıya geçerken tüm magazinci arkadaşlarım da orada duruyordu. Maalesef yeni nesil eski isimleri tanımıyor ya da dikkatli bakmıyorlar. Ama magazin öyle bir şey değil. Dikkatli bakmak ve görmek gerekir. Magazin detaydır. En önemlisi haberler detaylarda gizlidir. Bu iş yapıldığı sürece her zaman kendini geliştirmek, dün de ne oldu ne bitti bilmek, öğrenmek gerekiyor. Detayı görürseniz, farkınız da ortaya çıkar. Ben böyle gördüm, öğrendim büyüklerimden. Ve bunun hiçbir zararını da görmedim. Neyse durum böyle. Begüm uzun yıllardır Amerika’da yaşıyor. Ve sanırım gazetecilerin önünden geçip giderken o gün eskileri düşününce gülümsemiştir. Çünkü eskiden Begüm geçtiği anda tüm kameralar, fotoğraf makineleri kalkar ve sorular ardı ardına gelirdi. Ah ah eski günler!
İzzet, Aydın’a vokal yaptı
KUŞUM Aydın’ı ve Hayriye’yi Cahide’de izledim. Aslında bizler Huysuz Virjin’i çok sevdik ve benimsedik, o yüzden onun dışında yaratılan bu tarz karakterlere gözümüzün ucuyla bakıp sahiplenmiyoruz. Ama size açık ve net söyleyebilirim ki Huysuz Virjin’den sonra en sevilecek karakter Hayriye’dir. Çünkü Aydın çok başarılı ve sempatik. Aydın, Hayriye’yi daha çok geliştirmeli ve bizlere daha sık göstermeli. Çünkü sevilip sahiplenecek bir karakter yaratmış. Bu arada mekânın sahibi, aynı zamanda gazetemizin de yazarlarından İzzet Çapa o gün o kadar neşeliydi ki, Aydın şarkı söylerken attı kendini sahneye ve ona vokal yaptı. O gece orada olanlar çok şanslıydı, çünkü gerçekten 10 yılda görülebilecek bir hareketti.
Meraktayım...
1- Bir dönem gece gündüz kendinden söz ettiren Orhan Pamuk’un sevgilisi Karolin Fişekçi’yi...
2- Ülkemizde iyi bir ödül töreni izleyebileceğim günlerin gelip gelmeyeceğini...
3- Okan Kurt’la evli, mutlu olan Demet Akalın’ın ne zaman çocuklu olacağını...
4- Derin dekolteleriyle davetlere katılan kadınların seksi olmak için daha ne kadar cesur davranacaklarını...
5- Bir süredir konuşmadığımız Sibel Can’ın kilolarından ne zaman konuşacağımızı...