Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BU yaz belli oldu yollarda geçecek ömrümüz. Dere tepe demeden arşınlayacağız yolları. Yarın Cannes'a gidiyorum. Film festivalinin o büyülü atmosferine atacağım kendimi. Sonra Çeşme-Bodrum-Antalya-Dalaman derken küçük bir Türkiye turu. Ama öyle uzun uzun değil, iki günlük turlar. İşte benim en sevdiğim türden. Uzun tatilleri sevmem ben. Daralırım, sıkılırım. Ama tabii sevgiliyle gidilen başka. Ondan bahsetmiyorum. Bu kısa turlar iş için gidilenlerden. O yüzden bana göre kısası her zaman makbuldür. Çünkü gazeteme, evime, aileme, arkadaşlarıma, mahalleme dönmek isterim. Yani benim için gidişlerin heyecanı gibi dönüşlerin de acayip heyecanı vardır. Mesela ben şimdilerde haziranda ülkemize gelecek Eros Ramazzotti için heyecanlıyım. Bodrum'da konser verecek. 1998 yılında İsviçre'de buluşmuştuk kendisi ile. Muhteşem bir stat konserinin ardından bir araya gelmiştik. Küçük bir sarılmamız olmuştu unutulmayan. Evet evet enteresandı. Belki gelince hatırlatırım kendisine. Neyse tabii ben de her kadın gibi kendisine hayranım. O ayrı. Yine ve yeniden sabırsızlıkla bekliyorum kendisini. Birde benim sabırsızlıkla beklediğim bir başka isim Madonna var. Türkiye'ye geldiğinde 1996 yılında izlemiştim Madonna'yı. Şimdi ikinci kez Türkiye'de izleyecek olmanın heyecanını yaşıyorum. Yıllardır "Hiç kimse getiremedi olacak iş değil" diye söylenirken Doritos sözünü tuttu ve Madonna ülkemizde 7 Haziran'da TT Arena'da sahneye çıkacak. Daha ne olsun. Güzel bir yaz bizi bekler.

        Serdar ve kadınları

        GEÇEN akşam Sunset'te Serdar Ortaç ve kadınları vardı. En güzel manzarayı gören yuvarlak bir masada Serdar dört kadınla oturuyordu. Kadınlar önce gelip oturmuş. Serdar daha sonra geldi. Merhabalaştık. Şu sıralar stüdyodaymış ve yeni albümünü çok kısa süre sonra çıkartacakmış. Merakla bekleyen hayranlarına duyurulur. Ancak ben şu kadınlar mevzusunu bir kez daha anlatacak olursam gerçekten çok acayip bir durum. Tüm mekânda kafalar Serdar ve kadınlarının olduğu masaya istem dışı dönüyor. "Nasıl yani?" demeden edemiyorsunuz. Hep güzel kadınlar, hep Türkçe konuşamayan kadınlar. Ve öyle ki, her masada Serdar konuşuluyor fısır fısır. Kadınlar da en az erkekler kadar yorum yapıyor. Öyle ki, bazı kadınlar erkeklerin o tarafa dönen kafalarını çeviriyorlar "Yeter artık o masaya git istersen" diyorlar. Ama yapacak bir şey yok. Serdar Ortaç her zaman nereye gitse kadınları ile ilgi odağı oluyor. Bunu sahnede de yapıyor. Tüm güzel kadınları her şarkısında yanına çıkartıyor. Tuhaf bir durum. Sanki tüm hemcinslerine "Siz bakıyorsunuz ama onlar benim yanımda" der gibi meydan okuyor. Enteresan anlayacağınız.

        Aşkın tarifini yapan adamlar

        MARİE Claire Dergisi mayıs sayısında Orhan Gencebay'la süper bir röportaj yapmış. Orhan Baba aşkın tarifini yaparken, "Aşk sevginin en frapan halidir. Bence sevgi ve aşk bir bütündür, ikisi yalnız olmaz. Herkesin aşka ihtiyacı vardır ama aşkın zirvesine varmak istersen, bedensiz sevgiyi kavraman lazım. O eşsiz duyguyla yanmak istesen, bir kıvılcım yeter, inanmam lazım" demiş ki vay vay vay diyorum. Bu hafta Serdar Turgut ile hazırlayıp sunduğumuz Alt Üst Muhabbetler'de konuğumuz, Dr. Mehmet Öz'ün babası 87 yaşındaki babası Dr. Mustafa Öz 52 yıllık evlililiğini anlatırken gözleri parlıyordu. Eşinin kendisine hiç küsmediğini, yüzüne karşı kötü bir söz sarf etmediğini, yaz kış sokak kapısına kadar geçirdiğini anlattı. Benim annem ve babam da bu sene 52 yıllarını doldurdular. Kulağa muhteşem geliyor. Bu adamlara ve kadınlara hayranlıkla bakıyorum. İnanın çok özenmeye başladım. Müthiş bir duygu olsa gerek. Babam da her zaman olmasa bile anneme çiçek alıyor, kavga etseler bile bir şekilde kalbini yeniden kazanmayı başarıyor. Keşke günümüzde erkek ve kadınlar başka başka düşüncelerden sıyrılıp biraz daha anne ve babalarımızın hayatlarını inceleyebilsek. O zaman şu aradığımız aşkı, saygıyı yeni nesil olarak bulabiliriz belki.

        Ben erkek olsam

        1- Saçlarına papatya taçları takmış,

        2- Çok ağır parfüm sürmüş,

        3- Cak cuk sakız çiğneyen,

        4- Fena şekilde küfür eden,

        5- Oturmasını kalkmasını bilmeyen kadından hızla uzaklaşırdım.

        Ve ben kadın olarak

        1- Sürekli asılan,

        2- Benim yanımda başka kadına asılan,

        3- Ne konuştuğunu bilmeyen,

        4- Kendine bakmayan,

        5- Ter kokan adamdan hızla uzaklaşıyorum.

        Diğer Yazılar