Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Duygu Ulaş'ın 'Lüks hayattan otobüs durağına' haberini görünce şoke oldum. Olacak iş değil! Avrupa'da metroda ve otobüste işadamlarını, milletvekillerini, belediye başkanlarını görürsünüz. Ama hiç kimse garipsemez. Hiç kimse, "Vah vah gördün mü trilyonerdi ama düştü otobüse, metroya" demez. Ama bizde ünlü birinin cebinde Akbil görelim ya da otobüse, metroya bindiğini görelim; hemen dedikodu başlar. Ama şöyle de bir tezatlık yok değil tabii. Lüks otomobil kiralayıp gece kulübüne giden hatta kendini trilyoner gibi gösteren adamların da haberini yapıyoruz. Böyle bir ülkeyiz. Yani ye kürküm ye durumu. Bakınız beni metro, tramvay, otobüs, vapur gibi toplu taşıma araçlarında çok fazla görürsünüz. Malum "Gazetesi maaş vermiyor" tarzında bir dedikoduya başlamayınız lütfen. Keşke memleketin her yerinde metro olsa da hiç taksiye binmesem. Hatta özel arabam da yok. Kullanmıyorum. Çünkü malum otopark ücretleri ev kirası gibi... Oraya vereceğim parayı daha yararlı yerlere kullanmak gerektiğini düşünüyorum. Yani bazı insanlar hava için yaşamıyorlar, kendileri için yaşıyorlar.

        NARSİST CENK

        Türkçe sözlük anlamı 'özsever' yani kendini seven. Cenk Eren de işte tam bir narsist, bence kendinden başkasını da sevmiyor. Hatta öyle ki, aynanın karşısına geçip saatlerce kendini izlediğini filan düşünmeye başladım. Tüm mekânlarına boydan boya resimlerini koyuyor. Önceden tek resim koyardı şimdi abartmış. O mekânda başka sanatçılar sahneye çıksa bile o işi abartıyor, onların küçük fotoğraflarını koyup yine kendinin en büyük fotoğraflarını koyuyor. Ben sanatçı olsam kesin kavga ederdim. Yanlış hatırlamıyorsam eskiden gazinolarda bu yüzden kavga ederdi assolistler. Yok senin ismin büyük yazmış, yok benimki küçük yazmış diye. Öyle ki, gazete ilanını cetvelle ölçen sanatçılar var. Ama Cenk'e bunlar sökmez. Benden söylemesi. Bakın geçenlerde Bodrum'da yeni açacağı Piyasa'ya gittim. Henüz inşaat halindeydi. Kapıda 3 fotoğrafını gördüm Cenk'in. Telefon edip, "Yok artık Cenk, bu sefer biraz abartmışsın sanki" dedim. O da bana, "Ne yapayım çok iyiyim, çok yakışıklıyım, beni görmek istiyor herkes" dedi. Hemen yanına da Pavyon'u açıyor. Hatta Kıbrıs'a da açıyormuş. Sanırım yakında memleketin her yerinde bir mekân açacak ve her kapıda 3-5 Cenk fotoğrafı görmek durumunda kalacağız. Durum bu; adam kendini seviyor, yapacak bir şey yok.

        BÖYLE GAZETECİ OLMAZ

        Magazin haberi yapan kişiler ciddiye alınmaz genelde. Neden alınmaz bilir misiniz? Derslerini çalışmadıkları için! Bakınız Pınar Altuğ'a Babalar Günü için, "Babanıza ne hediye aldınız?" tarzında soru soran arkadaş ve onun gibiler yüzünden bu mesleğin kalitesi de kalmıyor. O yüzden de artık gerçekten bu işi iyi yapan kişi yetişmiyor. Ama onları ben de ciddiye almıyorum. Böyle gazeteci olmaz! Bakınız biz bu işe gönül verdik. Bizim gibileri de lütfen lekelemeyiniz. Biraz oturup dersinizi çalışınız. Kim kimdir? Kimin annesi, babası ne durumdadır? Kim daha önce kiminle birlikte olmuştur, kiminle evlenmiştir, çoluğu çocuğu kimdir? Yani, "Ne olacak canım altı üstü fotoğrafını çek, altına da yazı yaz" değildir bizim işimiz. Lütfen para kazandığınız işe biraz saygı duyunuz.

        Diğer Yazılar