Çeşme-Bodrum'a karşı
EVET, herkesin düşüncesi böyle maalesef. Bodrum eski şaşaalı günlerini artık yaşamıyor ya da şöyle söyleyeyim, Bodrum'da yaşanan o alaturka havayı artık kimse istemiyor. Yani assolist gibi dolaşan kadınları, hava atmak için boy gösteren kişileri, ikoncanları kimse görmek istemiyor. Bu yüzden artık son iki yıldır moda Alaçatı. Yani topuklu ayakkabılarla değil sandaletlerle gezmek, halk pazarında dolaşmak, hatta halk plajlarında denize girmek daha revaçta. Bir de tabii Bodrum, pahalılığı yüzünden tatilciyi küstürdü ve korkuttu. O yüzden seçeneği bol olan Çeşme'ye rağbet var. Tamam Çeşme de son yıllarda çok ama çok pahalı, ama dediğim gibi seçenek bol... Bodrum'da sezon kısa diye fiyatlar çok yükseliyor ve kimse bu rakamları artık ödemek istemiyor. Bodrum'u kurtarmak için esnafın "Sezonu nasıl kurtarırız?" diye değil de "Nasıl uzatırız" diye düşünmesi gerekiyor!
Plajda buzdolabı
İÇECEĞİNİZİ her daim soğuk tutmak için konulmuş bu mini buzdolapları plaja. Bu sene Türkbükü'nün en gözde otellerinden Kuum'un işletmeciliğini Sortie devraldı. Tabii Varol Kaynar hemen birçok yeniliği de beraberinde getirmiş. Mesela, buzdolabı dışında artık güneşlenirken garsona seslenmek yerine hemen yanınızda duran düğmeye basıyorsunuz ve sizinle ilgilenen kişi yanınıza geliyor ve siparişinizi alıyor. Bence şık bir hareket, ama tabii bizim halkımız bu tür yeniliklere biraz yabancı olduğu için hâlâ "Hey", "Hişt", "Bakar mısın?" hatta "Hey garson" diyenler bile mevcut. Oysa ki, ne güzel işte, yanı başınızda güzel küçücük bir düğme var.
O düğmeye elinizi dokundurmanız yeterli. Neyse, alışacağız sanırım. Bu arada Kalamata Meyhane, İtalyan Cento Per Cento da taşınmış yeni yerine. Üç sene daha Bodrum'da. Bu arada bir patron olarak Varol'a "Bodrum da yatırım yapmak akıl kârı mı?" dedim "Pek değil" dedi. Ama tabii cesur girişimcilere ihtiyaç var öyle değil mi?
Kesinlikle yaşı yok!
CUMARTESİ akşamı Cenk Eren'in sahneye çıktığı My Pavyon'da Nebahat Çehre'yle karşılaştık. Hatta tam yanımda oturuyordu. Uzun uzun sohbet ettik. Ve şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, kesinlikle Nebahat Çehre'nin yaşı yok. Fotoğraflarının altına "68'lik maşallah" falan yazıyoruz ya bence haksızlık yapıyoruz. Gerçekten farklı bir durumu var; Ajda Pekkan gibi. O da zaten "Kesinlikle Ajda da muhteşem bir kadın" dedi. Yayınlanan bikinili fotoğrafları içinse birçok kişinin aksine gülüp geçtiğini söyleyen Çehre, "Aslında kilo aldım bu ara, şimdi dikkat ediyorum" dedi. Yani bazıları gibi "Beni gazeteciler şişirmiş" demedi. Sanırım bu da kendisinin ne kadar farklı olduğunu anlatmaya yetiyor da artıyor bile.
Bir gün ben de deneyeceğim
■ Plajda topuklu ayakkabılarla dolaşmayı.
■ Saçımı popoma kadar uzatmayı.
■ Özellikle 08.00 uçağına sivri topuklu ayakkabılarla binmeyi.
■ Rakı beyazı oje sürmeyi.
■ Denize makyajla girmeyi.
Bunu da gördüm artık gam yemem
■ 12.00 güneşinde sosyetik beach'lerdeki localarda viski içenleri.
■ Bir değil, üç değil 10 lahmacun yiyebileni.
■ Bar üstüne topuklu ayakkabılarını koyanları.
■ Şampanyayı başından aşağıya dökenleri.
■ Yanında sevgilisi varken başka bir kıza "Benimle birlikte olur musun?" diye teklifte bulunanı ve sevgilisi tarafından tokat yiyeni.