Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BU hafta İstanbul’da kaldığım için Bodrum’daki Kenan Doğulu konserine gidemeyeceğim diye üzülüyordum. Ama İstanbul’da kalıp muhteşem bir hafta sonu geçirdiğimi itiraf etmem gerek. İstanbul’da yaz hiç de fena sayılmaz. Bu hafta sonu İstanbul’un adalarını ve uzun süredir gidemediğim mekânlarını gezdim. Adalar müthiş, tıklım tıklım... Özellikle Sedef Adası’na bir tekne gidiyor, diğeri geliyor. Bir an kendimi Bodrum’da gibi hissettim. Geçen sene açılan Elio’da herkes tanıdık. 21.00’de başlayan yemeğe İstanbul’dan akın akın insan geliyor. Gece yarısından sonra da mekân kulüp oluyor. Bu kez daha da kalabalıklaşıyor. Mekânda iğne atacak yer yok. Üstelik İstanbul’a tekneyle 1 saat uzaklıkta olmasına rağmen trafikten ve sıcaktan bunalan herkes kendini adaya atmış. Hatta öyle ki, birçok kişi “Gerçekten Bodrum ve Alaçatı’ya gitmeye gerek yok. Burada 1 gün geçir sanki uzakta tatil yapmış hissi veriyor” diyor. Ama gerçekten öyle... Aynı gece İstanbul’daki mekânları da turladım. Şöyle ki, inanın cuma ve cumartesi geceleri boş mekân yoktu. Maşallah kapalı-açık fark etmiyordu, her yer kalabalıktı. Artık herkes eğlenmek istiyor. Hatta öyle ki, kimse uyumuyor...

        Müdavimlerinden Aztek’e görkemli veda

        Sakın korkmayın. Aztek kapanmadı. Sadece biraz ara verdi. Yaz tatili anlayacağınız. Ama müdavimleri çok mutsuz. Çünkü yaz, kapalı alan, sıcak dinlemiyorlar; Aztek’in yaz tatiline girmesini istemiyorlar. Sahipleri yazmamı istemiyor ama yazmadan duramıyorum. Aztek, eğlenceli ve özel bir yer! Cem Yılmaz geçtiğimiz hafta eşi Ahu Yağtu’nun doğum günü için kapattı mekânı hatırlarsanız. Sabaha kadar eğlendiler. Sezon finali gecesi Ozan Güven ve Mustafa Altıoklar’ı gördüm, çünkü rahatlar. Mesela Aztek’te saatler 06.00’yı gösteriyor, ama kimsenin mekândan ayrılmaya niyeti yok. Saat 08.00 oluyor mekân hâlâ tıklım tıklım. Benim rekorum 08.30! Ama itiraf ediyorum çıkarken hâlâ gitmek istemiyordum. Peki burası neden farklı? Bir kere istediğiniz her an annenizin yaptığı gibi yaprak sarmanız, ev mantınız, patates kızartmanız, böreğiniz, sucuklu yumurtanız yani her şey önünüze geliyor. İstiyorsanız DJ kabinine geçip şarkılar çalıyor, hatta bağıra çağıra şarkı söylüyorsunuz. Ünlüsünüz, şöhretlisiniz, çok önemli bir işadamısınız; hiç öyle şeyler yok. Herkes aynı, herkes eşit ve evde gibi... O yüzden de müdavimleri cumartesi gecesi sezon finali yaparken üzüntülüydü. Biliyorum ben bunları yazıyorum diye bana çok kızacaklar ama yapacak bir şey yok. Gidemeyenler merak ediyor. Sorulara topluca yanıt vereyim dedim. Dekor temizlenip, yeni sezona hazırlanana kadar kapalı. Bilginize...

        Falan filan OBEN

        Yarın ‘Falan Filan’ günü. Yani gazetemizin yazarlarından Oben Budak’ın kitabının çıkacağı gün. Kimse kusura bakmasın arkadaşıma biraz kıyak geçeceğim ama zaten bunu hak ediyor. Çünkü 3 yıldır üzerinde çalıştığı kitabında gerçek hayat, birçok yaşanmışlık var. ‘Falan Filan’da benim de hikâyem var. Belki sizin de hikâyeniz vardır. Yani anlayacağınız tüm kadınların hikâyesi var. Ama lütfen sadece kadınlar değil erkekler de okusunlar bu kitabı ki, son zamanlarda erkekler tarafından çektiğimiz sıkıntılara şahit olsunlar. Hatta haydi hanımlar tanıdığımız tüm erkeklere bu kitabı hediye edelim. Okusunlar da onlardan neler çektiğimizi görsünler...

        Ben de bir gün yapacağım...

        • Plajda Banu Alkan misali parmaklarının üzerinde yürüyen kadınlar gibi ben de bir gün parmak ucumda Afrodit edasıyla yürüyeceğim.
        • Ben de bir gün bikinimi, çantamı, terliğimi, gözlüğümü takım giyineceğim. Hatta bazı kadınlar gibi günde 3 kez farklı kombin yapacağım.
        • Ben de bir gün 1 haftalık tatile 4 bavulla gideceğim. (Sanıyorum bu kadınlar çıldırmış.)
        • Ben de bir gün elimde kocaman Belgin Doruk şapkalarımdan biriyle uçağa bineceğim. Hatta sırf şapkalarımdan oluşan bir bavul yapacağım. Şu an bunu yapan kadınlar var. Kıskanıyorum onları inanın.
        • Ben hâlâ küçücük bir bavulla oradan oraya savruluyorum. Bu duruma bir son verip kocaman bavullarla gitmeyi öğreneceğim. Belki bir gün...

        Diğer Yazılar