Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BEN öyle tek tük Sezen Aksu konseri izleyen biri değilim. İşim gereği defalarca izledim. Öyle ki Rumelihisarı’nda 9 gece çıkıyorsa 9 gece, Harbiye Açıkhava’da 7 gece çıkıyorsa 7 gece. Her gün üst üste. Ve her gün de ayrı haber olurdu gazetelerde. Çünkü Sezen Aksu’nun sahne enerjisi, zekâsı, muhabbeti farklıdır. Öyle uçmasına, tırmanmasına, düşmesine, kalkmasına gerek yoktur. Ama birkaç senedir kendisini izleyemiyordum. Yani Sezen sahnedeydi ama burada değildi. O bu dünyada değildi aslında. Gerçekten bana da birçok kişi gibi gına geliyordu. Sıkılıyordum Sezen Aksu konserinden.

        Hatta öyle ki, bu sene de gidesim yoktu. Zorla gittim ama iyi ki de gitmişim. Uzun yıllardır özlediğim, görmeye hasret duyduğum bir Sezen Aksu ile karşılaştım. Konser nasıl geçti anlamadım. Hüznü, neşesi, keyfiyle olduğu gibi sahnedeydi Sezen Aksu. Yani olduğu gibiydi. Lütfen artık burada kal Sezen Aksu ve böyle konserleri sık sık yap. Sezen Aksu’nun değişiminin bir diğer kanıtı da sahne önü ve arkasındaki tüm ekibini, en küçüğünden en yüksek görevliye kadar sahneye çıkarıp “Arkadaş” şarkısı söyletmesiydi. Güzel hareketti. Bunu mesela ilk kez gördüm. Daha önce yapmadı böyle bir şey. Demek bazı şeyleri yeni fark ediyor. E güzel. Süper hatta. Yaşar Gaga’yı da unutma-mak onu da ayrıca tebrik etmek gerek. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmüş. Sahne süperdi. Özellikle repertuvar on numaraydı. 5 Eylül’de tekrarı varmış. ‘Kaçırmayın’ derim. Bir de Sezen Aksu’dan şu son günlerde popüler olan “Hakim Bey”i dinleyin derim. Hani Mehmet Erdem’in seslendirdiği süper şarkı. Zaten Sezen Aksu da “18 yıl önce yaptığım şarkı şimdi patladı. Allahtan ölmemişim yaşarken gördüm şarkının patladığını” dedi.

        ISLANMA HAVUZUNA DALASIM VAR

        AİLEM Fındıkzade’de oturduğu için Fatih Belediyesi’ne de çok hâkimim. Yani ne yapıyorlar, ne ediyorlar takipteyim. Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’i de Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e benzetiyorum. O da sokaklarda dolaşıyor, insanlarla tek tek sohbet ediyor. Ve kesinlikle çok güler yüzlü. Etrafında korumalarla dolaşıp insanlara uzak durmuyor. Bir senedir inşaatı süren geçen ay da açılan Çukurbostan Şehir Parkı’nın yapım aşamasında da sürekli başındaydı. İlgilendi, tüm istekleri dinledi. Öyle ki, etrafta park, bahçe de bir hayli çok. Yeşillik çok yani. Olması gereken bu tabii. Ve Çukurbostan Parkı yapımı öncesi Fatih bölgesinde oturan herkesin telefonuna mesaj yoluyla “AVM mi istersiniz yoksa park mı?” diye soruldu. Çoğunluk “Park” dedi haliyle. Ama AVM isteyenlerin sayısı da bir hayli çokmuş. Hatta park yapımında, “Ne gerek var bu kadar para harcıyorlar. Park ne gereksiz bir yer” diyenler de vardı. Yeşilliğe, parka, bahçeye bu kadar hasret duyarken taş yığını isteyenlerin zihniyetini konu bile etmek istemiyorum. Aslında onları yok saysak süper olacak.

        Gerçekten yazık. Bu kadar stresli bir şehirde yaşarken akşam evinize gittiğinizde yeşilliği bol, serin bir parkta vakit geçirmek, bir sonraki güne güzel hazırlanmak anlamına gelir. Şu an o parka her gün yüzlerce insan girip çıkıyor. Serinliyor ve keyif yapıyor. Ailesiyle vakit geçiriyor. Parkta her şey insanların keyif alması için özenle düşünülmüş. Onu da bırakın parkta bir ıslanma havuzu var ki, her an dalabilirim. Ben bu ıslanma havuzunu ilk 12 sene önce Güney Kore Seul’de görmüştüm. Ve o anda da elimde ne var ne yoksa bırakıp dalmıştım suların içine. Daha sonra Avrupa’nın birçok yerinde de gördüm ve her seferinde “Neden benim memleketimde yok, keşke olsa çocuklar şenlense” diye dert ediniyordum. Ve oldu işte. Anneme gidince kendimi parka atıyorum. Her an ıslanma havuzunda beni de görebilirsiniz. Lütfen şaşırmayın. Çünkü gerçekten insana çok keyif ve huzur veriyor. Parkta her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünüp insana değer verdikleri için Fatih Belediyesi’ni tebrik ediyorum.

        Bak son kez söylüyorum UYDURMUYORUM

        BİRAZ tatile çıkartmıştım ‘Siz Uyurken’ bölümünü. Biraz daha yazmayı düşünmüyordum ama o kadar çok istek geldi ki, yeniden başlamak farz oldu. Hatta öyle ki bazıları, “Biz sana inanmıyorduk, bu bölümü atıyorsun zannettik. Ama şöyle biraz etrafa dikkat edince atmadığını fark ettik. Ne olur tekrar başla. O bizim keyfimiz, neşemiz” dedi. Bir kez açıklamıştım yeri geldi yeniden açıklayayım. Ama artık “Atıyorsun, uyduruyorsun” diyenlere yanıt vermeyeceğim bilesiniz. Ben “Siz uyurken” bölümünde şimdiye kadar hiçbir atma, ekleme, çıkarma yapmadım. Ha biraz sansürlüyorum o ayrı. Çünkü gerçekten yazılmayacak durumda olanlar oluyor. Bir de saatler konusunda oynama yapıyorum. Yani çeyrek geçeli, çeyrek kalalı saatleri düz hesap yapıyorum. Tek yaptığım bu. Onun dışında şimdiye kadar okuduğunuz bölümlerde bir uydurma olamaz ki. Sizler de aslında benim gibi görüyorsunuz zaten. Etrafa bakmanız yeter. Ha bu benim işim yapıyorum. İşim olmasa da etrafla hiç ilgilenmeyeceğim o da ayrı bir konu. Neyse hadi yeniden “Siz Uyurken” o zaman.

        SİZ UYURKEN

        * 00.30’DA CİHANGİR’DE benim mahallemde iki kişi tenis oynuyor. Bakın gerçekten uydurmuyorum. İki saat falan oynadılar. Arabalar geçerken durdular beklediler. Çöp arabası geldi yine beklediler. Sonra yeniden oynamaya devam ettiler. Ben de camdan izledim.

        * 03.00’TE AKMERKEZ’İN Ulus kapısında bir arabadan dört-beş kişi indi göbek atmaya başladı. Yanımda iki kişi vardı ve onlara da “Görüyor musunuz benim gördüğümü? Şimdi bunu ben yazdığım zaman atıyorum oluyor” dedim. Onlar da fark etmemişti ben gösterdim. Yani benim algılar açık ne yapayım şimdi. Bu arada göbek atan arkadaşlar bu gece de görürsem sizi yanınıza gelip ben de dahil olacağım.

        * 02.00’DE CİHANGİR Meyra’da üç kadın üç erkek sohbet ediyor. Kadınlardan biri, “Şimdi ben meydana kadar yürüsem peşime kaç kişi takılır” diye ortaya laf attı. Kulak misafiri ben “Ne gerek var şimdi böyle bir tahmine” diye düşünürken erkeklerden biri, “Bana kalırsa hiç kimse takılmaz” demez mi? İşte ortaya öyle durup dururken saçma bir laf atarsan erkek milleti de lafı yapıştırır. Durum bu.

        Diğer Yazılar