Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Geçen gün gazetelerde Özgü Namal'ın bikinili fotoğrafları vardı. Ve haberin başlığında da "Özgü kilo almış" yazıyordu. Ben bir kadın olarak "Ne alakası" var demem gerekiyorken hemen pençelerimi çıkarttım ve "Evet gerçekten Özgü kilo almış" yorumunu yaptım. O sırada gazetedeydim ve etrafımda da servisimizde çalışan üstelik yorumlarına son derece güvendiğim, erkek arkadaşlarım vardı ve hemen hepsi bana itiraz edip "Saçmalama, böyle daha güzel olmuş. Hatta şimdi kadın olmuş, eskiden çocuk gibiydi" diyerek karşı çıktılar. Sonra ben "Şaka mı yapıyorsunuz, kadın taş gibiydi. Baksanıza yağ bölgesi biraz yağlanmış" dedim de boşuna dedim. Hepsi bana söylenmedik söz bırakmadı ve "Siz kadınlar kesinlikle hastasınız. Yok oramız çıktı, yok buramız var, yok kilo aldık, yok selilütimiz var. Bırakın kendinizle, başka kadınlarla uğraşmayı" diye bağırdılar üstelik. Evet haklılar ve ben hak ettim. Üstelik ben de hep bunu anlatmaya çalışırken kendim düştüm bu duruma. Ah ahh. İşte ben de o kadınlardan oldum. Biz kadınlar böyleyiz. Hemcinslerimizi didikliye didikliye bitiriyoruz. Kadının kadına yaptığını kimse yapmıyor. Daha bu bir şey değil. Başka başka kadınlar birbirlerinin gözünü oyuyor. Ah ah. Neler var neler. Onları yazmaya kalksak sayfalar yetmez. Ben bir kadın olarak hemcinslerimden korkarım. Nerede çok fazla kadın orada büyük sorun vardır benden söylemesi. Neyse şimdi nereden nereye geldim. Ama şu var ki, Özgü'yü beğenirim. Böyle de güzel. Hatta tamam daha da fıstık gibi olmuş.

        Merve'nin soyadı sıkıntısı

        Güliz Onursal ve Nurettin Hasman'ın kızı Merve Hasman, Londra'da Paul Smith'in fotoğrafçısı Sandro Sodano ile çalışmış, şimdi de ülkemizde fotoğrafçılık yapıyor. İşlerini inceledim, hepsi çok güzel. Yani yapacakları işlerle de önümüzdeki günlerde adından sıkça söz ettirecek belli. Ama işi biraz zor. Çünkü tanınmış ve ünlü bir ailenin kızı. O yüzden de herkes Merve'nin çok pahalıya çalıştığını ve çok kaprisli olduğunu düşünüyor. Geçen gün ünlü bir ismin menajeri "Biz albüm çalışması için bir fotoğrafçı arıyoruz. Yeni olsun istiyoruz, var mı önereceğin?" dedi. Ben de saydım birçok kişiyi. Merve'nin adını da söyledim. Merve için bana "Aman çok pahalıdır kesin" dedi. İyi de nereden biliyorsun ara bir sor, konuş bakalım öyle değil mi? Ama yok işte. Bizler biraz şekilciyiz. Hemen adını koyuyoruz olayın. Hatta bunu etrafa da yayıyoruz. Benim bildiğim hiç de pahalı değil ve çok güzel işler yapıyor. Birçok ünlünün çocuğu da bu sıkıntıyı çekiyor. Onlara şans verilmiyor, onlar da bocalıyorlar haliyle.

        Başkan duy sesimizi!

        Uzun yıllardır Cihangir'de oturuyorum. Sokaklarımızın pek temiz olduğunu söyleyemem. Ama tabii bunda belediyenin tamamen suçu yok. İnsanlarımız bayılıyor sokak ortasına çöp bırakmaya. Tabii haliyle çöp karıştıranlar da o poşetleri yırtmaya. Onlar yırtınca yan komşum o gün akşam yemeğinde ne yemiş ne içmiş istemeden öğreniyorum. Yani sokaklar felaket oluyor. Üstelik o kısımda pek fazla turist var. Çukurcuma tarafına akın akın gidiyorlar. Ama sokaklarda yumurta kabuğu, peynir parçaları, kadın pedleri falan pek de güzel olmayan görüntüler var. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan'a birçok kez sesimizi duyurmaya çalıştık. Hal böyle olunca bu hafta bizim sokakta bir hummalı temizlik başladı. Ben de, "Demek birileri sesimizi duydu, bizi bu durumdan kurtaracaklar" dedim. Sokak yıkandı, en ufacık pislik temizlendi, kaldırım taşları boyandı. Meğer Beyoğlu Belediyesi iftar veriyormuş. Aman ne güzel. Keşke sokakta her gün bir şenlik olsa. İnanın altı yıldır bu civarda oturuyorum böyle temizliği ilk kez gördüm. Oysa ki, dünyanın gözü kulağı bu sokaklarda. Her gün binlerce insan bu sokaklarda geziyor. Sokağa çöp bırakan insanlar için artık bir önlem alsa başkanımız.

        Siz uyurken

        - 01.00 Atiye Sokak: İki kız hızla koşuyor. Sokağın köşesine gelip saklandılar. Köşeden birini kesiyorlar. Bir adam da bunları arıyor. Sonra adam kızları aramaktan vazgeçip arabaya binip gitti. Kızlar da "Ohhh" diyerek bir mekana oturup geceye devam ettiler.

        - 02.00 Galatasaray: Bir adam dans ediyor. Karşıdan iki kişide tempo tutuyor. Adam tempo arttıkça dansı artırdı daha sonra da "Hadi izlediniz o kadar para verin bari" diyerek insanlardan para toplamaya başladı.

        - 00.30 Tektekçi: Bir çocuk kızı kucağına aldı dans etmeye başladı. Kız da "Bak düşürürsen beni hesabı sen ödeyeceksin" diyor. Çocuk da "Düşürmesem de ben ısmarmalayacağım. O zaman düşüreyim bari" dedi. Ama Allahtan kızı düşürmedi. Sadece yaklaşık on dakika falan kucağında taşıdı.

        Diğer Yazılar