Bu sene en çok göğüs yaptım
Malum şu sıralar tatil. Yurtdışında yaşayan birçok kişi ülkemize estetik yaptırmaya geliyor. Bunlardan biri de ablam. Hollanda’dan tatile geldi ve kendini Dr. Tunç Tiryaki’ye teslim etti. Yüzünde gözünde birkaç değişiklik yaptı. Maşallah, pek de güzel oldu. Keyfine diyecek yok. Ablamı ameliyata götürdüğüm gün Dr. Esin Aksungur’la tanıştım. Meğer Esin Hanım daha çok erkeklerin estetikleriyle ilgileniyormuş. Benim çok dikkatimi çekiyor erkeklerin neler yaptırdıkları; hele son günlerde Murat Boz’un memeleri gündemdeyken... ‘Siz Uyurken’de okuyacağınız mevzuyu Esin Hanım’a da sordum; meğer beyler en çok meme estetiği yaptırıyormuş. Yani Murat’ınki gibi görünen memeleri tamamen yok ediyormuş. Deniz, güneş dönemi açılmadan da çok fazla ameliyat yapmış. Ben Esin Hanım’a “Erkekler ne ister başka?” dedim o da bana, “Erkekler estetik olduklarının bilinmesini istemiyorlar. Kadınlar gibi ‘Botox’un, dolgunun zamanı gelmiş’ tarzında konuşmaların olmasını istemiyorlar. Yani geldikleri zaman iki gün içinde müdahalenin bitmesini ve konunun kapanmasını istiyorlar” dedi. Erkekler daha birçok şey istiyorlarmış anlayacağınız. Biz de tüm merak edilenleri konuşmak için yarın akşam Habertürk’te ‘Alt Üst Muhabbetler’de Esin Aksungur’u ağırlayacağız. Detayları soralım bakalım.
Sizi bilmemama ben...
Dört gözle henüz İstanbul’da konser vermeyen Tarkan’ı bekliyorum. 28, 29, 31 Ağustos ve 1 Eylül’de Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda olacak. Hemen ardından tabii JLO’yu bekliyorum. Ah JLO ahhhh. Gel artık memlekete. Jennifer Lopez’i de gözlerimi dört açtım bekliyorum. Uzak falan dinlemeyeceğim, gideceğim Ülker Sports Arena’daki konsere. Kadın ülkemize ilk kez geliyor. Yakından görelim bakalım maharetlerini. Hem ben, birçok kişinin aksine kendisine hayranım. Ah bir de dansçı sevgilisini sahneye çıkarsa Madonna gibi daha da hayran kalacağım! Ve tabii bir de artık bu sene son turları atacağımız Turkcell Kuruçeşme Arena’ya gitmek farz oldu. Eğer sizin de vaktiniz varsa son kez Boğaz’ın kenarında konser izleyin derim. Önümüzdeki günlerde Yalın, Ajda Pekkan, Serdar Ortaç, Emel Sayın, Nilüfer, Ebru Gündeş gibi isimler konser verecek, kapanışı da Lenny Kravitz yapacak 4 Ekim’de. Son geldiğinde seyircinin kucağına atlamıştı Lenny. Belki bu sene de kapanış hatırına yapar bir güzellik; yine atlar kim bilir. O yüzden Lenny’yi de dört gözle bekliyorum. Gidip son kez Turkcell Kuruçeşme Arena’ya görevimi yapacağım.
Gözündenmi kaçtı Cengiz?
Geçtiğimiz sene ben Cihangir’de minicik şort giyen bazı hanımları eleştiren bir yazı yazmıştım. Yani Bodrum’da giyilince rahatsız etmeyen şortların Cihangir sokaklarında giyildiğinde nasıl rahatsızlık verdiğinden bahsetmiştim. Kelebek yazarı Cengiz Semercioğlu da beni eleştirmiş, hatta kıskanç ilan etmişti. Bu hafta aynı gazetede çalıştığı arkadaşı Melis Alphan “Ayna” isimli köşesinde “Mini Şort” başlığıyla Hazal Kaya için benim yazdığım yazının benzeri bir yazı yazmış. Geçen sene benim yazımdan dolayı rahatsız olan Cengiz’in Melis’- in yazısından rahatsız olmaması tuhafıma gitti. Sanırım gözünden kaçtı. Hiç sesi soluğu çıkmayınca şaşırdım. Acaba aynı gazetede çalıştığı için mi eleştirmekten kaçındı; anlamadım.
Olimpiyatlar ile imtihanımız
2012 Londra Olimpiyatları’nın yarın son günü. Şahsen ben çok eğlendim. Twitter sağ olsun, Türk halkının yorumlarını anında aldık. Yorumlarıyla kimi zaman kahkahalarla güldürdüler kimi za manda “Yok artık” dedirttiler. Genelde en çok erkeklerin kasları, kadınların memeleri tartışıldı. Altın madalya kazanma sayımıza bakarsak anlaşılıyor ki, Türk halkı daha çok görsellikle ilgileniyor. Bu kadarız yani. Hepi topu olay bu; kas ve memeler! Yüksel Aytuğ’ un yazdığı yazı hakkında herkes bir kelam etti. Ben de şimdi buradan bir şey söylemeyeceğim; ama oturduğu yerden kalkmayan, sporla hiç ilgilisi-alakası olmadan, hatta imkânı olsa evinde başka bir odaya arabayla gidecek kişilerin sporcularımız hakkında yorum yapmaları karşısın da kusura bakmayın ama “Oha!” demek istiyorum. En son koltuğuna gömülmüş, elinde kocaman çikolata kavonuzuyla potanın perilerini eleştiren kişileri biliyorum. Ve artık onları o halleriyle bırakmak istiyorum. Her konu da bilgisi olan bizler le olimpiyatlar bir başka güzel geçti maşallah.
SİZ UYURKEN
02.00, GALATA, bir çocuk kaldırımda oturuyor. Bağıra çağıra telefonla konuşuyor ve aynen “Bak yanına geliyorum, sana öyle bir uçan tekme atacağım ki şaşıracaksın” diyor. Ama görüntüsü de hiç öyle uçan tekme atacak gibi değil; ufak tefek biri.
00.30, NİŞANTAŞI, Saray Muhallebicisi’nde kalabalık bir gurup oturuyor. Konu magazin gündemini meşgul eden Murat Boz’un göğüsleri. Tabii sevimsiz sözler uçuşuyor; şu an sarf etmek yersiz. Ama aralarından bir erkek de “Bu hafta doktora gittim, benim de göğüslerim var. Gerçekten ameliyatla aldıracağım” dedi.
OKUYUCUDAN DÜZELTME VAR
“Esin Hanım merhaba, geçen gün yazınızda ramazan davulcularına “name” söyletmişsiniz, “mani” olacak doğrusu. Düzeltirseniz bir geleneği de hatırlamış oluruz.” Selçuk Ertaşkın