Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bayramın ikinci günü. Her şey çok sakin. İstanbul’da trafik yok denecek kadar az. Bazı geceler kalabalık oluyor. Mesela önceki gece, yani cumartesi gecesi Ortaköy yolunda trafik vardı. Reina ve Sortie önünde insanlar birikmişti. Ama öyle çok kalabalık değildi. Ama onun dışında her yer çok sakin. Cuma gecesi Özgür Aras’ın eelence’sinin yeni hali Ablam’ı görmek için düştük yollara. Mekân tersine dönmüş. Tek aynı kalan şey bar kısmı. Onun dışında kapı girişinden tutun da vestiyere kadar her şey ters taraflarda. Mekânın içi aynalarla biraz daha büyütülmüş. Ama tabii aynalar seste çok büyük problem yaratıyor. Ses içeride dönüyor ve kaliteli müzik dinlemenizi zorlaştırıyor. Bir de yanınızdaki ile konuştuklarınızı asla ve de asla anlamıyorsunuz. Bu konuda en yakın zamanda bir şey yapılmalı. Ama onun dışında mekân süper. Bu kışa damgasını vurur ve gece gezen müdavimler soluğu her gece Ablam’da alır. Cuma gecesi Rehab’da son günlerin birlikteler mi birlikte değiller mi onların da bir türlü karar veremediği Naz Elmas ve Umut Eker’i gördüm. Umut, “Olay göründüğü gibi değil” dedi, Naz da “Bak Esin aslında...” diye başlayan cümleler kurdu. Saat sabaha yakın olduğu için sanırım onlar da ne dediklerinin farkında değillerdi. Ama artık rahat rahat sevgili gibi takılsalar herkes rahat edecek. Çünkü nereye gitsem ikilinin dedikodusu çalkalanıyor. Meğer çok önemlilermiş de benim haberim yokmuş. Oysa ki, bazen bazı tipleri konuşa konuşa önemli hale getiriyoruz. İşte sanırım bizler en çok bunu yapıyoruz. Neyse ardından tabii soluğu Love‘da aldık. Meşhur Haluk Akakçeli Love gecesi sabahın ilk ışıklarına kadar sürdü. Haluk yine enteresan kostümü ve danslarıyla gecemizi de noktaladı. Ve yine entresan hayat hikâyeleri. Artık sandık o kadar çok doldu ki, sanırım bu hayat hikâyelerini bir kitapta toplama zamanı geldi. El hafiften kaşınmaya başladı. Belki çok yakında bir sürpriz yaparım. Belli mi olur. Ve tabii bu gece ve yarın gece de İstanbul gündüz ve gece turları devam edecek. Hepsini çarşamba günü aktaracağım. Tekrar iyi bayramlar.

        BEHİYE'Yİ GÖRMEDEN GELMEYİN

        Bodrum'da pek meşhurdur Behiye. Tanımayan yok. Sevmeyeni hiç yok. 20 yıldır Bodrum’da yaşıyor. Aslında saraylarda büyümüş. Yıllar önce de ailesini bırakıp Bodrum’a göçmüş. Şimdi de pek mutlu. Yazın ablası ile birlikte Otto Flamm Beach’in orada dükkânın başında duruyor. Ama akşam olduğu zaman Türkbükü Oniko’nun önünde “Behiye’nin Sandığı”nı kuruyor. Onun takıları tılsımlı, hatta sihirli. Ne yapıyor ediyor sevdiriyor kendini. Zaten sevmemenize imkân yok. Yıllardır Bodrum’a gidip gelen ben, Behiye’yi çok geç tanıdığım için kendime çok kızıyorum. O kadar lokum yani. Eğer tanımıyorsanız ve hâlâ o sandığın başına gitmediyseniz geç kalmayın derim. Gidin bir hal hatır sorun. O sihirli sandığa bir göz atın derim.

        SİZ UYURKEN...

        • 02.30 ASMALIMESCİT ara sokağında bir kız koşarken öyle kötü düştü ki, bizler yanına yardıma koştuk. Kız ağlamak ve gülmek arasında kriz geçiriyordu.
        • 04.00 LOVE üç kız dans ediyor. Yanımdaki adam “Bu gördüğün dans eden güzellerin hepsi sevgilim” dedi. Ben de “Nasıl yani? Üç sevgilin var ve hepsi şu an birbirini biliyor mu?” dedim. O da bana “Evet evet. Şimdi buradan da bana gideceğiz zaten” dedi. Maşallah adam olayı bitirmiş.

        Diğer Yazılar