Topuklu ayakkabı ile de maç izlenir
KASIMPAŞA Spor'a olan ilgim ve bilgim, patronumun kulübü satın almasından çok önceye dayanıyor aslında. İlki "Başbakanımız Tayyip Erdoğan'ın takımı ve tabii ki logosunda Türk bayrağı taşıyan üç takımdan biri olmasından. Kötü bir anlam çıkarmaya gerek yok. Çünkü ben cuma akşamı maçta olduğumu belirten bir fotoğrafı Instagram ve Twitter'da paylaşınca bazıları hemen seslerini yükseltti. Ah onlar da olmasa nasıl şenleneceğiz varsın konuşsunlar öyle değil mi? Neyse Kasımpaşa, Adana ile oynadıkları final maçında ceza aldığı için maç seyircisiz oynandı. Yani sadece kadın ve çocuk seyircilere oynandı. Zaten maça gitme nedenim de bu.
TOPUKLULARLA MAÇA GİTTİM
Bir Fenerbahçeli olarak ceza aldıklarında özellikle nasıl gitmeye ve destek olmaya çalışıyorsam tek derdim bu. Ha bu olaya karşı değil miyim, son derece karşıyım. Ama madem böyle bir ceza var destek olmak gerek. O gün de topuklu ayakkabılarım ile Recep Tayyip Erdoğan Stadyumu'ndaydım. Çünkü o gece cumaydı ve gece İstanbul sokaklarını turlayacağım için topuklu ayakkabısız olmaz kusura bakmayın. Ama hanımlar hiç korkmayın stat muhteşem yani rahatlıkla giyin topuklu ayakkabılarınızı ve şehrin ortasında maç izlemenin keyfini yaşayın.
Tabii spor servisindeki arkadaşım Volkan Köse'ye bol teşekkür. Maç boyunca benim bitmek bilmeyen sorularıma katlandığı için. Malum ben de birçok kadın gibi ofsaytı bile defalarca dinleyip unutanlardan ve birçok kuralı hâlâ öğrenemeyenlerdenim. Ama iyi bir izleyici olduğumu söyleyebilirim. Kadınların bol olduğu maçta malum küfrün pek bol olması tartışıldı. Ama o gece kadınlar pek masumdu. Gayet küfürsüz, çoluklu çocuklu bir maç izledik. Kasımpaşa taraftarı hanımlara tebrikler. Ve maç 2-1 bitti. Şans getirdiğimi düşünüyorum artık bilemeyeceğim. Bu arada stat eğlence mekânlarına o kadar yakın ki, o gece Asmalımescit, Karaköy, Galata turlarım pek keyifli geçti. Korkmadan maçlara gidin derim.
İki oksijen tüpüyle eğlendiler
ÇEŞME'DE olmayabilirim şu an ama her olaya, her partiye hâkimim. Geçen hafta bir ev partisine iki büyük sanayi tipi oksijen tüpü geldi. Yani particanlar sabaha kadar içkileri içip arada da oksijen tüpüyle devam ettiler. Artık havuza atlayanlar mı, çimlerde yuvarlananlar mı... Yani gerisini siz düşünün. Aslında bu oksijen tüpü olayını son derece destekliyorum. Cannes ve Monte Carlo'daki kulüplerde mekâna oksijen tüpüyle hava verildiğini daha önce yazmıştım. Bence bizim mekânlar da en yakın zamanda bu uygulamaya başlamalılar. Arada oksijen gelince eğlence daha çok uzuyor ve daha çok tavan yapıyor.
İTİRAF EDİYORUM
ÇOK utanıyorum mesleğim gereği asla böyle bir hata olmamalı ama Meltem Cumbul ve evlilik haberini çok önceden biliyordum. Ama unuttum. Evet unuttum. Gerçekten unuttum. Bir gazeteci olarak ilk haberi vermenin önemi çok ama çok büyüktür. Şükürler olsun şimdiye kadar çok kez nasip oldu. Bu yılın bomba evlilik haberini de ilk ben verecektim ama yok işte unuttum. Haberi gördüğüm an yaşadığım üzüntüyü anlatamam. Siz anlayamazsınız tabii. Ama çok üzüldüm çok. Bazen haberler gece yarısı geliyor. Çok müzik sesi oluyor. Etraf çok kalabalık oluyor. O an kayıt etmezseniz bir yere tamam eyvah gitti işte. Akıldan uçup gitti. Neyse şunu paylaşayım bari bana o gece söyleyen kişi "İki ay sonra da boşanırlar" dedi. Ve daha birçok şey dedi de artık o kadar da özeline giremeyeceğim, iddianın iddiasını aşıyor çünkü. Neyse inşallah olmaz ve hep mutlu olurlar. Meltem'i pek severim mutluluğu hak eden birisi.
Siz uyurken...
■ ARTIK şaşırmıyorum siz de şaşırmıyorsunuz farkındayım. Hatta siz uyurken fenomenleri falan oluştu. 02.00 Karaköy Namlı'nın önünde beni gören bir çift öyle çılgınlıklar yaptı ki ve bu çılgınlıkları yaparken de "Bizi de yaz" diye bağırıyorlardı. Kız en son adamın kucağına atlamaya çalışıyordu.
■ 01.00 Karaköy Bej tuvaletinde önümdeki koltukta bir kız oturuyordu. Oturdu oturdu sonra "aman of ben eve gidiyorum" dedi ve hızla mekândan çıkıp gitti. Gece hayatı belli olmuyor işte.
■ 04.00 Cihangir bizim sokak. Üç kız iki erkek şarkı söyleye söyleye gidiyor. Tabii mahalle sakinleri camlara çıkıp bağırmaya başladılar. Haklı olarak uyuduklarını hatırlattılar. Ama kimin umurunda. Kızlar daha çok bağırarak şarkı söylemeye devam ettiler.
Hanımlar dikkat!
■ Gece çıkarken büyük çanta almamak gerek.
■ Topuklu ayakkabınız sıksa bile çıkarıp çıplak ayak yürümemek gerek.
■ Çok fazla içip sarhoş olup yerlerde sürünmemek gerek.
■ Kaşınıza gözünüze dikkat etmek gerek çünkü sizi kıskanan sevgiliniz karşıdaki adama sorgusuz sualsiz dalıyor. Ve finalde hep "Kadın yüzünden kavga ettiler" cümlesi çıkıyor.