Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        "Yok playback yaptı, yok sislerin içinden çıkıyor, yok aynı dansı yapmaktan bıkmadı mı?" diyoruz da boşuna konuşuyoruz. Tarkan sahneye çıkıyor ve bir kez daha bu konuşmaların boş olduğunu gösteriyor bize. Harbiye Açıkhava konserlerinin ikinci gecesinde oradaydım. Kapalı perdeye yüzü yansıdığı anda çığlıklar yükseldi. 6 bin kişi konser boyunca yerine hiç oturmadı. İşte Tarkan'ın cevabı budur. Daha da konuşmaya gerek yok. Zaten başka bir şova da gerek yok. Tarkan sahneye çıkıp öyle dursa bile gider yani. Kaç kez Tarkan konseri izledim, sayısını hatırlamıyorum. Hem Türkiye'de hem de yurtdışında sayısız kez. Enerjisi tamamen aynı. Değişen bir şey yok. Ekibi sağlam. Yıllardır Sevtap Küçükkaralar, Levent Ağaoğlu gibi işinde usta insanlarla çalışıyor. Ceyda Balaban, muhteşem kıyafetler hazırlıyor. Ekipteki kimse kimsenin gözünü oymaya, ayağını kaydırmaya çalışmıyor. Herkes işini iyi biliyor ve iyi yapıyor. Daha ne olsun. Tarkan da emin adımlarla ilerliyor. Hiçbir konser alanına sığmıyor. Ve daha da sığmayacak. Bakınız yine bu yıla bir sürü şarkıyla damgasını vurdu. Yani sözüm odur ki, boşuna eleştirip durmayalım. Ben de yapıyorum. Şimdi yan çizmiş değilim. Bir çok kez "Tarkan yeter, biraz başka şeyler yap" diye yazdığım yazılar var. Hepsi arşivde. Bakabilirsiniz. Ama o gece, Tarkan'la geçen yıllarımız, onunla yaptığım sayısız röportajlar, sayısız kovalamacalar, sayısız gazete haberleri geçti gözümün önünden. Ve fark ettim ki, boşuna konuşuyoruz. Konserde Tarkan'dan başka bir şeye baktığım, baktığımız yok ki. Tamamdır yani. Herkesi büyülüyor. Biz de boşu boşuna Madonna gibi atlayıp zıplamasını bekliyoruz. Ne gerek varsa. Konser bitiminde buluştuk. Tarkan, "Keyfim yerinde, güzel konserler verdim bu sene. Kendimi çok iyi hissediyorum. Şimdi yeni albüm çalışmaları başladı" dedi. Ve sonrasında da benim aracılığımla sizi kocaman öptüğünü gösteren bu pozu verdi.

        Ve...

        - Harbiye Açıkhava konserleri için Ceyda Balaban Tarkan'a 10 kıyafet hazırlamış.

        - Tarkan bu konser öncesinde 4 kilo vermiş.

        - Protokol bölümü tamamen kırmızı halıyla döşenmiş.

        - Şimdi yeni albüm çalışmaları için yine gözlerden kaybolmaya hazırlanıyor.

        - Konser başladığında playback yapmıyor, dünya starlarınında da uyguladığı bir sistemle konsere başlıyor.

        - Madonna konserinde yaşanan sıkıntı Tarkan konserinde de yaşandı. Telefon hatları çekmiyordu. Twitter kullanılıyordu ama konser boyunca İnstagram'da fotoğraf paylaşmak mümkün olmadı.

        Ve geceden...

        - Konserde Buse ve Fulya Terim'le bol bol dans ettik. Fulya Terim'e bir kez daha hayran kaldım. Ve kesinlikle "Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın" vardır sözünü doğrulayan kadınlardan.

        - Özge Ulusoy ilk Tarkan konserini 5 yaşında izlemiş. İkinciyi ise o gece izledi.

        - Ceylan Çapa ve Burak Özçivit gelince bir bağırış çağırış oldu. Hatta kadınlardan bazıları "Malkaçoglu geldi Malkaçoglu" diye bağırışıyorlardı.

        Kokunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

        Bir mekânın, evin, dolabın, mutfağın, kulübün, tuvaletin ve en çok da bir erkeğin, bir kadının nasıl koktuğu önemli. Marlyn Monroe'nun "Gece yatarken ne giyersiniz?" sorusuna ''Sadece Chanel No.5'' şeklinde yanıt vermesi akıllara kazınmıştır mesela. Monroe gibi o kadar hastalıklı olmasam da bende de var böyle takıntılar. Çarşaflarıma, yastıklarıma oralara buralara parfüm sıkıp dururum. Benim gibi o mekân senin bu mekân benim çok fazla dolaşınca koku takıntınız tavan yapıyor. Mesela hemen rahatlıkla söyleyebilirim ki, Harbiye'deki Love, çok ama çok güzel kokar. Ne zaman mekâna gitsem misler gibi kokuyor. Üstelik içerisi tıkış tıkıştır her zaman. Neredeyse insanlar üst üstedir. Havalandırma ne kadar iyi olsa da o kalabalık sonucunda mekânın güzel kokması imkansız gibi görünüyor ama kokuyor işte. Kanyon Turkcell de muhteşem kokuyor. Söylemesi ayıp efendim (İbadet konusunda bahsetmekten çekindiğim için) Kadir Gecesi birçok camiyi gezdim. Ama aralarında Süleymaniye Camii misler gibi kokuyordu. Meğer bu güzel kokuların sahibi benim de çok yakın arkadaşımın arkadaşıymış. Tamamen tesadüf eseri. Kurumsal koku tasarım ve ambiyans kokular konusunda Türkiye'nin uzman firması Cekk yani Cem Kaplan ve Ertan Korkmaz tarafından yapılıyormuş bu güzel kokular. Hobi olarak başlamışlar ama şimdi maşallah her yeri kokutuyorlar. Aman pek iyi yapıyorlar, lütfen devam edin. Özellikle şu çok çok meşhur olan bazı gece kulüplerinin tuvaletlerine de el atın lütfen.

        Siz uyurken

        - Cahide'de küçük bir havuz var. Saatler 02.00'yi gösterdiği sıralarda işte o havuza, bir kadın düşmüş. Ama tabii durmak yok; eğlenceye devam etmiş.

        - Tektekçi, 00.30, bir çift kim daha çok shot yapacak diye iddiaya girdi. Orada olduğum sürece boyunca ne kadar içtiklerini sayamadım, zaten biz çıkarken hâlâ devam ediyorlardı.

        - Sunset, 01.00, tuvalette bir kadın makyaj tazeliyordu. Telefonu çaldı, panikle telefonu açarken yere düşürdü. Sonra da telefon açılmadı.

        Diğer Yazılar