Aman dikkat FATİH BEY
GEÇEN Fatih Akın’ı gördüm. Taksim Meydanı’ndan Cihangir’e doğru; onlar önümde ben arkada... Zaman zaman da ben önde onlar arkada. Fatih Bey yanındaki hanıma bağıra bağıra bir şeyler anlatıyordu. O kadar çok bağırarak konuşuyordu ki, ben dahil yoldan geçen birçok kişi konuşmalara kulak misafiri olmak zorunda kaldık. Zaman zaman sinirli bir ses tonuyla “Şahan da kim kardeşim, olacak iş mi?” diye tepki veriyordu. Bir olay karşısında sinirlenmiş belli ki, bunu da arkadaşıyla paylaşıyordu. Şimdi bazı bilmiş tipler, “Esin yine yanındakileri dinliyor” diyecek ama işte size aktarıyorum o anki olayı, atmosferi. Dinlemek zorunda kaldık; Sıraselviler boyu yürüyen bir grup. Neyse, Şahan derken Şahan Gökbakar’dan bahsediyordu bu arada kendisi. Ben de diyorum ki, aman Fatih Bey, yürüdüğünüz yollarda pek fazla gazeteci mevcut. Biraz dikkat etmek gerek. Sonra bizler de yazınca kabahatli oluyoruz bazı şeyleri. Ha bir de Cihangir mekânlarında masalar da pek dip dibe durumundadır. Yani konuştuklarınız anında kayıt altına alınır ki, siz bile ne olduğunu şaşırırsınız. Burası Almanya değil, dikkat etmek gerek. Yani ben sizin iyiliğiniz için bilgi vereyim dedim.
Çat kapı Sezen
GEÇEN salı, Sezen Aksu’nun ortak olduğu Nişantaşı Frankie’ye Barbaros’u dinlemeye gittim. Barbaros her salı gecesi Frankie’de... O kadar güzel şarkılar söyleyip sizi eğlendiriyor ki, çok keyif alıyorsunuz. Uğranacak yerler listesine eklenecek, şimdiden söyleyeyim. Bu arada Sezen Aksu’nun ortak olduğu mekân çok güzel olmuş. Beni tek rahatsız eden ise sahne oldu; çok küçük, piyano çok büyük, orkestrayla sanatçı dip dibe. Daha küçük bir piyano olsa keşke. “Sezen Aksu o büyük piyanoyu koyarken ne düşündü acaba?” diyeceğim ama Sezen Hanım orkestrayla yakın temas halinde olmayı sevdiği için de özellikle tercih etmiş olabilir tabii. O yüzden yapmış da olabilir. Tabii şaka bir yana, eğer şanslıysanız Sezen Aksu’yla karşılaşabilirsiniz Frankie’de. Geçen İzzet Çapa da bahsetti bu konudan. Sezen, ortak olduğu mekâna çat kapı gidiyor ve mikrofonu eline alıp şarkılar söylüyor. Geçen akşam da Nilüfer ve Şebnem Ferah’la sahnedeydi mesela. Eğlenmeye gidenler için hoş bir şey olabilir, ama çalışanlar sürekli hazır olda, “Her an Sezen Hanım” gelebilir diye. Böyle bir durum var yani. Neyse, o geceyi kaçırdığım için çok mutsuz oldum. O yüzden ben de artık çat kapı Frankie’deyim.
Bombay’a hazır olun derim
RİTZ Carlton’ın altındaki Redroom’un, Bodrum Ortakent’deki, Tantra’nın, Miami’deki Spy Lounge’un tasarım ve konsept danışmanlığını yapan Nurdan Yüzbaşıoğlu, şimdi de Bombay’la dönüş yapıyor. Geçen akşam kendisiyle Oben Budak’ın W Okka’da düzenlediği ‘Falan Filan’ adlı kitabının tanıtım gecesinde karşılaştım. Sürprizi patlattı. Tüm konseptiyle ilgilendiği Bombay’ı bir dönem çok popüler olan 1.Levent Çalıkuşu Sokak’ta açıyor. Ben mekânın nasıl olacağını öğrenmeye çalışırken Nurdan, “Hindistan esintileri olacak mekânda. Biliyorsun bu sene Hindistan konsepti pek çok alanda trend olacağından tasarımı bu doğrultuda şekillendirdim. Chanel bile ‘Bombay’ adında bir makyaj line’ı çıkardı. O yüzden ‘Bu kış eğlencenin Chanel’i’ diyebiliriz Bombay için” diye başladı anlatmaya. Modayla iç içe bir mekâna hazır olun derim. Ve ben, bu işle uğraşan tüm arkadaşlarıma “Lütfen bizlerin de eğlenebileceği mekânlar yaratın” diye dert yanıyordum. Malum son yıllarda gecenin kralları 20’likler. O yüzden Nurdan’ın bu mekânını merakla bekliyorum.
Siz uyurken...
■ WHITE Mill, 01.00, tuvaletin önünde bir kız telefonla konuşuyor, "Şimdi yanıma gelmezsen bu mekânı kafana indireceğim" diyordu. İki dakika sonra merdivenlerden bir adam indi ve "Sakin olsana, herkes anlayacak" dedi. İkili, dışarıya çıkarıp biraz konuştuktan sonra hiçbir şey olmamış gibi, beş dakika arayla tekrar yukarıya çıktı.
■ ÇUKURCUMA'DAN Cihangir'e çıkan yokuşta bir kız yanındaki erkeği dövüyordu. Saate bakmadım ama ezan okunuyordu. Kız çocuğu, "Bıktım senden, çık artık hayatımdan. Hayatımı mahvediyorsun" diye tekmeliyordu. Bu arada bilen bilir, Asmalımescit'ten dönen insanlar bu yolu kullanır ve o yolda hep bu tarz, absürd şeyler yaşanır.