Peki Serdar'ı KİM İZLİYOR kim dinliyor?
İKİ gün önce Twitter'da "Kiminkonserinegitmem" hastag'i TT olmuştu. Ve tabii Serdar Ortaç ismi listenin en baş sıralarındaydı. Peki o gitmiyor, bu gitmiyor, şu gitmiyor da bu Serdar Ortaç konserlerine kim gidiyor? Bildiğim, gördüğüm kadarıyla Serdar Ortaç ne zaman en büyük konser salonlarında mesela Kuruçeşme Arena, Harbiye Açıkhava, Bostancı Gösteri Merkezi'nde konser verse tıklım tıklım oluyor. Acaba diyorum hani, tuşlara basarken dürüst olmamak daha kolay ya, bu da onlardan biri mi? Yani yaz babam yaz. Nasıl olsa kim görecek seni ya da senin konsere gittiğini kim hatırlayacak öyle değil mi? Bizim Türk insanının artık kesinlikle karar verdiğim bir durumu var. Yani kendince başkasını çok güzel kandırıyor, yalan söylüyor falan, ama en başta kendini de kandırıyor. Aynada kendine bakarken dürüst değil ki, size, bana, bize dürüst olsun. Serdar Ortaç'ın konserine gidenlerin çoğu "Gitmedim", şarkılarını ezbere bilenlerin çoğu "Bilmiyorum, hiç dinlemedim" diyor. İyi de neden? Bu sorunun yanıtını ben bulamadım, siz bulursanız bana haber verin. Ha ama bizim ülkemizde kimse dizi de izlemiyor, herkes belgesel izliyor. Ve hatta kimse magazin de izlemiyor. Hatta nefret ediyor. Pardon pardon ben bu gerçeği hep unutuyorum.
Kötü çocuk magazin
İŞTE aslında bizim en büyük konumuz ve bir türlü çözemediğimiz sorunumuz magazin. Şimdi de Başbakan'a şikâyetler başladı. Hadi bakalım hayırlısı olsun. Oktay Kaynarca mektup yazmış Başbakan'a. İstemiyormuş artık magazinle işi kalmamış onu söylemiş. Keşke mektupta bir giriş, gelişme ve sonuç yazsaydı. Mesela ünlü olurken ya da bir dizi, bir film, bir reklam filmi çektiği zaman gazeteciler olmadan adım bile atmadığından bahsetseydi önce. Tabii sanırım şu an Oktay Bey'in hiç ihtiyacı kalmadı magazine, ama bir düşünsenize hiç kimse görüntülerini çekmese, haberini yapmasa, işlerinden bahsedilmese o zaman da mı Başbakan'a mektup yazacak. O zaman da "Beni boykotluyorlar" diye mi şikâyet edecek acaba.
Müjde bisiklet kiralayabileceğiz
PARİS, Londra, Amsterdam gibi milyonların yaşadığı dünya metropollerinde bisiklet kiralama sistemi var biliyorsunuz. Bu sistemi kullanan birçok kişi "Keşke bizim de olsa" diye söylenir. Başta ben ve yazarlarımızdan Oben Budak. Sevgili Oben Londra'ya sık sık gidiyor ve bisiklet kiralıyor. Sonra da "Bizim memlekette yok" diye dert yanıyor haklı olarak. Geçen hafta Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir'le buluştuk ve uzun uzun sohbet ettik. Ben merak ettiğim tüm soruları sorarken bana müjdeyi verdi. Bundan böyle biz de bisiklet kiralayabileceğiz. Sultanahmet bölgesinde belediyeye ait 'kiralık kent bisikletleri' belirli noktalardan alınıp yine belirli noktalara bırakılabilecekmiş. Mustafa Demir'in söylediğine göre her şey tamam. Üstelik bisikletler yokuşlara da uygun hale getirilmiş. Ailem Fındıkzade'de oturduğu için ben Fatih bölgesiyle de yakından ilgileniyorum. Temiz, bakımlı ve güzel başkan da büyük titizlikle çalışıyor. Arada oralara da uğramanızı tavsiye ederim. Bu arada Oben, ilk bisiklet turlarını birlikte atalım.
Siz uyurken
■ CAHİDE, 02.00, tuvalette iki kız Hakan isimli bir çocuk hakkında konuşuyordu. Aman öyle bir konuşuyorlar ki, inanın çocuğa acıdım. Bütün kirli çamaşırları o an ortaya döküldü söyleyeyim.
■ PAPERMOON, 01.00, tuvalette bir kadın telefonla konuştuğu kişiye "İçeriye girdi, bir anda kendimi nasıl tuvalete attım bilemiyorum. Barda oturuyor şu anda buradan çıkarsam görecek beni. O yüzden çıkamıyorum. Yakalanmamam gerekiyor" diye dert yanıyordu.