Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        NE tuhaftır ki, Oktay Kaynarca bizden şikâyetçi ama yine bizlerin sayesinde sesini duyuruyor. Oysa ki, hiçbir konuda haber olmak istemiyormuş. “Madem öyle Başbakan’a mektup yazdığından bahsetmeyip sessiz sedasız bu konuyu halletseydin” diyorum ama yine hatalı oluyorum. Çarşamba günü “İki çapkın el ele vermiş” diye bir yazı yazmıştım. Yazının ardından beni arayıp şunları söyledi:

        “Beni yok sayın. Ne iyi, ne kötü yazmayın. Beni magazin sayfaları var etmedi. Kendi yeteneğimle geldim. Ayrıca magazin sistemi marka değerimi düşürüyor, beni aşağıya çekiyor. Karımın çıplak fotoğraflarının çekilmesini benim hayatımdan çalınmış hırsızlık olarak görüyorum. Dünyanın en özgür ülkelerinde bu mesele tartışılıyor. Yasa çıkarılıyor. Hemcinslerine zarar veriyor bu durum ve sen bu durumun karşısında duracakken savunuyorsun. Şimdi durduğunuz saflar sonra canınızı çok acıtacak. Yasa çıkınca altında ezileceksiniz.

        Bu meseleye bir kadın olarak bakmanı istiyorum. Senin de resimlerin çekilse ailen sana ne diyecek? Ya da sen bu işi yaparken ailen sana kızmıyor mu? Hemcinslerine yapılan bu şiddeti kabul mü edeceksin? Ben ünlüyüm diye benim namus saydığım şiddeti benim eşim dostum mu çekecek?” Ardından da, “Seni kadınlık gururun ve vicdanınla baş başa bırakıyorum. İnsanları mutsuz etmek üzerine bir iş yapıyorsunuz. Ha silah satmışsınız ha çıplak fotoğraf çekmişsiniz. Hiçbir farkı yok” diyerek olayı başka başka boyutlara taşıdı.

        Yazdıklarımın arkasındayım. Ben kendisine telefonda diyeceğimi dedim. Şu var ki, Oktay Kaynarca yıllardır bu camianın içinde. Keşke sevgilileriyle, arkadaşlarıyla da teknelerde bikinili yakalandığı zaman aynı tepkiyi verseydi. O zaman sırf ben değil, herkes arkasında dururdu. Bunu söylediğim zaman bana cevabı, “O zaman da savunuyordum sen fark etmemişsin” oldu.

        “Peki o zaman mektup yazsaydın” dediğimdeyse, “10 yıl önce bu kadar kuvvetli değildim” cevabını verdi. Bu arada bildiriyi geri çektiğini de söyledi. Çünkü bildiriye imza atanların geçmişini didik didik yapacakmışız falan filan... Yani diyeceğim odur ki; artık gerisini size bırakıyorum ve bu konuyu da ebediyen kapatıyorum.

        LUCCA'DA İLK DÜĞÜN

        Mekanların en meşhurlarındandır Bebek Lucca. Orada oturmak, yemek yemek, vakit geçirmek bazıları için pek önemlidir. Özellikle caddeye bakan masalarda oturmak için herkes Turgay’ı arar. Her zaman söylüyorum. Bir mekânın işletmecisi mekân kadar önemlidir. Turgay Yıldız, memleketin önemli insanlarının gittiği mekânda herkese eşit davranmayı ve herkesin gönlünü yapmayı pek güzel başarıyor. O yüzden de sevmeyeni yok adamın ki genelde mekân işletmecileri pek sevilmez.

        Neyse, şimdi durup dururken bunlardan neden bahsediyorum. Yarın Lucca’da düğün var. Selin Sönmez ve Mehmet Ali Tokgözlü evleniyor. Bu ilk kez yaşanıyor ve bence son olmayacak. Davetlerin vazgeçilmez yeri olan bu mekân, artık düğünler için sık sık kapanacak gibi. Çünkü biliyorsunuz biz Türk milleti yeniliklere pek açığızdır. Eğer önüne geçemezlerse, Lucca düğün mekânı olarak anılmaya başlar bundan sonra...

        PİYASA'DA OZAN'LI AÇILIŞ

        Cenk Eren yurda döndü. Döner dönmez de Sabih Totah ile ortak olduğu My Piyasa’nın kapılarını açtı. Dün akşam Ozan Doğulu’yla açılış yaptı. Açılışa özel Trigger Show bile yapıldı.

        Yani canlı kadın vücuduna sensör yerleştirip çalınacak. Canlı kadın üzerinde suşi ya da lahmacun yendiğini görmüştük ama bunu görmemiştik. Detayları pazartesi günü anlatacağım.

        Cenk sıkı bir program yapmış. 25 Eylül’- de Ali Sayar, 26 Eylül’de Armağan Çağlayan, 27 Eyül’de Ergun Yıldız, 4 Ekim’de Hakan Eren, 11 Ekim’de de Hakan Akkaya DJ kabininde olacaklarmış. Belli ki My Piyasa müdavimlerini sıkı bir eğlence bekliyor.

        SİZ UYURKEN...

        ASMALI MESCİT 01.00, Hande Ataizi, arkadaşları ve eşiyle birlikte dolaşırken sokak çalgıcılarına denk geldi. Çalgıcılar grup için adeta konser verdi.

        BRIDE 00.30, tuvaletin önünde bir kadın kız arkadaşını bekliyordu. Tuvalet tek kişilik, içeriden ben çıktım. Bana “Pardon içeride başka biri var mı?” diye sordu. “Yok” diye yanıt verince, “Çıkmış meğer. Ben de onu burada bekliyorum” dedi ve söylene söylene gitti.

        Diğer Yazılar