Sil baştan başlamak GEREK BAZEN
ŞEBNEM Ferah uzun süredir ortalarda yoktu. Hayranları isyandaydı ki, cumartesi akşamı Harbiye Açıkhava'da çıktı karşımıza. Harbiye tıklım tıklımdı. Şebnem dakikalarca ayakta alkışlandı. Hem muhteşem şarkıları için hem de son yıllarda ülkemizde yaşanan olaylara duyarsız kalmayıp çok sade, yalın, temiz bir konuşma yaptığı için. Şebnem "Bizi neyin ayırdığını değil, neyin birleştirdiğini konuşmamız gerek. Bazen insan kendi memleketinde bile çok uzakta hissedebiliyor kendini" diyerek çok anlamlı cümlelere imza attı. Ve "Biz birbirimizi anladık biliyorum ve anlıyoruz" diyerek de hayranlarına duyarlı olmak gerektiğini hatırlattı. Şebnem hakkında sayfalarca yazabilirim. Yıllar önce tanıdığım insan yıllar sonra yine aynı. Ve öyle ki, arkasında kocaman bir ordu oluşturmuştur. Samimiyetini ve yüreğinin tüm duygusunu bize yansıtıyor. Ve üç ay sonra çıkacak yeni şarkıları da sabırsızlıkla bekliyoruz.
Nublu ve Zelda Zonk bu sene yıkar geçer
İŞTE hep bana soruyorsunuz, "Nereye gidelim, nerede eğlenelim. Yeni bir yer açıldı mı?" diye. Levent Özçelik ve İlhan Erşahin birlikte Karaköy'e el attı. Gradiva Hotel'in altında Nublu'dan başlayan ağaç en üst kattaki restoran Zelda Zonk'a kadar uzanıyor. Yani Marilyn Monroe'nun basından kaçmak için kullandığı isim. Gradiva'nın 8'inci katında sizler de basından kaçacaksınız Zelda Zonk'ta. Hem muhteşem bir manzara hem de gözlerden uzak muhteşem bir yer. Cuma akşamı kapılarını açtı. Ben cumartesi gidebildim ve Wax Poetics'in konserini bile izledim. Kırmızı ışıklı Nublu bu sene gerçekten vazgeçilmez bir mekân olacak. Ve uzun süredir evinden çıkmayan eski eğlence severi de evinden çıkartacak. Cumartesi günü uzun süredir sokaklarda görmediğim herkesi o gece gördüm diyebilirim.
Pargalı ablukada
HARBİYE Açıkhava'da 'Büyük Ev Ablukada'yı ilk kez izledim. Bu grup çoğunlukla oyunculardan oluşuyor. Henüz yayınlanmış bir albümleri yok ama pek bir tanınıyorlar. Harbiye inliyordu. Özellikle Orçun yani Bartu Küçükçağlayan için. Grup üyelerinin takma isimleri var. Mesela Bartu'nun Canavar Banavar. Ama hayranları ona ne "Canavar Banavar" ne de "Bartu diye sesleniyor. Ona "Orçun" diye sesleniyorlar. Bartu da durumdan şikâyetçi değil, iki şarkı sonra Yalan Dünya'daki rolüne bürünüyor ve şarkıları Orçun olarak seslendiriyor. O kadar çok "Orçunnnnn" diye bağırdılar ki, o da ne yapsın artık. Bu arada grubun görünmeyen kahramanı Muhteşem Yüzyıl'ın Pargalısı Okan Yalabık. Grubun reji masasında. Sahne öncesi erkenden geldi. Grubun en temel isimlerinden.
Siz uyurken
■ MY PİYASA 01.00, bir adam sarışın bir kızın elinden tuttu "Merhaba nasılsın" dedi. Kız "Selam Hakan", adam "Yok" dedi. Kız "O zaman Burak" dedi, çocuk "Yok" dedi. Kız "Bülent Bülent" dedi. Çocuk "Aaa çok ayıp ama" dedi. Neyse ben kıkır kıkır gülerken çocuk kendini kıza hatırlatmaya çalışıyordu. Sonra da koyu bir sohbete daldılar.
■ TEKTEKÇİ 02.00, dört erkek kendi aralarında eğleniyorlar. Kendi kendi fotoğraflarını çekmeye çalışıyorlar. Tam yanlarında duran bir kadın da fotoğrafta arkaya geçerek onlarla birlikte poz verdi. Ama birbirlerini hiç tanımıyorlar bile.
■ CAHİDE 00.30, tuvalette üç kız aynanın önüne geçmiş sarılmışlar şarkı söylüyorlar. Arkalarında da ellerini yıkamak isteyen kadınlar bekliyor. Kadınlardan birisi "Yahu içerde yaptığınız taşkınlıklar yetmiyor bir de tuvalette rahat vermiyorsunuz" dedi. Ama kızlar duymadılar bile. Şarkılarını söylemeye devam ederek çıktılar.