Kulis analizi
ÜNLÜ isimlerin kulisleri aslında onlarla ilgili her türlü detayı ortaya serebilir. Ben de zaman zaman kulislerde bulunuyorum. Geçen gün Duman'ın Harbiye Açıkhava Konseri öncesinde bir detaya takıldım. Seçkin Piriler, yani Duman'ın solisti Kaan Tangöze'nin eşi geldi. Yarım saat sonra da Kaan geldi. Kaan herkesle öpüştüğü gibi eşini de öptü. Ama bilmeyenlerin onun eşi olduğunu anlayamayacağı kadar sıradan bir öpüşme. Sonra konsere hazırlanmak için içeriye gitti. Konser saatinde Seçkin Piriler protokolün en önüne değil arka sıraya yani seyircilerin arasına karışacak şekilde oturdu. Özel bir muamele, davranış istemedi. Ben genelde birçok ünlü ismin abilerinin, eşlerinin, kardeşlerinin işlerine karıştığına; kuliste boyunlarında yaka kartıyla koşuşturduklarına şahit olduğum için bu olay pek hoşuma gitti. Ve tabii kendi stillerini değiştirmeden oldukları gibi birbirlerini kabul etmeleri de bence süper bir görüntü. Yanımdaki arkadaşım "Seçkin'in parmağındaki tektaşı gördün mü? Ben çok şaşırdım. Kaan'ın tarzına bürünmemiş" dedi. Yani şunu demek istedi. Seçkin konsere kot pantolon, spor ayakkabı giyerek, saçları dağınık gelmedi ve öyle de dolaşmıyor. Kendi tarzını değiştirmiyor. Genelde biliyorsunuz kadınlar sevdikleri adamın kimliğine bürünmeyi sever. Bu da ilişkiyi yok eden bir durum. Bence sıradan gibi gözüken önemli bir detay Kaan ve Seçkin evliliği.
Bunu da gördük ya!
CUMA akşamı açılan My Piyasa'da kadın vücuduna sensör yerleştirilip müzik yapılacak diye bahsetmiştim. Buyurun işte! Canlı canlı kadının vücuduna bir sürü kablo bağlandı ve tuhaf tuhaf sesler çıktı. Neden yapıldığı bir türlü anlaşılamayan bu şov kusura bakmayın ama çok saçmaydı. Gereksiz bir şeydi. Zaten kısa sürdü ve bence amacına ulaşamadı. Onu dışında Cenk Eren ve Sabi Totah'ın sahibi olduğu ve yıllardır gece hayatının vazgeçilmez mekânı olan My Piyasa'da eğlence tavan yaptı. Ozan Doğulu DJ setindeydi ve Cenk Eren'i seven herkes oradaydı. Bu arada, geçen sene Sortie'nin içinde yer alan Pavyon, 3 Ekim'de Taksim Park'ta kapılarını açacak. Hayırlısı olsun. Ama böyle kablolu mablolu açılışlara gerek yok Cenk!
8 yıl sonra mutlu son
İZZET Çapa yıllardır sayısız mekân açtı. Açtığı mekânlarla da bu camiaya birçok başarılı isim kazandırdı. Şu an bile birçok mekânın patronu ya da çalışanı İzzet'in eski elemanıdır. Zordur İzzet'le çalışmak. Yani demirden bir sabra gerek var. Öyle kolay baş edilecek bir adam değil. Titizdir, kaprislidir, kolay kolay beğenmez. Onunla birlikte çalışanlar anılarını anlatsa birkaç seri kitap bile yazılabilir. İşte bu zorluklara katlanan kişilerin başında da Barış Demirtaş gelir. Ben bildim bileli Barış, İzzet'le çalışır. Ve herkes onu çok ama çok sever. Bir kez bile bir saygısızlığı, terbiyesizliği görülmemiştir. Seveni çok, sevmeyeniyse hiç yok. Laf aramızda İzzet'ten bile fazla sevilir. Aman İzzet duymasın, aman aramızda kalsın! Barış'ı sonunda geçtiğimiz pazar akşamı evlendirdik. 8 yıldır kimselere göstermediği bir aşkı vardı Barış'ın. En yakın arkadaşları bile düğün günü tanıştı diyebilirim. Dila da büyük sabırla gece gündüz demedi, bir de İzzet Çapa'yı çekip 8 yıl Barış'ı bekledi. Barış ne dediyse yaptı. Gerçekten büyük bravo! Büyük sınavlardan geçti. Ve 8 yıl sonra mutlu sona ulaşıldı. Geç oldu ama güzel oldu. Bir ömür boyu mutlu olsunlar inşallah...
Siz uyurken...
■ CAHİDE 01.00, Barış'ın düğününde tuvalette bir kadın telefonda konuşuyordu. Kadın, "Sen uyuyor musun? E hadi uyu, bekliyorum telefonda" diye biriyle konuşuyordu. Telefonda bir de ninni okusa tam olacaktı.
■ NUBLU 02.00'de bir çift öyle sıkı sarılmış sahnedeki grubu izliyordu ki, bir ara dayanamayıp "Biraz nefes alın yoksa boğulacaksınız" demek istedim.