Sonunda
Film galalarını ben yıllardır protesto ediyor ve gitmiyordum. Ama bu protestomdan Kenan İmirzalioğlu’nun “Uzun Hikaye” filmi için vazgeçeceğim. Çünkü sonunda kişiye özel bir davetiye sistemine geçmişler. Davetiyede “Kişiye özel devredilemez” ibaresi var ki, tamamdır. İnşallah bu sistemi birçok film galası ve özellikle ödül törenleri için yaparlar da, insanlar üst üste oturmak zorunda kalmaz.
'Belki hâla birlikteyizdir'
Tamer Karadağlı ile geçen gün "Doğruları Konuşalım"da uzun uzun konuştuk. Dünden bugüne her şeyi masayı yatırdık. Gayet keyifli ve gerçekten hoş bir sohbet gerçekleştirdik. Tamer Karadağlı bir dönem bu ülkede herkesin konuştuğu bir isimdi. Hatta öyle ki, Tamer Karadağlı ile yatıp kalkıyorduk. O kadar ilgi alanımızdaydı. Sonralarda biraz kendini unutturdu. Kendi dünyasında yaşamaya başladı. Kızı Zeyno ve ayrıldığı eşi Arzu Balkan ile sakin bir hayat sürdü. Sanki hâlâ eski eşiyle birlikte gibi ama bir de değil gibi. O da zaten bu soruyu çok havada bıraktı ve "Belki hâlâ birlikteyizdir" dedi. Bana göre bu ikili hâlâ birlikte. Ya da zaten hiç ayrılmadılar. Tuhaf ve huzurlu bir ilişkileri var. Birbirlerinden kopamıyorlar. Her türlü zorluğa rağmen. Günümüzde böyle kadın ve erkek bulmak zor. Bulunca da bırakmamak, sonuna kadar gitmek gerek. Ve sanırım bu ikili de bunu yapıyor.
KEŞKE HAKLI çıkmasaydım
Kendimi falcı bacı gibi hissediyorum. Çünkü birçok kişinin evliliği, ilişkisi hakkında ne yorum yapsam çıkıyor. İpek Tuzcuoğlu, Enver Selim Kurtoğlu ile evlenirken "Aman dikkat İpek pek hayırlı şeyler duymuyorum. Bu ilişkinin sonu iyi olmayabilir" diye bir yazı yazmış ve evliliğin çok kısa süreceğini söylemiştim. Keşke haklı çıkmasaydım. Bakınız yedi aylık evlilik tek celsede bitmiş. Üzüldüm, çünkü İpek gerçekten inanmış ve bir ömür mutlu olmak için imza atmıştı. Hatta bir keresinde telefonda konuşmuş ve "Ben dışardan söylenen hiçbir şeye inanmıyorum. Ben birlikte olduğum kişiye inanıyorum" demişti. Asıl sorun bu değil mi? İnanıyoruz. Ya da inandırılıyoruz. Ama eninde sonunda gerçekler çıkıyor ortaya. Neyse önemli olan fark edebilmek ve önlem alabilmek. İpek de bunu gerçekleştirmiş. Hayırlısı olsun ne diyelim.
SON ZAMANLARDA
■ Herkes Orhan Baba'nın albümünü konuşuyor. Özellikle bazı yorumlar var ki, inanılmaz güzel. Defalarca dinlemek istiyorsunuz.
■ Birçok kişi, "Bodrum-Çeşme sezonunu yeniden açsak mı acaba" diyor. Malum sıcaklar bir hayli fazla ama yağmurlar geliyor. Son günler tadını çıkarın.
■ Gece gündüz birçok kişinin yanında Tümer Metin'in eski eşi Cansu Candursun'u görür oldum. Enerjisine hayranım. Hiç beklemediğim yerlerde ve kişilerle çıkıyor ortaya.
SiZ UYURKEN
■ Asmalımescit Canım Ciğerim 03.00, bir grup kalabalık oturuyor. Konu malum, gece neler yaşandı, nasıl bitecek o tartışılıyor. Ama ekibin pes etmeye niyeti yok. Aztek'e gitmek için harekete geçtiler.
■ Atiye Sokak 00.30, Kav Butik tuvalette sıra bekliyorum. Yanımda da bir bey, o da sıra bekliyor. Tek kişilik tuvalet olduğu halde içeriden üç kız birden çıktı. O küçücük tuvalete nasıl sığdılar bilmiyorum ama ben parfüm kokusundan giremedim.
■ Rehab 04.00, içerisi tıklım tıklım ama bar kenarında duran bir çift bağıra çağıra kavga ediyor. İkisi sırayla dışarı çıktı. Sanırım sokakta devam ettiler kavgalarına.