Ah Taksim vah Taksim bize neler ettin
CİHANGİR’DE oturan İstanbullu bir vatandaş olarak yaşadığım sıkıntıyı düşünebiliyor musunuz? Oradan çıkıyorum, buradan giriyorum, oradan yürüyorum, buradan yürüyorum ama yine de olmuyor. Talimhane’de bulunan gazeteme ulaşmak için dere tepe yol alıyorum ama yine de ulaşmam çok ama çok zaman alıyor. İnşaat başladıktan iki gün sonra sanki planlı bir şehirde yaşıyor gibi topuklu ayakkabılarımı giymişim. Elime de Starbucks’tan kahvemi almışım. Öyle keyifli keyifli yürümekteyim. Ama yok kapı duvar. Karşıya geçemiyorum. Yani beş dakikada ulaşacağım yol için Gezi Parkı’nı geçmem, Divan Otel’in önünden yürümem gerek. Tabii yollar da savaş alanı gibi. Topuklu ayakkabı ile hak getire. Yani yedi ay sevgili büyükşehir belediyesi sayesinde kadınlığıma ara vermek zorundayım. Bu memlekette kadın olmak zaten zordu, artık imkânsız. Neyse onu da geçtim. Bu sevgili belediye çalışanları hiç mi akıl edemiyor acaba bu çalışmalar başlamadan önce halkını bilinçlendirecek bir broşür hazırlayıp evlere postalamayı. Hani insana insan gibi davranan memleketlerde böyle şeyler olur da genelde. Şöyle; “Sevgili halkım” diye başlayan güzel sözler sonrasında “Yol yapımı şu kadar sürecek. Şu yollar kapalı, bu yollar açık. Yani sizler şu kadar süre bazı zorluklar çekeceksiniz. Haberiniz olsun. Sinirlerinizi gevşetecek bir şeyler yapın” tarzında güzel cicili bicili süslü broşürler olabilirdi sanki. Çünkü gerçekten kimse nereden geçeceğinden, hangi dere tepeyi tırmanacağından habersiz. Ancak bir duvara toslayınca fark ediyor ne yapacağını. Ama tabii bu zorluklardan sonra bir buz pateni pistimiz olacakmış. Aman nasıl mutlu oldum, nasıl havalara uçtum anlatamam. Zaten biz çocukluğumuzdan beri hep buz pateni yaparız annemgiller, babamgillerle...
Ortaköy hareketlendi
ASMALIMESCİT, Tepebaşı, Galata derken Ortaköy’de de bir hareketlilik yaşanmaya başladı. Anjeliqua, Zuma, House Cafe derken birçok ünlü mekân Ortaköy’de açılıyor. Mesela Cihangir’in meşhur Smyrna’sı şube açtı. Sıraselviler’in Kiki’si de artık Ortaköy’de. Birçok müdavimi var Kiki’nin o gece de oradaydı hepsi. Geçen hafta Magazinne isimli yeni bir mekân açıldı. Bu senenin en uğrak yerlerinden biri olacak. Yani anlayacağınız bir dönemin en meşhur semtlerinden biri olan Ortaköy yine şaha kalkıyor. Sahil kesiminde bulunan Reina, Sortie’si de artık kış sezonunda kapılarını kapatmıyor. Cam fanusun içine giriyorlar. O yüzden eğlencenin yaz-kış ayrımı olmamış oluyor. Eğlenceye devam. İstanbul zaten uyumuyor ve eğlenceye doymuyorken her şey tam gaz devam ediyor.
130 kişilik masa
AYLARDIR kapalı kapıların ardında olan Mahalle’yi gördük sonunda. Perşembe akşamı Citys’in beşinci katında 130 kişilik upuzun bir masanın etrafında konuşlandık tüm dostlar. Uzun süredir görmediğim birçok arkadaşımla Mahalle’de sohbete daldık. Yani İzzet Çapa’nın yeni projesi Mahalle daha açılmadan amacına hizmet edeceğinin sinyallerini verdi. Kumkapı’dan gelen mini orkestra çaldı o gece bizler için. Bizler de inşaatı süren Mahalle’de keyifli zaman geçirdik. Birçok ünlü firma var. Yani bir giren bir daha çıkamayacak tarzdan. On gün içinde de açılıyor. Son yılların en gözde yerlerinden biri olmaya aday.
Ordan burdan şurdan
-Yılın en kötü reklamı olarak hiç düşünmeden Defacto’yu seçebiliriz. Milyon dolarlar almadan adım bile atmayan Paris Hilton’un “Para olsun da ne olursa olsun” mantığı ile her işi kabul etmesinin kötü bir örneği. Bu arada Arda Turan acilen saçını değiştirmeli. Erkeklere kötü örnek oluyor.
-Meryem Uzerli’nin GQ için verdiği pozlara bakmaya doyamadım. Ve şunu fark ettim ki, Hürrem Sultan rolü bittikten sonra bambaşka bir rolde de hepimizi büyüleyecek.
-Erkekler kadar kadınlar da bu defileyi bekliyor her sene. Victoria’s Secret melekleri podyumda arzı endam ettiler ve 2013 startını verdiler. Muhteşem görüntülerle yine kusursuz bir defile izlettirecekler bize yılbaşı gecesi.
-Eski futbolcu Lemi Çelik, eşini aldatıyor. Hakim sadece kızı ve kedisi Mırmır’a nafaka bağlanmasını istiyor. Yani aldatılan eş avucunu yalasın.
Siz uyurken
ASMALIMESCİT 02.00, bir çift yolda yürüyor. Sarmaş dolaş yürüyen ikili bir anda dengesini kaybetti, çünkü kızın ayağı takıldı ve düşme tehlikesi atlattı.
SUNSET 01.00, tuvalette bir kadın telefonla konuşuyor. Kadın kocasına yaptıkları doğum günü sürprizini anlatıyor. Ama bir farkla. Kadın “Evet o kadını da çağırdım. Benimle uğraşmak nasılmış görsünler” diyordu.