Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        NİHAYET Arda Turan ve Sinem Kobal evlilik adına ilk adımı attı. Biliyorsunuz devlet sorunu haline gelmişti bu olay. İkiliyi nikâh masasına oturtmadan rahat edemeyecektik. Şükür iyi ki nişanlandılar. Yoksa topluca intihar edecektik. Pazartesi akşamı da nişan töreni sonrasında Kumkapı'da eğlence varmış. Bakınız nişan sonrasında ilk fotoğraf bu. Yani fotoğraftaki sübliminal mesaja bakınız. Sübliminal mesaj, bilinçaltı mesaj demek. Aslında objenin içine gömülü olan bir işaret ya da mesajdır ama işte Sinem'in el tepkisi bana bu hissi verdi. Bilinçaltı işte. Anlayacağınız Meltem Cumbul ile başlayan "Kezban" tartışması bu fotoğraftan sonra yine açılır benden söylemesi. Zafer işareti gibi bir şey olabilir mesela bu hareket bundan böyle yeni gelinler arasında. Şaka bir yana vallahi kendi ailemden biri evleniyormuş gibi sevindim. O kadar dert etmişiz yani düşünün. Oh be dünya varmış dedim. Neyse şimdi bu evlilik olayını hallettik de inşallah yakın zamanda şu Arda'nın da saçını kestirmeyi başaracağız. Haydi hep birlikte evlilik adına ilk adımı attık, sıra saçlarda.

        Sevip sevmeyeceğime kim karar veriyor?

        Kral TV bundan böyle yayınlayacağı kliplerden para almama kararı aldı. Millet de bu kararı alkışlıyor. İyi de neden alkışlıyorsunuz anlamadım. Zaten bir müzik kanalının görevi klip yayınlamak değil midir? Tuhaf olan para almasıydı zaten. Diğer kanalların da böyle bir karar almasını bekliyor şimdi ahali. Ama siz daha çok beklersiniz. Mesela Power Türk enteresan bir şey yapıyormuş. Hem televizyon hem de radyo kanallarında kim ve kaç kişi olduğu belli olmayan insanlara mesela bir sanatçının yeni çıkan albümündeki şarkıyı dinletip "Bu şarkıyı biliyor musunuz? Duydunuz mu?" diye soruyormuş. Eğer "Evet" diyorlarsa yayınlıyorlar, "Bilmiyoruz" diyorlarsa da yayınlamıyorlarmış. Hayır tuhaf olan yeni şarkı bilinmez zaten. Çalacaksınız ki, bileceğiz, öğreneceğiz. Hem bu sorduğunuz, soruşturduğunuz kişiler kimlerden oluşuyor? Belki bu kişiler hiç dışarıya çıkmıyor, hiçbir müzik markete gitmiyor, hiç dergi, gazete okumuyorlar. Dünyadan bihaberdirler nereden biliyorsunuz. Hem bizim zevkimizi onlar neden belirliyor? Belki biz beğeneceğiz. Tıpkı RTÜK'ün reyting ölçümü yaptığı gibi. 2 bin evdeki televizyonlara takılı bir aletten tüm Türkiye'nin ne izlediğine karar veriyorlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu... Memlekette her şey orijinal. Normal olan hiçbir şey yok.

        19 yaşında bu neyin acelesi

        "ESRA Erol'da Evlen Benimle"yi izliyorum geçen akşam. Ben de orada talip bekleyenler gibi özgüven sahibi olmak istiyorum, hatta onlar gibi hayallere dalmak istiyorum. Çok gördüğüm, bildiğim, gözlemlediğim için mi benim hayallerim yok oldu bilemiyorum ama oradaki insanların hayallerine hayranım. Bravo. Adeta pembe panjurlu ev hayalleri var hepsinin. Öyle olsun, şöyle olsun, böyle olsun. Yok bu olmasın, bu benim hayalim değil tarzındalar. Hele geçen bir kızın babası "Bize iyi damat olur" diye kendi arayıp kızı vermek istemiş. Ya gerçekten muhteşem bir program. Tam bir Türkiye mozaiği. Tek anlamadığım ve işin içinden çıkamadığım konu 19 yaşındaki insanların oraya çıkıp talip aramaları. 21 yaşındaki bir erkeğin ya da bir kadının "Ah ben neler neler yaşadım" edasında konuşmaları. Daha durun yahu. Ne aceleniz var. Evlilik kaçmıyor ki. Tamam herkesin hayallere dalması güzel de. Kardeşim bu ne acele. Bir durun, sakin olun. 19 yaşındaki insanın evde kalma korkusu nedir onu anlamıyorum. Gerçekten anlamıyorum. Bazılarının sırf kendini göstermek, ünlü olmak için oraya çıktığını düşünüyorum. Bu arada Esra Erol'a hakkını vermek gerekiyor. Gerçekten yıllardır böyle riskli bir programın hakkını veriyor. Ben mesela bazılarını oturduğum yerden bile kovasım geliyor. Büyük sabır işi.

        Diğer Yazılar