Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        PANAMA Survivor'a gitmeye hazırlanan Ümit Karan'ın yeni açtığı Ataköy Marina'nın hemen girişinde bulunan Sansendo çok kısa sürede popüler olmuş. Maçka'da bulunan Frame ile gece hayatına adım atan Ümit bu işi çok sevmiş belli. Çünkü daha çok mekân açmak istiyormuş. Bazı yerlerle görüşmelerini sürdürüyormuş. Böyle giderse gece hayatının patronları arasında yer alacak belli oldu. Teknolojinin ilerlediği günümüzde iPad mönü de pek şık olmuş. Mekânın zengin bir mutfağı var ama zengin de bir ilişki trafiği var. Çünkü mekânda herkes birbirine kaş göz işaretleri yapıyor. Saatler gece yarısına yaklaştığında süslü püslü hanımlar gelmeye başlıyor. Tabii bunda Ümit Karan'ın patron olmasının da katkısı yok değil. Daha açılalı çok yeni olmasına rağmen oturacak yer yok. Siz düşünün artık.

        ‘Sana bayılıyorum’ diyor, sevgilimi taciz ediyor

        ÜMİT Karan’ın mekânından bahsetmişken. İşte o gittiğimiz akşam Sansendo’da kalabalık bir grup oturuyoruz. Benim de sevgilim yanımda. Bir ara tuvalete kalktı. Döndüğünde biraz şaşkındı. Çünkü tuvaletin önünde kendisini bekleyen esmer hanım direkt “Cep numaranı versene” demiş. Belli ki, o tuvalete giderken arkasından takip etmiş. Çünkü sonra baktık ki, kız hemen karşımızdaki masada oturuyor. Geçen hafta da Nişantaşı Sess’te tam yanımızda eğlenen kadın bana “Sana bayılıyorum” diyerek beni öptü, fotoğraf çektirdi. Daha sonra da erkek arkadaşımın poposunu ellemiş. Bir anda yerinden sıçrayıp yer değiştirince bir şeyler olduğunu anlamıştım ama olayı daha sonra anlattı. Onun tanıyıp merhabalaştığı bazı kadınlar da benim gözümün içine bakarak sevgilime öyle sarılıyor ki aman aman görmeniz lazım. Sanırım ben bu gece hayatında yaşananları yazıyorum diye hanımlar bana tepki vermeye başladı. Çünkü hep “Bir erkeğin yanında sevgilisi varsa, parmağında yüzük takılıysa her zaman daha çok ilgi çeker. Kadınlar sevgilisi olan erkekleri taciz ediyor. Bir erkek yalnız kalsın hemen kadın yanına gidip telefonunu verir” diye yazıyorum. O yüzden şimdi bana “Sen misin yazan. Başına gelsin de gör” diyorlar. Kirli çamaşırlarını ortaya döküyorum diye kızıyorlar bana. Varsın yapsınlar, beni çok eğlendiriyorlar. Ama bu daha bir şey değil. Daha burada yazamadıklarım var. Onlar da temmuzda kitap olarak çıkacak. Çok eğleneceğiz. Bu arada sevgilimin kısmetini açıyor muyum, kapatıyor muyum bilemiyorum tabii. Durum karışık anlayacağınız. O yüzden gecelerde yalnız gezmeye karar verdim.

        Söylemeden olmazdı

        ■ "Biz eskiden okula traktörle gidiyorduk. Babam ineklerimizi sattı kendi elleriyle bize okul yaptırdı" diyen Şamil Şener'in oğlu ve "Yıllardır evden çıkamıyordum. Beni sokağa çıkardı. Kendi ailesinde engelli biri yok ama bizi anlıyor" diyen Hülya Bostanoğlu gibi insanlara yardım elini uzatan Vakıfbank reklamları bence yılın reklamlarıdır. Ve herkese de örnek olmalıdırlar. Hülya Bostanoğlu ve Şamil Şener'in önünde saygıyla eğiliyorum.

        ■ Her adımı hesaplı, planlı atan Gülben Ergen'in röportaj fotoğraflarındaki çalışma odası ve kitaplığı dikkatimi çekti. Yaptığı açıklamalar filan bana "Acaba Gülben Ergen gizli gizli Nobel'e mi hazırlanıyor?" dedirtti ne yalan söyleyeyim.

        ■ Hülya Avşar'ın yaptığı her işi beğeniyorum ama son Odeobank reklamlarını beğenmedim. Sanki zorlama, kendi gibi değil. Olmamış, keşke daha farklı bir senaryosu olsaydı.

        ■ Magazini gizli gizli takip edip "Magazinden nefret ederim" diyenlere inat ben yıllardır bu işi yaptığım için gurur duyuyorum. Pazar günü Perihan Mağden'in yaptığı röportajda "Magazini severim ve takip ederim" diyerek sanatçılar hakkında yaptığı açıklamalara bayıldım. Bir kez daha kadına hayran kaldım.

        Siz uyurken

        ■ İZMİR HILTON 05.30, asansörde iki erkek tartışıyor. Erkeklerin biri “Senin yüzünden kız yanımdan gitti niye kötü davrandın” diyor. Diğeri “Kız zaten zorla duruyordu. Hem o kız yakışmıyor sana, görüşme bir daha” diye tepki veriyor. 17’nci katta tartışma hâlâ devam ediyordu.

        ■ İZMİR EN VELO 01.00, yan locada bir kadın fotoğraf çektiriyor. O da rahat rahat fotoğraf çektirsin diye yanındaki erkek öyle bir hareket etti ki, beni düşürüyordu. Daha sonra da masadaki bardaklar düştü zaten.

        Diğer Yazılar