Bengü'den Türkan itirafı
Her yerde Türkan çalıyor, herkes Türkan'ı konuşuyor. Geçen gün Nişantaşı'nda karşılaştık Demet Akalın ile. Keyfi yerinde. Üç sene sandıkta bekleyen kimsenin beğenmediği şarkıyı 7'den 70'e herkese sevdirmeyi başardı. Demet, "Geçen Bengü ile karşılaştım. Babası ‘Türkan'a bayılıyorum, çok güzel şarkı' dediğinde Bengü, ‘E baba benim şarkım' demiş. Babası da ‘Tamam tamam senin şarkı da güzel ama Türkan başka' demiş" sözleriyle herkesin şarkıyı sahiplendiğini anlatıyor. Bir dönem kavgalı olan Bengü ve Demet Akalın'ın bu muhabbeti benim çok hoşuma gitti. Keşke bütün sanatçılarımız birbirini böyle alkışlasa inanın daha çok başarılı olacaklar. Türkan Şoray'a neden teklif götürmediğini sorduğumda ise, "Türkan Hanım'ı böyle bir şey için rahatsız etmek istemedim. Ama onun kitabı çıkmış şarkının hemen akabinde. O da eline kırmızı bir ruj almış kitabını öperek imzalıyor. Şarkı da böyle bir şeyi ortaya çıkarttı. Bu da hoşuma gidiyor" dedi. Yani Türkan şarkısı birçok yerden herkese iyi gelmişe benziyor.
Kahrolduğum için yazamadım
Çarşamba günü "04.45 bir kadını evire çevire dövüyorlar" diye bir yazı yazdım. Bu yazı sonrasında yemediğim söz, küfür, hakaret kalmadı. Neden efendim o kadını korumamış, polisi aramamışım. Her zamanki gibi oturup izlemişim. Zaten, işim dedikodu yapmakmış, başka da bir işe yaramıyormuşum. Biliyor musunuz? Bu yazıyı yazıp yazmamak konusunda çok düşündüm. Devamını getirmeyi de çok istedim ama kahrolduğum için yazamadım. Gazetedeki, arkadaşlarımızla da tartıştık. Çünkü ben tam polisi aramaya çalışırken dayak yiyen kadın adamın elini tutmaya çalışıyordu. Ve sonucunda da adamın elini tutarak gitti. Elini tuttuğu adam hâlâ o kadına vuruyorken üstelik. Maalesef ben geceleri bu görüntülerle çok ama çok karşılaşıyorum. Bence bir tokat değil ağır bir söz, hakaret, küfür yiyen kadın o an terk etmeli o adamı. Ama yapamıyor bazı kadınlar işte. Benim de en büyük isyanım buna. Her şey kadında bitiyor, kadın isterse her şey yapar. Oysa ki, bırakın şiddeti kimseye zarar veremeyecek bir güçte kadına el kaldıran erkeğin durumunu yansıtmak istedim. Ama maalesef kedileri, köpekleri bile tekmeleyen insanların dünyasında yaşıyoruz. Daha ne diyeyim. Daha ne söyleyeyim. Bilemedim ki.
Jamie Türkiye'de
Gece yarısı en büyük zevkim yemek programları izlemek. Yabancı kanallardaki tüm yemek programlarına bayılıyorum. Çünkü bizde ki, gibi kurulmuş tezgâh, gramlara ayrılmış malzeme tabakları yok. Doğal evlerinin mutfaklarında gibi bize güzel yemekler yapıyorlar. En çok da Jamie Oliver'ın yemek programlarına bayılıyorum. Artık birçok markette soslarına da denk geliyorum. Ve şimdi de Türkiye'de ilk restoranını açacağını duydum. Jamie's Italian şu merakla beklenen ve çok lüks dükkânların, mağazaların açılacağı Zorlu Center da olacakmış. Kaya Demirer'in kurucu ve CEO'su olduğu İtalyan Lezzetler ortaklığı ile ülkemize gelecek olan dükkân için şimdiden rezervasyon yaptırmak gerek. Çünkü bizim sosyetikler kuyruk oluşturur. Benden söylemesi. İnşallah Jamie de sık sık gelir ve bize özel şovlar yapar inşallah diye söylenirken iç sesim, "Kesin gelir" diyor. Hiç de fena olmaz hani. Belki televizyonda program yapan bizim şeflere de biraz doğallık aşılar.
SON DAKİKA
- Gazetecilere lama gibi tüküren Kayıp Şehir oyuncusu Nik Xhelilaj önceki akşam Cihangir'de gazetecilere gülerek poz vermiş. Demek büyükleri kendisiyle özel bir konuşma yaptı.
- Grammy'ye yasak gelmiş. Ünlü isimlere "Göğüsler ve kalçalar kapansın lütfen" diye giden bültene birçok kişi sinirlenmiş. Şimdi daha bir merak ettim kıyafetleri. Acaba Lady Gaga, Madonna, Rihanna gibi asi sanatçılar daha da açılıp gitmesin.
SİZ UYURKEN
- MAGAZINNE 03.00 tuvalette iki kadın makyajını tazeliyor. Kadının biri tezgâha oturmuş ayakkabısını çıkarmış eliyle yorulan ayağını ovuşturuyor. Ve beklenen oldu ayakkabılarını çıkardı. Eline alıp öyle gitti. Off sevmiyorum bu durumu.
- ULUS 29, 00.30 telefonda sevgilisiyle kavga eden kadın, "Tamam söz veriyorum bir daha senden habersiz çıkmayacağım dışarıya. Ama çıktım işte. Huzur ver azıcık eğleneyim" diye rica ediyordu.