Şimdi moda at şampuanı
Güzellik uğruna her şey mübah. Hele kadınlara "Bu iyi geliyor" dediğiniz zaman tamam. O ürün muhakkak bulunacak ve uygulanacak. Yıllardır Sarah Jessica Parker ve Demi Moore'un saçlarının güzel olmasının nedeninin at şampuanı olduğunu okuruz, biliriz. Ben şahsen hiç uygulamadım ama bizim memleketimizde uygulayan kadın dolu maşallah. Hatta sağlık ve estetik danışmanı Şah Yağcı da at şampuanının çok iyi olduğunu sık sık dile getiriyor. Ama memlekette bulunmuyor işte bu at şampuanı. Ancak Amerika'da bulunuyor. Geçen gün yine konusu açıldı. Amerika'dan kim gelirse sipariş ediliyor. Kalabalık bir masada oturuyorum "Ben getirttim", "Hemen dur mesaj atayım sana da söyleyeyim" cümleleri havada uçuştu. Artık buluşmalarda konuşulan reytingi yüksek konulardan biri at şampuanı şu aralar.
Restoran haftası
Bu kez 'Kayra 5. Restoran Haftası' için ben de bir kadeh ve şarap şişesi tasarladım. Daha doğrusu bana bu konuda Serkan Koca yardım etti ve ortaya böyle bir tasarım çıktı. Birçok kişi restoran haftası için tasarım yaptı. İstanbul, İzmir olarak ayrılmış. Benim tasarımım da İzmir Tuval'de sergileniyormuş. Herkes bayılmış. Gidip yerinde göremedim ama umarım amacına ulaşmıştır.
Karaköy'ün Lucca'sı
Son günlerde Karaköy sokaklarında tanıdık yüzler ve özellikle de mekân açmak isteyen patronlar, işletmeciler sokak sokak dolaşıp yer arıyor. Fiyatlar uçmuş durumda. Örnek vermem gerekirse Bej'in yanında bir bakkal vardı. Kirada olan bakkal sahibi çok yüksek hava parasına dükkânı devretmiş. Şimdi oraya meyhane açılıyor mesela. Bu durum "Keşke Karaköy'de küçücük bir taşım olsaydı" geyiklerini de beraberinde getiriyor. Ama güzel bir gerçek daha var ki, eskiden taksiciye "Karaköy" dediğim zaman yüzüme tuhaf tuhaf bakardı. Artık öyle bir şey yok. O yüzden ayrıca çok mutluyum. Yeni lokasyonların oluşması iyi bir şey. Bu arada eski milletvekili Rasim Zaimoğlu'nun oğlu Abdullah Zaimoğlu'nun da ortakları arasında olduğu The Haze Otel'in girişinde bulunan Forneria'dan geçen gün bahsetmiştim. Arda Türkmen'in sahibi olduğu mekân ne zaman gitsem tıklım tıklım. İlk günden müdavimlerini yarattı diyebilirim. Herkes bu mekân için "Karaköy'ün Lucca'sı" diyor ki bence de doğru bir tespit. Bu arada açılışta Rasim Bey ve ailesiyle de uzun uzun sohbet ettim. Rasim Bey, "Bir kere inşaata gelmiştim bir de şimdi geliyorum. Oğlum çok güzel bir iş yapmış" diyerek gururlandığını söylemeden geçemedi. Ben de odaları gezdim. Özellikle de Galata"ya bakan bölgesi daha romantik. Haberiniz olsun.
Hafta sonu otelcileri
Hani bir gecede 3-4 mekân gezip eğlenceye doymayan sabaha kadar eğlenmek isteyen birçok kişiden zaman zaman bahsediyorum. İşte o grup eğlendikleri bölgelerin otellerinde konaklıyor cuma ve cumartesi geceleri. Genelde evi Asmalımescit, Galata, Karaköy, Beyoğlu bölgesine uzak olan kişiler Talimhane, Karaköy, Galata bölgesindeki otellerde kalmayı tercih ediyor. Ama ben şunu biliyorum ki, evi yakın olan kişiler bile zaman zaman otelde kalıyor. Otel ruhunu ve ambiyansını yaşamak isteyen birçok kişi hafta sonunu şehirde tatil yaparak geçirmeyi tercih ediyor. Bu kişilerin sayısı hiç de az değil. Otel hayatından vazgeçemeyen insanlar çok fazla.
Siz uyurken
- KARAKÖY 01.00 ışıklardan karşıya iki kadın geçiyor. Bir kadın olarak tabii ki ayakkabıları dikkatimi çekiyor. İkisinin de ayakkabıları kırmızı tabanlı ve çok güzeller. Nedendir bilinmez böyle bir semtte bu kadar şık ve güzel kadınları görmek beni iyi hissettirdi o saatte bile.
- UNTER 00.30 kapının önünde iki kadın üç erkek oturuyorlar. Kahve falı bakıyor bir kız. Diğeri "Hadi ya demin kahvede yol çıkmamış mıydı? Gidelim artık yolumuza" diye dır dırlanıyordu.